Hükümet ve Meclis istediği taşanları alelacele tamamlayıp kanunlaştırırken tecavüz ve namus cinayetlerini önleyecek Ceza Kanunu Tasarısı'nı hâlâ Komisyon'da bekletiyor.
Geçen Pazar günü, Bolu İzzet Baysal Kız Yetiştirme Yurdu'nda kalan iki ilköğretim okulu öğrencisine 34 yaşında iki işçi tarafından tecavüz edildiğini duyduk.
Kızlar "Zorla kaçırılıp tecavüz edildiğini" söylerken, adamlar "kendi istekleriyle geldiler" diyor. Bu "kendi istekleriyle" sözü size bir şeyler hatırlatmıyor mu? Hatırlayamadıysanız ben hatırlatayım; bana açılan dava nedenlerinden biriydi.
"Çocuk tecavüzlerinde çocuğun rızası varsa tecavüzcülerin cezasında indirim yapılmalı" şeklinde bir maddeyi Tasarı'ya koyanlara kızmış ve bunun sağlıklı kafalardan çıkamayacağını söylemiştim.
İşte kastettiğim buydu, bir kere "çocuk rızası" işin içine girdi mi sonunun gelmeyeceği, her fırsatta kullanılacağı belliydi.
Aynen "tahrik vardı" sözünün namus cinayetlerinde indirim nedeni sayılması gibi.
Her zaman bir tahrik nedeni bulunabilirdi, zira zaten (adı üstünde) cinayete kurban giden kadın böyle bir tahrikin olmadığını anlatamayacak, cevap hakkını kullanamayacaktı.
Kan davalarına getirdikleri "kayıtsız şartsız" cezalar bu cinayetleri asgariye indirmişti, bunu biliyorlar ama elleri bir türlü kadın cinayetlerine aynı ağır cezaları getirmeye varmıyor.
Tecavüz, taciz varsa ve mağdur taraf bunun olduğunu söylüyorsa yeterlidir. İlgili yasa örnekleri medeni ülkelerde nasıl yapılmışsa yapacakları o.. Cinayetler için de öyle. Çok çok özel bir iki hâl dışında hiç bir neden, hiç bir tahrik, insan canı almak için indirim nedeni sayılamaz.
İlköğretim okulu öğrencileri de yetişkin sayılamaz. Kaldı ki yetişkin olsalardı da olay değişmeyecekti. Burada olsa olsa çocuk tecavüzü ceza ağırlaştırıcı neden olabilir.
TCK Komisyonu bu kanunlan artık bitirip Meclis'ten acilen geçmesini sağlamak zorundadır. Bekletmeye, unutturmaya haklan yoktur. Ayrıca Komisyon Başkanı Koksal Toptan'ın bu konuda verdiği sözü de unutmuyoruz.
Hayatı kaybolan çocuk ve kadınların sayısı yetmedi mi hâlâ?
Elif'in Kültür Merkezi!
Magazin dergilerinde sıkça yer aldıkları için sadece cemiyet yaşamı içindeymiş gibi görünseler de eğitimini ve emeğini yararlı faaliyetlere harcayan genç insanlarımız var.
Elif Germiyanlıgil bunlardan biri... Ne zaman karşılaşsak bana yaptığı yardım ve eğitim çalışmalarından coşkuyla söz eder. Ben de ona 'İsminizi verebileceğiniz, imzanızı atabileceğiniz somut bir başarı için çalışmalısınız. Daha çok gayret, daha çok...' derim hep.
Geçenlerde yine bir yerde heyecanla yanıma geldi ve "Bir kültür merkezi açıyorum Ruhat Hanım" dedi, "genç ve yetenekli insanların çok cüzi bir parayla sanat eğitimi alabilecekleri bir yer"... Sonra da ekledi:
"Sizin çok katkınız var bu fikrimde, söylediklerinizden etkilendim."
Ne güzel bir haber değil mi? Duyunca nasıl mutlu olduğumu anlatamam. Ne mutlu bana, ne mutlu Elife. Oradan yetişip başarılı olacak tüm gençlerin hayatında iz bırakacak.
Kültür Merkezi önümüzdeki sonbahara yetişecekmiş. Umarım anonsunu bu köşeden yine ben yaparım. Konservatuvar eğitimi almak isteyip de harç parasını bile bulamayan ve burs bulmak için beni arayan öyle çok genç var ki!
Hayatı kaybolan kadınlar!
Hükümet ve Meclis istediği taşanları alelacele tamamlayıp kanunlaştırırken tecavüz ve namus cinayetlerini önleyecek Ceza Kanunu Tasarısı'nı hâlâ Komisyon'da bekletiyor
Haberin Devamı

