Hillary'nin cehaleti ve Amerikan küstahlığı

ABD ne yapmak istiyor? Irak Savaşı'nda Amerika'ya destek vermemiş olmanın cezası bize tahminimizden pahalıya patlayacak gibi görünüyor.

Haberin Devamı

Tezkere öncesinde bu ihtimalleri etraflı şekilde defalarca yazmıştık ama baskının böylesine kısa sürede bu kadar şiddetle ortaya çıkacağını doğrusu hiç kimse tahmin etmemişti.

Kuzey Irak'taki yeni yapılanmanın Türkiye'yi çok yakından ilgilendireceği, kurulacak bağımsız bir Kürt devletine izin verilemeyeceği, Irak'ta uygulanacak politikayı bizim de yakından izlememiz ve bu nedenle Türk askerinin de orada bulunması gerektiği bilinen gerçeklerdi.

Israrla 'Aman hiç değilse, biz aktif şekilde savaşa katılmasak bile Türkiye'den Irak'a geçişlerine izin verilsin, birçok Ortadoğu ülkesi bunu yapıyor biz de karşılarına çıkmayalım diye ısrarla uyarmalarımızın nedeni de buydu aslında. Ve tabiî ekonomik ilişkiler açısından da doğru kararın bu olduğu ortadaydı.

Bununla birlikte herşeye, karşımıza dikilebilecek bütün bu ciddi sorunlara rağmen demokratik bir ülkenin Meclisi'nden çıkan karara saygı göstermek gerekiyordu. Hem ülke içinde farklı düşüncede olanların, hem de demokrasiye saygılı tüm yabancı devletlerin karan anlayışla karşılaması bu saygının gereğiydi.

Ama sözüm ona dünyada (öncelikle Ortadoğu'da) barışı ve demokrasiyi sağlamaya soyunan ABD bu saygıyı göstermedi.

Kuzey Irak'taki Kürt grupların faaliyetinin Türkiye'yi ne kadar yakından ilgilendirdiğini, Türkiye'nin huzurunun bozulmasının bütün Ortadoğu'yu fokur fokur kaynayan bir kazana çevireceğini bilmesine rağmen o Kürt grupların sözüne Irak Savaşı'na kadar her zaman müttefiki olmuş koca bir ülkenin sözünden daha çok değer verdi. Ve işte sonuç ortada.

ABD´nin niyeti ne?
Amerika Türkiye'nin Kuzey Irak'a askeri güç göndermesine karşı çıkmakla kalmıyor, büyük bir küstahlıkla Türk Özel Timi'ne ait bir büroya baskın yapıyor ve askerlerimizi esir alıyor. Öte yanda haber alıyoruz ki Ermeni Soykırım Tasarısı Amerikan Senatosu'nün, aralarında Hillary Clinton'un da bulunduğu üçte birine yakın senatörü tarafından imzalanmış.

ABD ne yapmak istiyor?
İstediği gelecekte Kürtlerin ve Ermenilerin Türkiye'deki haklan diye karşımıza çıkıp Türkiye'yi Irak'ın durumuna düşürmek mi?

Yoksa Irak'ta kitle imha silahlarının ortaya çıkanlamaması sonucu kendi halkıyla başı derde giren Bush bunu savuşturmak için bu kez Türkiye'yi mi kullanmak istiyor?

Amerika'nın hatırlaması gereken iki nokta var;
Birincisi Amerika Başkanı'nın kendi kongresine ve hatta kendi partisine dahi baskı yaparak karar, kanun cıkarttıramadığı... Buna nasıl demokrasinin gereği olarak saygı duyup sineye çekiyorsa Türkiye Meclisi'nin kararına da saygılı olmayı bilmesi, intikam duygusundan vazgeçmesi.

Soykırım nedir?
Diğeri ise her ne kadar biz Ermeni Soykırımı iddialarına karşı zamanında önlem alamamış, Kıbrıs meselesinde olduğu gibi geç kalmış isek de (bunun uyansını da seneler önce ve defalarca yaptik) Hillary Hanım ve arkadaşlarının önce kendi tarihçilerini bir kez dinlemesi ve arşivlere hiç değilse şöyle bir göz atması. ABD'nin uluslararası şöhrete sahip tarihçileri yıllardır "soykırım" ın söz konusu olmadığını, ölen Ermeni ve Türklerin bir iç savaşta karşılıklı olarak kaybedildiğini anlatıyorlar.

Amerikan senatörleri Ermeni soykırımını kabul ediyorlarsa kendi iç savaşlarında birbirlerine soykırım uyguladıklarını, aile boyu katliamlar yaptıklarını, Kızılderililere de durup dururken soykırım uyguladıklarını resmen kabul etsinler.

Kendisinden önce dünyanın her köşesinden tarihçilerin de açıkladığı gibi Amerikalı ünlü tarihçi Justin Mc Carthy "Soykırım tek taraflı katliamdır. Burada karşılıklı bir savaş olduğu belgelerle de sabit. Türklerin Ermenilere soykırımı söz konusu değildir ve bu kabul edilemez" demişti.

Dışişleri Bakanlığı bugüne kadar yapmadıysa hemen bugün arşivdeki ciltli bilgi ve belgeleri Amerikan senatörlerine göndermeli. Bakanlık bu konuda büyükelçilerin gösterdiği çabayı bile göstermedi. Neyi bekliyorlar ki?

Bu arada... Gelecek hafta ABD Senatosu'na gelmesi beklenen şu Ermeni Tasansı'nın metnini biliyor muyuz? Merak ettim de...

Ceza Kanunu Tasarısı derhal değişlmeli (2)

Dünkü yazıda "N.Ç. olayı sanıkları ve tecavüzcü öğretmenlere verilecek ceza"dan devam ediyoruz. Adalet Komisyonu üyelerine ve Adalet Bakanı'na soruyoruz, onların da çocukları vardır herhalde;

"Bu adalet midir? Adalet denebilir mi böylesi bir çarpıklığa, haksızlığa?"

Cevaplasınlar, çünkü bu vazifeleri. 70 milyon kişiye karşı sorumlulukları var.Medeni Kanun konusunda sonuna kadar vereceğimiz mücadeleyi TCK için de yapacağız.

13 yaşındaki N.Ç. ve babası S.Ç.c üzülmesinler. Dışlanmaları, yalnız bırakılmaları sadece bu ülkede henüz adalet anlayışının gelişmemiş olmasındandır.

Türkiye yerine bir Batı ülkesinde olsalardı şimdiye kadar adalet çoktan yerini bulmuş, toplum sadece suçluları dışlamış, mağduru ve ailesini ise koruma altına alıp terapi seanslarına başlamış olurdu.

Medeni bîr ülkede olsalardı...

Medya bu olayların peşini asla bırakmamalı ve TCK Tasansı da tacizi, tecavüzü ve yapardan koruyacak değil, ağır ceza getirecek şekilde değiştirilmeli!

DİĞER YENİ YAZILAR