Hiç insafınız yok mu?

Haberin Devamı

Cumartesi günü VATAN’ın 3’üncü sayfasında “Korkunun fotoğrafı” başlığıyla verilmişti haber. Devletin kız yurdunda büyüyen ve 2 ay önce annesine teslim edilen 16 yaşındaki kız aldatılarak iki kişiye pazarlanmış ve sonra da tecavüzcüleriyle aynı araçta adliyeye getirilirken suçluları görünce şoka girerek psikoloğa sarılmıştı. Görüntüsüne bakınca onu küçücük bir çocuk zannetmek işten bile değildi. Öylesine çaresiz, öylesine sahipsiz...

Defalarca yazdık, bu mağdur çocukları (ve kadınları) tecavüzcülerle aynı araca bindiremezsiniz, bu dehşettir, vahşettir diye... Dinleyen yok, ortada Kadın Bakanlığı yok, kadın örgütleri yok vahşet sürüyor.

Aynı gün Hürriyet’in 3’üncü sayfa haberiydi, parkta ağlarken bulunan

16 yaşındaki kız annesinin kendisini erkeklere pazarladığını, dövüldüğünü, annesinin “ceza olsun, canı yansın diye”

onu iki kişiyle birden ilişkiye zorladığını anlatmış. Anne TUTUKSUZ yargılanmak üzere serbest bırakıldığı gibi mağdur
çocuğu (18 yaşına kadar hukuken ÇOCUK) anneye teslim etmişler.

Kadın Bakanı nerede?

Suçlu, hem de ağır suçlu anne neden ve hangi hak ve hukuka göre serbest bırakılıyor, neden derhal cezaevine gönderilmiyor (hele de insanların telefon konuşması veya bir şüpheliyle aynı masada bulunma nedeniyle bile aylar, yıllar boyu cezaevine tıkıldığı bir ülkede) açıklaması yok... Ve bütün bu olaylarda yine Kadın Bakanlığı’nın ve kadın örgütlerinin sesi neden çıkmıyor? Ama ben suçluları aynı araca bindirenlere de, en insanlık dışı, en iğrenç şekilde suçlu olan anneyi serbest bırakan ve mağdur çocuğu devlet korumasına almak yerine yine o

anneye teslim edenlere de soruyorum; Açıklayın, bunları yapma hakkını kimden, nereden alıyorsunuz?

Böyle çağdışı olayların yaşandığı bir ülkeye medeni denebilir mi?

Çorum’da 12 yaşındaki kızı erkeklere pazarlayan sanık 239 yıl hapis istemiyle yargılanıyormuş. Umarız bu ceza verilir.

Ve ondan sonra diğer tecavüzcülere ve çocuğunu pazarlayan hasta anne babalara da aynı ceza verilir. Hem de hiçbir şekilde affa uğramamak üzere...

Böylece o zavallı çocukların dünyasını kendi pis beyinleri ve eylemleriyle karartmanın ne demek olduğunu anlarlar. Zira başka türlü anlamalarına imkân yok!

Hak ettikleri cezaları almayanların suç işlemeye nasıl devam ettiklerini kendi ağızlarından dinleyen (okuyan) hakimlerin iyi düşünmesini, ve adil karar vermesini bekliyoruz!

*****

Her Açıdan’ı bekleyenlere...

Tatilimin bittiği gün gelen maillerde ve internette yazıma gelen yorumlarda öyle bir sevgi, özlem ve takdir okunuyordu ki bir daha hiç tatil yapmasam yeridir. Maillerinde; “Sesimiz, nefesimiz, yüreğimiz, umudumuz, hasretimiz, siz bizim her şeyimizsiniz” diyenler mi, “Merak ve hasret ağır basınca gazetemize telefon ederek sizi sordum, tatilde olduğunuzu bildirdiler, içim rahat etti. Zira tatiliniz uzayınca aklıma çok sevimsiz bir düşünce takılmaya başlamıştı. Hoş sürprizle bu sabah karşılaştık çok şükür” diyenler mi, “Sizi bilmem ama benim gibi tiryaki okuyucularınız ve izleyicileriniz için bu iki hafta geçmek bilmedi. Bir de Tv programına başlasanız çok iyi olacak”

diyenler mi... (İnternet’teki yorumların çoğu da bundan farksızdı.) Bir yazarı mutluluktan uçuracak ne ararsanız vardı satırlarda.

Ben sadece görevini doğru şekilde yapmaya çalışan bir gazeteciyim, bu takdirlerinizi hak ettiysem gerçekten ne mutlu bana... Hepinize ilginiz, sevginiz için sonsuz teşekkürler...

Ve müjde!.. Geçen sezonun son Her Açıdan’ını yaptığımız 28 Haziran’dan bugüne kadar ve bugünlerde yoğun olarak TV programımı soran çok sayıda izleyicim oldu. Merak etmesinler birkaç gün sonra buluşacağız, inşallah 6 Eylül’de başlıyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR