Biz Malezya, İran, Endonezya örneklerini verdikçe “Ama Türkiye’nin geleneği, tarihi farklı, bizi nasıl bu ülkelerle karşılaştırabiliyorsunuz” diyen, ‘Türkiye’de karaçarşaf da giderek yaygınlaştı, konu sadece türbanlı öğrencilerin de üniversiteye gitmesi değil, bunun arkası kesilmez, Arap ülkelerine döneriz’ dedikçe “haydi oradan ne alakası var” diyen liberal dostlarımız acaba bu anket için ne düşünecekler?
Bakalım hâlâ laikliğin paçavraya çevrilmesine, Anayasa’nın, rejimin zedelenmesini önleyecek maddelerine el uzatılmasına bilgiç yazılarıyla arka çıkacak ve Anayasa Mahkemesi’ni “darbe uzantısı” gösterme çabalarını sürdürecekler mi?
Haber şöyle Dünyanın en prestijli araştırma kuruluşu Gallup’tan şok edici şeriat araştırması! Gallup’un 2007 yılında yaptığı son araştırmada Mısırlıların yüzde 91’i, İranlıların yüzde 90’ı, Türklerin ise yüzde 74’ü şeriata olumlu bakıyor. Şeriatın hukukun içinde yer almasını isteyenlerin yüzde 69’u ise (burada daha da dikkat) şeriatı kadınlar için iyi bir adalet sistemi olarak görüyor.
Bu arada anket yapılan Türklerin yüzde 7’sinin tam şeriat istediği, yüzde 26’sının ise bazı şeriat hükümlerinin hukuka bir şekilde entegre edilmesini desteklediği görülmüş.
Aynı gün gelen bir başka haberde Amerikalı Müslümanların da Obama’dan şeriat kuralları talebinde bulunduğu bildiriliyor. Onlar kamuda türban yasağının kalkması, cuma günleri izin, hükümet binaları, havaalanları ve üniversitelerde mescit gibi isteklerde bulunuyorlar.
Bizde şeriat isteyenler de tabii önce okul, üniversite ve kamuda türbana izinden başlayıp sonra da “kadınlar için iyi bir adalet sistemi” olarak kadını birey olmaktan çıkarıp emirlerle, baskılarla kuklaya çevirecek düzene varacaklar.
Bu kadar kesin ve net, çünkü ılımlı İslâmla (veya ılımlı şeriat) başlayarak bu noktaya varmayan başka Müslüman ülke veya topluluk da dünyada yok artık... Zate n neden şeriata sıcak baktıkları sorulduğunda bizimkiler bunu açıkça belirtmişler de
- Kadınlar için adalet sağlar (%69)
- Adil bir hukuk sistemi oluşturur (%63)
- Zalimce cezalar getirir (%33)
- Kişisel hakları kısıtlar (%32)
- Kadınlar için baskı olur (%22)
- Hükümete sonsuz güç verir (%21)
Beyler, hanımlar, bu anketin Türkiye’deki sonuçları Malezya veya Endonezya’da yapılan anket sonuçlarından hiç farklı değildir. Haydi hayırlı olsun! Bozdurup bozdurup harcayın veya tepe tepe kullanın laik rejiminizi...
Yapılan uyarıları, bunun global bir İslâmcılık hareketi olduğunu anlatanlara da gülüp geçin... Kadınlar türban hakları için mitingler yapıp karaçarşaflı kadınlara, tesettürlü çocuklara pankartlar taşıtsınlar.
Demokrasi kahramanı liberaller bu gidişi destekleme, yüksek mahkemeleri darbeyle özdeşleştirme, meslektaşlarını bile darbeci ilan etme çabalarına sakın ara vermesinler.
Asla benzemeyeceğimiz (!) Malezya’da buluşuruz yakında!
Kadınlar rektör olamaz!
Gallup’un “şeriat anketi” ışığında, YÖK’te olup bitenlere bir göz atalım şimdi...
Üniversiteler rektör adaylarını belirliyor, YÖK’e gönderiyor. YÖK de gönderilen 6 aday isminden 3’ünü eliyor ve 3 adayı Cumhurbaşkanı’na sunuyor.
YÖK bu elemeyi bir mülakatla yapıyor. Gönderilen adaylar arasında 1. sırada iki kadın var
Prof. Dr. Merih Yurtkuran ve Prof. Dr. Naime Can Oruç... Bu mülakat sırasında kendilerine alaycı bir ifadeyle ne soruluyor dersiniz?
“Siz rektör eşi değil misiniz?”
Bundan daha saçma, daha abuk, daha çağdışı bir durum duydunuz mu şimdiye kadar?
Bir kadını başarılı değilse değerlendirmeye almayabilirsiniz ama en başarılı bulunanlar arasında 1. sırada yer alıyorlarsa onları eşleri daha önce rektörlük yaptığı için eleyemez, böyle bir soruyu sorma hakkına da asla sahip olamazsınız.
Yarın devam edeceğiz...

