"Haddi" nedir gazetecinin?

Görülüyor ki bu alışkanlığı yerleştirmek niyetindeler. Basına öfkeleri arttıkça, gerçekler doğal olarak medya vasıtasıyla duyuldukça bu öfke en yakınlarındaki muhabirlerden çıkarılacak.

Haberin Devamı

Görülüyor ki bu alışkanlığı yerleştirmek niyetindeler. Basına öfkeleri arttıkça, gerçekler doğal olarak medya vasıtasıyla duyuldukça bu öfke en yakınlarındaki muhabirlerden çıkarılacak.

Haber yapan gazetecilerden...

Son olarak Başbakan'ın bağırdığı Radikal muhabiri de görevini yapmış ve sorulabilecek en haklı ve yerinde soruyu sormuş;

"Bakan ve ilgili bürokratlar istifa edecekler mi, yoksa olay makinistlerin sorumluluğuyla mı kalacak?"

Her gazetecinin bu soruyu sormaya hakkı vardır ve en çok bu soruyu sorma hakkı vardır. Ama aldığı cevap şu;

"Siz hangi gazetedensiniz, haddinizi bilin!"

Bu soruya yine iki soruyla cevap verilebilir:

1- Hangi gazeteden olduğunun ne önemi var? (Gerçekten ne önemi var, açıp patronuna şikâyet mi edilecek, yoksa gazete mimlenecek mi?)

2- Gazetecinin haddi nedir, bu soruyu soramıyorsa neyi soracak?

Ulaştırma Bakanı da, Başbakan da istifadan söz edildiğini duymaktan rahatsız oluyorlar. Neymiş: "Her kazada kalkıp pat diye bakan görevden mi alınacak"mış.

Her kazada "hayır", bu "cinayet"te "evet".

Hancı ve yolcu!
Eğer bitmemiş, denenmemiş başlamaya hazır olmayan ve insan hayatıyla birebir ilgili bu kadar önemli bir sistemi, bilim adamlarının, makinistlerin uyarılarını dinlemeyerek başlatır ve 37 kişinin ölümüne sebep olursanız istifa şarttır.

Dün de söylediğimiz gibi yalnız istifa değil, eğer adalet varsa hesabını yargıya vermek de şarttır. Tüm sorumlularla birlikte...

Bir ülkede siyasetçi de kamu görevi yapar, gazeteci de... Kimse kendini bir başka meslek grubunun üstünde görmesin. Her zaman medyanın hancı, iktidarların yolcu olduğunu da unutmasın.

Bugüne kadar hiçbir hükümet döneminde basın bu kadar aşağılanmadı... Liderler, siyasiler şikâyetçi olsalar bile durmaları gereken noktayı bildiler.

Hele de böyle "Hem suçlu, hem güçlü" durumu hiçbir dönemde görülmedi.

Yetkiler abartılınca, iktidarın her yaptığına, her söylediğine susulup alkışlanınca neler olabiliyormuş demek ki, değil mi?

Hızlı tren faciasının uydurma raporlarla üstünün örtülmesine asla izin verilmemeli!

DİĞER YENİ YAZILAR