Haram parayla kurban olmaz

Dün ‘Haram parayla kurban’ başlığıyla yazdığım yazıda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesinde kurban kesimiyle ilgili yapılan açıklamadan söz etmiş ‘Bir yanlışlık olmalı, haram parayla kesilen kurban geçerli olamaz’ demiştim

Haberin Devamı

Dün ‘Haram parayla kurban’ başlığıyla yazdığım yazıda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesinde kurban kesimiyle ilgili yapılan açıklamadan söz etmiş ‘Bir yanlışlık olmalı, haram parayla kesilen kurban geçerli olamaz’ demiştim.

Aynı gün Hürriyet’te Bekir Coşkun da “Haram parayla ibadet” başlığıyla aynı konuyu yazmış. Biraz daha sert bir dille...

Diyor ki: “Canım sıkıldı, canım... Ben böyle bir kurumu yok sayarım. Oraya asla saygı duyamam.”

Sonra da Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin 1.122.203.000 YTL. bütçe ile birçok bakanlığın bütçesinden fazla olduğunu belirterek “Hırsızlık, soygun, yağma yüzünden çok acı çekmiş ve hâlâ yağmalanmakta olan bir ülkede ahlâki değerlerin en güçlü kalesi olması gereken Diyanet İşleri Başkanlığı’nda hangi din adamı (!) bu görüşü fetva olarak kamuoyuna sundu, yüzünü görmek isterim. Sormak da isterim; böyle mi olur din adamlığı” demiş.

Ben de “Kur’an’da böyle bir kabul olamayacağını, kimbilir hangi hocanın kafadan yazdığı bir yorum olabileceğini” söylemiş ve Diyanet İşleri’nin bu konuyu tekrar incelemesi gerektiğini belirtmiştim.

Okurlar soruyorlar “Acaba Diyanet İşleri yarın, öbür gün haram kazançla oruç açılacağını, Hacca gidilebileceğini de bildirir mi?”

Bu açıklamanın kafaları iyice karıştıracağı belliydi ve karıştırdı da... Kur’an’da “haram” olan hiçbir şeyin “helâl” de kabul edileceği gibi bir açıklama yoktur. Gayrimeşru kazançlar haramdır ve bırakın kurban kesimini “harama göz dikmek” bile büyük günahlardan biridir.

Diyanet İşleri’nin Kurban Bayramı öncesinde acilen doğru açıklamayı yapması gerekiyor.

*****

Helâl lokma!
Bir okurumuz da “Ben de sizin gibi Adanalıyım” diye başladığı mektubunda şöyle diyor: “Bizim bildiğimize göre midesinde bir tek haram lokma olanın ibadeti sayılmaz. Günümüz Müslümanları içinde midesinde bir tek helâl lokma olan çok az olduğuna göre başka türlü nasıl kurban kesilecek? Diyanet haklı. Saygılarımla.”

Ben bu okurumuz gibi düşünenlere diyorum ki kesmesinler o zaman. Haram parayı herkese helâl gibi yutturabilirler ama Allah’ı aldatamayacaklarına göre bu çaba niye? Üstüne üstlük bir de yalan ve riyakarlık yüzünden günaha girerler. Bunu tahmin edebilmek için de “Şeyhülislam olmaya” gerek yoktur, bir beyniniz olması yeterlidir.

Ayrıca; midesinde bir tek haram lokma olmayan insanlarımızın sayısının az olduğuna inanmıyorum ben. Onların arasında olduğum, kurbanımı da gönül rahatlığıyla keseceğim (veya parasını bağışlayacağım) için gurur duyuyorum.

*****

Birinci olan “Binbir Gece” mi?
Binbir Gece dizisi bugüne kadar en çok izlenen programlar listesinde 11. durumda. Son bölümünü de her on TV izleyicisinden altısı izlemiş. Büyük bir başarı...

Ama ilk günden beri bakıyorum dizinin reklâmlarında en çok vurgu “ahlâksız teklif”lere yapılıyor ve en çok izlenen bölümler de onlar oluyor.

“Bakalım Şehrazat 150 bin dolarlık ahlâksız teklifi kabul edecek mi?”

“Bakalım Şehrazat 300 bin dolar karşılığında Onur’la yatacak mı?”

Yani “para karşılığı verecek mi, vermeyecek mi” gibi bir başka ahlâksız buluş reklâm aracı olarak kullanılıyor ve toplumun da bunu yutmaya hazır olduğu görülüyor.

Sabırsızlıkla bekliyoruz: 300 bin dolara yatacak mı?

Allah bizim müstehakımızı versin, çok komik bir düzeye geldik doğrusu... Hani bir diziyi güzel olduğu için izleyelim, hak etmiştir tamam ama bize “yatacak mı” dendiği için izliyorsak kendimizi de bir sorgulayalım.

Şunu hatırlamayı da unutmayalım; böyle bir konu AB ülkelerinde işlenemezdi. Zira oralarda kadınlar, analar hastalık karşısında böyle çaresiz bırakılmıyorlar.

Çocuklarını ameliyat ettirecek paraları yoksa bunu devlet yapıyor!

DİĞER YENİ YAZILAR