Göz yaşartan bir buluşma!

Bu yazıyı kendi yaşamının ve ülkesinin sorumluluğunu taşıyan her Türk vatandaşı okumalı

Haberin Devamı

Bu yazıyı kendi yaşamının ve ülkesinin sorumluluğunu taşıyan her Türk vatandaşı okumalı.

Türkiye göz yaşartan bir toplum hareketi yaşamaya başladı. Kuruluşlar suskunluklarını bir bozdular, pir bozdular.

Aralarında Deniz Temiz (TURMEPA), ÇEKÜL, ÇEVKO, ÇYDD, Bostancı Lions Kulübü, Dalyan Lion ve Leo Kulüpleri, Doğa İle Barış Derneği, Şehit Polis Aileleri Derneği, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi, Bebek Rotary Kulübü, Doğal Hayatı Koruma Derneği, Orman Platformu (36 kuruluş), TEMA, TÜDEV, 118 Y Lions Yön. Çev. (124 kuruluş), ZEYÇED, KÖK Der., İMEV, GESİD. Biyologlar Derneği, Atlanta Ana Uzay Derneği, Açık Deniz Yarış Kulübü, KASEV Vakfı, Kriton Curi Vakfı, Küresel Denge gibi dernek, vakıf ve kulüplerden oluşan (236 sivil toplum kuruluşu) TÜRKİYE ÇEVRE KOZASI bana, yayınladıkları bildiriyi göndermişler.

'Tepkimizi şimdi göstermezsek ne zaman göstereceğiz" başlıklı bildiride:

"Adalet Bakanlığı Komisyon üyesi ve Adalet Bakanı Danışmanı Prof. Doğan Soyaslan başta kadınları ve tüm insanlığı aşağılayan, kendi aralarında aynmcılık yaratan ve daha da vahimi tecavüze teşvikte bulunan (suça teşvik) akıl almaz açıklamalarına TCK'nu konu alan Habertürk Basın Kulübü programında da devam etmiştir (2.11.2003)" denilerek söz konusu kişinin konuşmalarından bölümler verilmiş ve sonunda Doğan Soyaslan istifaya çağrılmış.

"Eğitimli, çalışan kadınlar sokağa daha çok çıktığı için daha az dindardır" sözüyle kız öğrencilere ve çalışan tüm Türk kadınlarına izahı zor bir tanım yüklendiği belirtilerek, bu söylemle Soyaslan'ın kadınların eve kapanması gerektiğini mi imaya çalıştığı soruluyor. 'Tecavüz fiilinin sapıklık olduğu unutularak genç bir kızın tecavüzcüsüyle evliliğe mahkum edilmesinin doğal olduğunu ve hatta bu kızın evlilik durumuna şükretmesi gerektiğini" söylediği anlatılıyor.

Ve deniyor ki:

"Hukukumuzu şekillendirme iddiasının yanısıra, akademisyenlik sıfatı da bulunan (nasıl olduysa) Soyaslan'a çocuklanmızı emanet etmek ne kadar çağdaşlıktır ve doğrudur diye düşünmeden edemiyoruz. İnsan haklarına aykırı olduğu hukukçu olmadan bile fark edilen bu ve buna benzer düşünceler başta kadınlar olmak üzere tüm insanlığın reddetmesi ve hatta elinden gelen tüm güçle mücadele etmesi gereken bir durumdur.

Bu bağlamda Prof. Soyaslan'ı istifaya, tüm toplumumuzu bize katılarak bu haksız, anlamsız ve çağ dışı anlayışa en kuvvetli tepkileri göstermeye davet ediyoruz.

Yüksel Üstün

Türkiye Çevre Kozası İnisiyatifi

(236 Kuruluş)"

Yayınlamaya devam ettiğim ve edeceğim bu açıklamalar, mesajlar, Türk Ceza Kanunu'yla ilgili olarak bana karşı açılan davalar görüşülürken Ankara ve İstanbul Adliyeleri'nde toplanan kalabalıklar 21. yüzyılda Türkiye'yi hâlâ en geri kalmış ülkeler, toplumlar düzeyinde tutmaya çalışan anlayışa karşı toplumun direncini göstermektedir. (Devam edecek)

DİĞER YENİ YAZILAR