Halk tipi, modern veya “cam gibi”...

Haberin Devamı

Öyle bir rüzgâr yarattı ki CHP’deki değişim rakipleri bile karşısına çıkmayı değil, o rüzgâra kapılmayı tercih ediyor.

Bugüne kadar (seçime beraber girse de) böylesine gönüllü şekilde CHP’yle birlikte hareket etmeyi düşünmeyen DSHP Genel Başkanı Rahşan Ecevit bile:

“Halkımız mutlu, güvenli ve huzurlu bir Türkiye için bölünmeleri değil, bütünleşmeleri beklemektedir. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte güçlü bir ivme yakalayacağına inandığım CHP bu buluşmanın adresi olmalıdır” diyerek Ecevit’e gönül vermiş vatandaşları Kılıçdaroğlu ve CHP’ye destek olmaya çağırdı.

Rahşan Ecevit’in; ayrışmayı, kutuplaşmayı değil kaynaşmayı, bütünleşmeyi amaçlayan bu desteği ve çağrısı kutlanacak bir adım. Belki de birçok küçük partiye aynı duyguları verecek, Türkiye’nin geleceği adına hepsi tek bir çatı altında toplanabilecekler.

Bu beklenmedik gelişmelerden heyecan duymak için herhangi bir partiye, gruba ait olmak gerekmiyor, herkes ama özellikle de yeniliği, değişimi destekleyen, liberal görüşe sahip, tekelci değil çoğulcu demokrasiye inanan ve ülkesini seven her vatandaş beklentileri karşılayacak, bölünmüş partileri, büyük kitleleri sorunsuzca toparlayacak, dürüst ve güçlü bir ana muhalefet partisinin ortaya çıkmasından memnunluk duyar.

Kaldı ki CHP’de Deniz Baykal dışında herhangi bir yeni ismin, bir değişimin ortaya çıkması ve böylesi bir başarıyla küskünleri de, bölünmüşlüğü de toparlaması uzun yıllardır beklenmekteydi. Bunu Kemal Kılıçdaroğlu başaracaksa -ki öyle görünüyor- ne mutlu ona...

Kılıçdaroğlu “halk için ve halkla beraber” hareket edeceğini, kimseyi ötekileştirmeyeceğini söylerken bu esaslı çıkışı “Mustafa Kemal’in halkla yola çıkmasına” benzetiyor.

Cam gibi saydam olacağını ve vatandaşla siyasetçi arasındaki güveni yeniden kuracağını söylüyor.

“Rantlara değil, sorunlara talibiz” diyor.

Kendisinin adaylığına kızan ve öfkeli konuşmalar yapan Deniz Baykal’a ters cevaplar vermiyor tam aksine “onun deneyimlerinden yararlanmanın öneminden” söz ediyor.

“Hiçbir çocuk aç yatmayacak, işsizliği yeneceğiz” de diyor, “Toplumun her kesimiyle uzlaşarak ’daha demokratik bir anayasayı’biz yapacağız” da...

Kısacası Türkiye’nin en büyük sorunları neyse, daha adaylığı sürecinde onları tek tek vurgulayarak “dersine hazır şekilde” ortaya çıktığını anlatıyor.

Onun için “CHP’ye halk tipi değil, modern genel başkan lâzım” diyenleri düşünüyorum da bu iki genel başkan modelini çok gördü Türkiye... Belki de bu kez asıl gerekli olan “cam gibi” genel başkan. Bunu sağlayabilecek isimlerin başında da Kılıçdaroğlu’nun geldiğini kimse yadsıyamaz.


TÜRKİYE’NİN OBAMA’SI

ABD’nin Washington Post gazetesinin bir yazarı “Zayıflığın meyvesi” başlıklı yazısında İran’la ilgili sorun konusunda “Obama’nın utandıran çabaları” ndan “zayıflığından” söz ediyor, onu kıyasıya eleştiriyordu. Ne kadar eleştirirse eleştirsin bunları özgürce yazabilmesi, özgürce eleştiri yapabilmesi Obama’nın demokrasiye, basın özgürlüğüne olan saygısını gösterir.

Kimbilir belki Türkiye için de bu özgürlüğe dönme konusunda umudu ancak Kılıçdaroğlu gibi daha genç, daha dinamik, daha demokratik yeni isimler sağlayacaktır.

Belki böylesine yaygın bir desteği daha ilk başta almasının nedeni (diğer sorunlar yanında) asıl “gerçek demokrasi” ihtiyacıdır.


TESPİTLER, ÇÖZÜMLER

Başbakan Erdoğan “Bugün ana muhalefet partisinde yaşanan değişimin, seviyeli bir siyaset doğurmasını en çok biz arzu ediyoruz. Ama tespit yapıp çözüm üretmedikten sonra benim milletimi aldatamazsın” demiş.

Neyse ki Kılıçdaroğlu’nda tespitler de, çözümler de iyi düşünülerek hazırlanmış görünüyor. Bundan sonra daha seviyeli bir siyasetin doğması ise tüm partilerin aynı sorumluluğu göstermesi ile sağlanacaktır, bakalım gösterecekler mi?

Günlerdir gündem CHP’ye, Kurultay’a, Kılıçdaroğlu’na kilitlenmiş durumda ama “Anayasa değişikliği ve referandum” konusunda Anayasa Mahkemesi süreci devam ediyor. İktidar partisi bu nedenle mitingler yapıyor.

Öte yanda Zonguldak’ta grizu patlamasında hayatını kaybeden çok sayıda madenci için yaşanan üzüntü ve “Bu acı olaylar bir kader mi” tartışması var.


*****



HER AÇIDAN VE KURULTAY

Bu hafta Her Açıdan’da Türkiye’nin gündemindeki önemli olayları, CHP Kurultay’ından da canlı bağlantılar ve konuşmaları da içine alacak şekilde tartışacağız.

Kurultay’dan; CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay ile Atilla Kart, Muharrem İnce gibi partinin önde gelen isimleri katılacak.

Stüdyodaki konuklar ise;

CHP eski Grup Başkanvekili Metin Tüzün, Galatasaray Üniv. Ceza Hukuku Öğr. Üyesi Doç. Dr. Ümit Kocasakal, Sabancı Üniv. Siyaset Bil. Öğr. Üyesi Ersin Kalaycıoğlu ve DİSK Tekstil İş Sendikası Başkanı Rıdvan Budak olacak.

23 Mayıs Pazar, öğlen 12.30’da, sondan bir önceki Her Açıdan’a hepinizi bekliyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR