Hamas’ı Gazze’ye sor!

Haberin Devamı

Biliyorsunuz İran‘la ilgili nükleer krizde dünya ülkelerinin karşısına geçerek Türkiye ile birlikte İran’ın yanında yer alan Brezilya da bu kararından vazgeçti.

O arada İran “Atom bombası da yapabilirim ama yapsam bile kimseye zararı olmaz” gibi bir inci (!) ile endişelerin yersiz olmadığını da açıkladı. Ama buna rağmen biz “kardeş İran”la (!) ve kendi vatandaşlarını katleden Ahmedinejad‘la kol kola, tek başımıza devam etmekteyiz. Bütün Batı alemine karşı “İran ve Türkiye” olarak... Batı kime terörist diyorsa o grupları destekleyip tüm ülkeleri aleyhimize çevirerek... “Gazze’ye yardım” gemisini bile “terör örgütü sınıfındadır” dedikleri bir örgüte ait olarak seçip gemiye de onları bindirerek... Böylece hiçbir yardım gemisinde olmayan bir çatışmanın çıkmasında rol oynayıp Türk vatandaşların ölmesine neden olarak...

Filistin meselesinde direkt Hamas’ı desteklediğimiz biliniyor. Buna neden olarak “halkın oyuyla işbaşına getirilmiş parti” olması öne sürülür malûm...

Çarşamba akşamı Kanal D’de Gazze’li kadın-erkek vatandaşların Hamas’la ilgili açıklamaları vardı.

“Hamas’la hayat Gazze’de çok zorlaştı”...

“Hamas hakkında konuşamıyoruz bile”...

“Abluka sadece sınırda değil, içerde de Hamas ablukası var” diyerek kendi tercihleriyle işbaşına getirdikleri ama hoşlanmadığı insanları asmakta tereddüt etmeyen Hamas‘ın baskılarını yana yakıla anlatıyorlardı.

DÜNYA KARŞISINDA YALNIZ...

Bunları yazıp, “Komşularla, diğer ülkelerle sıfır sorun diyordunuz, bütün dünyayı Türkiye’nin karşısına aldınız. Bakın İran krizinde dünya karşısında yalnız kaldık. Yardım gemisine baskın olayını ABD önce kınamıştı, sizin diplomasiyle bağdaşmayan, iç politikaya çözüme hiçbir yararı olmayacak, işinize yaramayacağını bildiğiniz aşırı sert ve hakaret içeren tutumunuzdan ve tabii İran’la ilgili tavrınızdan sonra Türkiye’nin karşısında yer aldı” diyenler olursa hemen birileri “İsrailciler” diye çıkıyor. Geçenlerde bir TV tartışmasında siyaset bilimci bir yazar “içimizdeki İsrailliler” şeklindeki suçlamaya haklı olarak tepki gösteriyordu...

Uluslararası kritik ilişkileri “Müslüman ülkelere liderlik” hevesiyle veya iç politikada puan kazanma hesabıyla din kavgasına çevirirseniz, diğer Müslüman ülkelerin, Arap ülkelerinin yapmadığı çıkışları yapar İslâmcı diktatörlerle kolkola girerseniz o ülkeler veya liderler sizi alkışlar ama dünya politikasında durumlar bir anda ülkenizin aleyhine dönebilir. Bu nedenle “monşerler” diye alay ettiğiniz ama yıllarını Dışişleri’nde geçirmiş diplomatların görüşlerine başvurmak önemlidir.

Her ne kadar Mavi Marmara’daki olaylarda Türkiye’nin ciddi hataları olsa da (İrlanda’dan, Belçika’dan gönderilen gemilerde saldırı, can kaybı görülmese de) hayatını kaybedenler nedeniyle mağdur durumda olabilir, İsrail’i haksız çıkarabilirdik. Bu fırsat kaçırıldı.

Şimdi Amerikan Kongresi tümüyle İsrail’i desteklerken, İsrail terör olaylarıyla kesin bir mağduriyet yaşayan Türkiye için (konunun terör örgütü olduğunu bilmesine rağmen) “Türkler de Kürtleri öldürdü ama dünya hâlâ sessiz. Bunun nedeni İsrail’in demokratik bir ülke olması. Bizden hesap sorulabiliyor” diyor.

Terörü dünyaya böyle anlatıyor.

Son olarak ABD “Türkiye bir süredir yaptıklarıyla Batı yerine Doğu’ya bağlanmış görünüyor. Onun Batı’ya bağlılığı konusunda ciddi şüpheler ortaya çıktı, bu nedenle Batı’ya bağlılığını göstermesini bekliyoruz” anlamına gelen açıklamalar yaptı. Giderek daha çok batıyoruz.

Sorumlular acaba “Van minüt”ün oy kazancına bakarak dış politika sürdürülmeyeceğini anlamaya başladılar mı, yoksa hâlâ “Biz nasılsa içerde saf vatandaşları kahramanlık gösterileri, lâf kalabalığıyla kandırırız, gerisi Allah kerim” noktasındalar mı?

DİĞER YENİ YAZILAR