"Hayat Bilgisi" gerçek oldu!

Kızı Şişli Terakki'nin Etiler'deki okulunda öğrenci olan bir arkadaşım, dün panik içinde okula hırsız girdiğini anlatıyordu. Ama olay bildiğiniz basit hırsızlık olaylarından değil...

Haberin Devamı

Kızı Şişli Terakki'nin Etiler'deki okulunda öğrenci olan bir arkadaşım, dün panik içinde okula hırsız girdiğini anlatıyordu. Ama olay bildiğiniz basit hırsızlık olaylarından değil...

Polisten kaçan silahlı hırsız okula dalmış, bir öğretmeni rehin almış, sonra da kendini vurarak hastaneye kaldırılmış.

VATAN'ın birkaç gün önceki "Dehşet kol geziyor" başlığı ne kadar doğru... Sonradan bizim Haber Merkezi'nden öğrendiğime göre İran asıllı hırsız şans eseri öğrencilerin bulunmadığı bir bölüme, laboratuarların olduğu yere girmiş. Kurşunu kendine sıkmadan önce "organlarını fakirlere bağışladığına dair" bir de mektup yazmış.

Hırsızları sınıflandıracak olursak bu "vicdanlı hırsız" sınıfına girecek zahir. Kurşunu öğretmene değil kendine sıkıyor, organlarını fakirlere bağışlıyor.

Olayı duyar duymaz, çok benzer bir hikayenin, başrolünü Perran Kutman'ın oynadığı "Hayat Bilgisi" dizisinde kısa süre önce işlendiğini hatırladım.

Orada hırsız Kutman'ın sınıfına giriyor, hepsini rehin alıyor ve canlarını zor kurtarıyorlardı.

Sokaklarımız güvensiz, evlerimiz güvensiz, okullarımız güvensiz. Vatandaşın can güvenliği sıfır ve Başbakan devamlı gezide...

Dünyayı bir ucundan öbür ucuna aralıksız dolaşmanın bahanesi "iş anlaşması" yapmak. İş anlaşması can güvenliğinden önce geliyorsa iyi geziler, değilse ne zaman kendimizi güvende hissedeceğiz, bilmek istiyoruz.

Bu kez de kadınlar ayakta!
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün yaptığı kadınlarla ilgili konuşmanın hemen her cümlesini dünkü yazımda irdelemiş ve bu cümlelerin hiçbirinin bir anlam taşımadığını söylemiştim. Kadınlardan arka arkaya gelen 'mail' ve telefonlar "Bakan'ın televizyona çıkıp bu konuşmayı biraz açması" isteğini gösteriyor. En çok tepki çeken noktalardan biri Bakan Gönül'ün konuşmasını sonunda "Avrupa'da doğan çocukların %27'sinin gayrimeşru olduğu" noktasına bağlaması...

Bakan Vecdi Gönül bu sözlerle ne demek istiyor? Avukat Doğan Soyaslan'ın TCK değişiklikleri sürecinde TV'de yapılan bir açık oturumda ağzından kaçıveren(l) "Çalışan kadın daha az dindardır" sözünün bir başka versiyonu mudur söyledikleri?

Avrupa'da gayrimeşru çocukların bu oranda olmasının nedeni, kendisinin pek beğenerek ileri sürdüğü "kadının evinin süsü ve kocasının şerefi" olmak yerine kendi kimliğine kavuşmuş olması, çalışması mıdır?

Şimdi, biz bu filmi daha önce de görmüştük. Uyanık siyasi partiler, aralarında iş bölümü yaparak, vermek istedikleri mesajları farklı ağızlardan "öylece söylenivermiş" gibi veriyor, bu arada tabanlarına "bakın biz değişmedik" sinyalini iletmiş oluyorlar.

Bir bakanın yaptığı açıklama hükümeti de bağlar. O nedenle önce, kadınlarla ilgili sorunlarda hep "en son konuşan" ve hatta "mecbur olmadıkça hiç konuşmayan" Kadın ve Aileden Sorumlu Bakan Güldal Akşit'in, Milli Savunma Bakanı'na "kadın ve aileler adına" bu soruları sorması, böyle bir konuşmanın ne yararı olduğunu öğrenmesi ve duyurması gerekmektedir.

Sonra da Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, 21. yüzyıl Türkiyesi'nde bu tür akıl, mantık almaz konuşmaları yapan Bakan'ına nedenini sorması...

Bu anlayışta bir hükümet tarafından yönetilip yönetilmediğini anlamak Türk halkının hakkıdır.

Ne demişler?
İnsanlar hükümetlerinin işine "bana ne" dedikleri gün, o hükümetin sonu gelmiş demektir.
JJ. Rousseau

Bilenler bilmeyenlere!
Restoran, kuaför gibi mekânlarda bırakacağımız bahşiş ölçülü olmalıdır. Bazı işyerlerinin, çalışanlarına "bahşişten kazanacaklarını" söyleyerek çok az ücret ödediklerini aklınızdan çıkarmayın. Müşteri teşekkür anlamında küçük bir bahşiş bırakmalı, bunu bir yarışa veya gösterişe çevirmekten kaçınmalıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR