Üniversite gençlerinden tepki yağıyor. Kız ve erkek öğrencilerden aynı şekilde gelen tepkilerin hepsinde AKP Hükümeti'nin son zamanlarda yaptığı uygulamaların ve inatla çıkardığı kanunların endişe ve öfkesi var.
Satırlarındaki gelecek endişesini gördüğünüzde onların adına içiniz sızlıyor. Her gelen hükümetten ayrı bir darbe yemiş bir toplumun gençleri olarak bir yanda işsizlik, fırsat eşitsizliği, devam eden yolsuzluklar, kendilerini bekleyen ekonomik sıkıntılar varken bu kez ülkenin rejimini tehdit ettiğine inandıkları gelişmeleri korkuyla izliyor ve haykırıyorlar:
"Nasıl bir Türkiye'de yaşayacağız biz?"
Öğrenciler ne diyor?
İşte dün gelen öğrenci mektuplarının sadece 3 tanesinden satırlar:
Murat Biricik: "Sayın Ruhat Mengi, herkes gibi ben de, halkın aydınlık kesimine ve rejime yönelik tehdit dolu çıkışları tedirginlikle izliyorum(...) Geçmişten gelen politikaların üzerine biraz kararlılıkla gidince kaçınılmaz olarak ortaya çıkan ekonomik basanlarla uyuşturulmuş halka, tepki veremeyeceği kadar küçük darbelerle çizilen gelecek, biraz yakından bakıldığında o kadar korkutucu ki, kandırılmış halkın oylarıyla kimlerin ne amaçla, ne mevkide bulunduğu apaçık ortaya çıkıyor.
Sayın Mengi, tüm bu olayların karşısında bulunanların sesini duyurmakta birleştirici rolü yine medya üstlenmelidir. Tüm gazetelerin birleştiği bir ortak bildiride" değiştiğinize inanmıyoruz "mesajı iktidar gücüyle ülkeyi kendilerinin sananlara verilmelidir. Bu mesaj onların karşısında olan bizlere de yalnız olmadığımız mesajını ve ihtiyacımız olan desteği verecektir."
Ebru Güneş: "Sayın Mengi, şu an bekârım, yarının iş kadını ve annesi olmak beni korkutmuyor; çünkü siz ve sizin gibiler var. Ve olacak bilirim. Ama düşünmeden de duramıyorum; tüm bu itirazlardan beklediğimizi alamazsak, benim çocuğum ve diğerleri şu an İran'ın gençleri gibi 'özgürlük' diye isyan edip protesto ederse hain ilan edilerek cop mu yiyecek? Ben şimdi o copu yemeye razıyım yeter ki geleceğim, umudum, canım evlâdım yemesin. Öyle bir hale getirdiler ki bizi, 23 yaşında adam gibi yaşamak varken kara kara, şuursuzca düşünüyoruz."
Deniz: "Merhaba ablacım, ben 20 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Bugünkü yazınızı da zevkle okudum, bu yazıya aynen katılıyorum, ben de bazen" oyumu verecek kadar "inanıyorum ama tabii ki erken farkına varıyoruz(...)
Ülkemiz yasaklar ülkesi olup çıktı, gidişatımız hiç de iyi değil, bir din yönetimine doğru hızla adımlarla ilerliyoruz. Sayın Başbakan şu anda da gözünü Cumhurbaşkanlığına dikti. Türkiye'nin sonu ne olacak?"
Çıt yok!
Gençlerin endişesini siz de iliklerinizde hissedebiliyor musunuz?
Başbakan Erdoğan'ın, Cumhurbaşkanının açıklamalarını, basından yükselen sesleri, muhalefet partisi lideri Deniz Baykal'ın sözlerini çarpıtarak, sanki kendisi dışında Müslüman yokmuş gibi herkesi "din karşıtı" göstererek ucuz bir "siyasi ticaret" yöntemi uyguluyor.
Başbakan'ın "Cumhurbaşkanı'na inat" açıklamaları sürerken CHP henüz son gelişmelerle ilgili raporunu yeni ortaya çıkardı. AKP döneminde sesi pek bir yüksek çıkan Erkan Mumcu her ne hikmetse ANAP'ın başına geçtiğinden bu yana sesini yükseltmiyor. Onun herhalde uygulamalara itirazı yok. DYP'nin de...
Ne STK'lardan, sendikalardan, ne de iş adamlarından da çıt çıkmıyor.
Sustukça sıranın nerelere geleceğini görmüyor gibiler.
Ağlayan, karanlık geleceğe itiraz eden bir gençlerle basın kaldı!
Belçika'da "bilim dışı"!!
Dün akşama doğru CNN'in verdiği habere göre Belçika Senatosu Adalet Komisyonu Ermeni soykırım iddialarını yasalaştırmaya yönelik tasarının tümünü reddetmiş.
Bizim konferansçılara iş çıktı. Türkiye'de bu konuyu en iyi bilen uzman tarihçileri Türk Tarih Kurumu'nda çalıştıkları için, diplomatları Türkiye'nin Dışişleri'ne mensup oldukları için (emeklilik de kurtarmıyor) "kabul edilmez", "resmi söylemci" ilân edenler, bununla yetinmeyerek 353 bağımsız tarihçiye aynı etiketi yapıştıranlar ve dahi yabancı tarihçilere bile yapıştırmaya kalkanlar şimdi de Belçika Senatosu için zamk arayacaklar.
Onlar da bilim dışı! Soykırım iddialarını kabul etmiyorlar, n'olacak şimdi?
Halk tedirgin, Hükümet inatta
Üniversite gençlerinden tepki yağıyor. Kız ve erkek öğrencilerden aynı şekilde gelen tepkilerin hepsinde AKP Hükümeti'nin son zamanlarda yaptığı uygulamaların ve inatla çıkardığı kanunların endişe ve öfkesi var
Haberin Devamı

