Asistanım Nükhet dün odama geldi ve bana “Ruhat Hanım şimdi Google’a girin, Kıymet Özgür yazın” dedi, devam edecekti ki ben ‘Kıymet Özgür de kim, neden Google’da arıyorum’ diye sordum.
“Sizi telefonla arıyor da” dedi, ‘Şu anda yazıdayım kimseyle görüşemem’ cevabını verdim, bu kez “Sabahtan beri beşinci kez aradı... Siz Google’a o ismin yanına bir de Ruhat Mengi yazın” dedi.
Ben ‘Neden, neden’ diye sorarken “Kıymet Özgür o CHP’de çarşafı açılan kadın, Google’da ‘Kıymet Özgür’ün bir bağlantısı da VATAN yazarı Ruhat Mengi’ diye yazılmış, görmeniz lazım” diye ekledi.
Açtık baktık ki “ADD’yle irtibat halindeki Kıymet Özgür Ruhat Mengi’yle de hayli samimi”... Yok efendim “Ruhat Mengi çakma çarşaflıyı kullandı mı” gibi abuk subuk yazılar.
Güldüm tabii... Ruhat Mengi bu ülkenin pek az insanında görülen bir şeffaflığa, açık sözlülüğe, tarafsızlığa, yorumlarını çekinmeden yapma cesaretine sahip, laik-demokratik rejime saygılı bir yazar. Sözüne, yazısına, programına büyük bir güven var. Bugüne kadar herhangi bir şüpheli kişi, dernek veya bir parti, partili ile yakın durmamış. Bağımsız gazeteciliğine saygısı ve sevgisi nedeniyle uzun yıllardır çeşitli partilerden gelen milletvekilliği tekliflerini anında reddetmiş. İnanılırlığını, güvenilirliğini zedelemek için fırsat kollayanlar en ufak bir pürüz bulamamışlar, bir şey lazım. Nasıl bir kara çalsak da bunu sarssak...
Bulmuşlar AKP’li Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağrıcı ile görüştükten üç sonra CHP otobüsüne gözlerine kadar kapattığı çarşafla binen ve “otobüsün üstüne çıkacağım, Kılıçdaroğlu’yla kürsüye çıkacağım” diye bağırıp çağırıp olay çıkaran ve tabii doğal olarak partililerin “kim bu provokatör, yüzünü görelim” düşüncesiyle yüzünü açıp “Aa bu bizim CHP üyesi Kıymet abla” dedikleri kadını...
Kadının hangi akla (veya hangi partiye) hizmet durup dururken kendi partisine karşı provokasyonla zarar verdiği yetmiyor, bir de “her partiye eşit mesafede duran, gazetecilik ilkelerinden hiç şaşmayan ama ‘Cumhuriyet ve Atatürk ilkelerine de bağlı’ yazara” zarar verdirecekler fırsat bu fırsat.
MALZEME BULAMAYACAKSINIZ!
Ama biraz zor beyler. Bu iş öyle her tür salağın sepetin de girip aklına eseni yazabildiği başıboş internete yazı döşenmekle olmaz. Anlıyorum kadının ADD ile irtibatının yanına benim adımı da yazarak belki Ergenekon savcılarına fırsat üretmektesiniz.
Ve lâkin ben hayatımda ne ADD ne başka bir derneğin kapısından girmedim. Telefonla bile konuşmadım. “Samimi” imiş deyince; 20 yıllık en samimi arkadaşlarımla dahi görüşecek tek bir boş dakikam olmadığı, çocuklarımla bile özel görüşme anları ayarladığımız için fena halde üzgünüm.
Bu “samimi” olduğum “provokatör” hanım hakkında 5 Mart 2009 tarihli yazımda yaptığım “Çarşaflı bir kadının Başkan adayıyla kürsüye çıkacağım diye tutturması, hele de aynı partinin üyesi çıkması çok doğal bir durum mudur” şeklindeki yorumlar sanıyorum onlara “samimiyet (!) derecesini” göstermeye yetmemiş.
Geçen Pazar TV’de (aynı yönde) söylediklerim de... Bırak samimi olmayı “babamın oğlu” olsa gerçekler konusunda kimsenin gözünün yaşına bakmayacağımı Türkiye’nin biliyor olması da...
Dün “beni aradığı” söylenip de bu yazıyı internette görünce (sonradan öğrendiğime göre geçen haftadan beri duruyormuş) telefonuna cevap verdim ve: “Ben sizin, siz de benim sesimi ilk kez şu anda duydunuz. Yüzünüzü ise fotoğrafta görmüştüm, bu nedir? AKP’li Belediye ile bir iyilik de bana mı planladınız” diye sordum.
“Kim yapmış, benim ilgim yok” benzeri cevaplar...
Tekrar edeyim, tüm zamanını işiyle evi arasında geçiren, yeni ahbap edinmeye hiç merakı ve zamanı olmayan, partili hiç kimseyle de asla “samimi” olmayan biriyim.
Zahmet etmeyiniz, malzeme bulamayacaksınız. Ayıptır söylemesi; güneş balçıkla sıvanmaz.
(Not: Yalnız bu internet sitelerine, özellikle Google gibi güvenilir kaynak sayılan sitelere abuk subuk kişilerin abuk subuk yazılarını almaları da olacak iş değil. Yazarların ismine giriyorsunuz, kendi sitesini kurup doğru bilgiyi oradan vermeyen yazarın ne mesleki geçmişi, ne aldığı ödüller, ne yaptığı önemli sivil toplum çalışmaları, başarıları var. Yine karalamak isteyen ve kaynak sıkıntısı çeken utanmazların saldırıları orada... Bu kadar da kontrolsüzlük olamaz, olmamalı!)
Güneş balçıkla sıvanmaz!
Haberin Devamı

