Dün 'O filmlerde de sık sık değişen dekorlar, hızlı bir akış vardır. Dekorların, sahnelerin çoğu gerçek dünyayla bağlantınızı koparır. Sadece Inspector Clusoe'un oyununa, esprilerine kilitlenirsiniz' paragrafıyla bitirmiştik. Devam ediyoruz...
GORA'ya çok emek verilmiş ve Cem Yılmaz iki ayn rolde müthiş bir performansla oynamış. İzlerken onun tamamen farklı bir boyutta çalışan beynine, zekâsına, doğallığına bir kez daha hayranlık duydum. Çoğu sahnede dakikalarca güldüm. Sonra 'keşke bir yabancı yapımda da oynayabilse' diye düşündüm.
Gerçi GORA diğer ülkelerde de gösterilmeye başlandı ama tamamen bizim espri anlayışımıza göre yazıldığı için aynı şekilde algılanamayacağını biliyorum.
Kara mizah
Şimdi birkaç eleştiri... Birincisini daha önce bir başka filmi için de yapmıştım (hatırlayacağına eminim); çocukların, gençlerin (ve de sigaraya çok düşkün bir milletin) izleyeceği kesin olan filmde çook sigara içiyor. Sigaranın paketini de sık sık gösterdiği için reklâm amaçlı mıdır bilemem ama çook! Bence yanlış... İkincisi özellikle filmin başındaki okkalı küfür gibileri gerçekten olmasa da olurdu. Yabancı filmlerin çoğunda da küfür var ama yine; GORA çocukların da izlemek isteyeceği (ve özellikle Cem Yılmaz'ı sevdikleri için de etkileneceği) bir film...
Aynı nedenle robota kırda çobanın tecavüz sahnesi... Ülkemizin gerçeği bir kara mizah olarak müthiş ama... Anne babaların o sahnede "Ne yapıyor?" sorularına cevap vermeleri biraz zor olacak. (İzleyen gençlerden öğrendiğime göre onların da çoğu bu sahneyi rahatsız edici bulmuşlar.)
Sonuç: "Sen öylece dursan da güldürürsün, hiçbir şey yapmasan da idare eder" gibi sözler bence palavra. Sanat kolay değil ve iyi ki Cem Yılmaz öylece durmuyor.
Hâlâ görmediyseniz GORA'ya gidin, beğeneceksiniz.
Başrollerini Colin Farrell, Angelina Jolie, Anthony Hopkins, Val Kilmer gibi ünlü sanatçıların oynadığı Büyük İskender de savaş filmi sevenler için izlenebilecek bir film. Truva ve Kral Arthur benzeri sahneler kısa aralıklarla bu filmleri de izlemiş olanlar için biraz sıkıcı gelebilir ama ben beğendim.
Burada da İskender'in süregiden eşcinsel ilişkileri, özellikle Aşil'in de eşcinsel olduğunun sık sık vurgulanması rahatsız edici olabiliyor.
Erkeklerin öpüşme sahnelerini görmelerini istemiyorsanız çocuklarınızı götürmeyin.
Çağdaş Sanat buluşması
Art İstanbul Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması bu yıl'Barış ve Sevgi için'teması ile üçüncü kez düzenleniyor. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda 8-12 Aralık tarihleri arasında yapılacak olan fuarda 72 sanat galerisi yer alacak ve bu galerilerin çoğu Fikret Mualla, Bedri Rahmi ve Eren Eyüboğlu. Burhan Doğançay, Koray Ariş, Kornet, Hamit Görele, Mustafa Plevneli gibi ünlü resim ve heykel sanatçılarının eserleriyle katılacaklar.
Fuara yaklaşık 50 bin kişinin katılması bekleniyormuş ve bu yıl ilk kez çeşitli ilköğretim kurumlarının öğrencileri fuarı ücretsiz olarak ve ünlü ressamların rehberliğinde gezeceklermiş.
Sanatseverlerin kaçırmaması gereken büyük bir fırsat...
Ayrıca Genç Sanatçılar Resim Yarışması için başvurular 12 Kasım'a kadar kabul ediliyor. Yine ayrıca orada Art Cafe adında bir kafe ile, akşamları yemek, kokteyl minder sohbetleri gibi sürpriz etkinlikler de var. (Daha ne istiyonuuz?)
Çocuk suçlular!
Onlara ceza yok, suçu bir çocuk işlemişse hakkında zabıt bile tutulmuyor ve çocuk hemen ailesine teslim ediliyor.
Eğer suça aile de ortaksa hemen bir sonraki eylem mekânına doğru yola çıkılıyor.
Bankadan para mı çalınacak çocuklar önde, kuyumcudan altın mı yürütülecek ailece faaliyetteler.
Çünkü onlar yasaları çok iyi biliyorlar. Peki buna bir çare bulunmayacak mı?
Bu suçlu çocukları ailelerinden alıp ıslah evlerine göndermek, psikologlar ve eğitmenlerle onları vazgeçirmek mümkün değil mi?
Cezaevlerindeki yetişkin suçlular için bile 'topluma kazandırma' projeleri üretilir, onlara el sanatlan öğretilirken çocuklar neden öylece salıveriliyor?
Ve son soru;
Bütün bu olaylar benden başka kimseyi rahatsız etmiyor mu Allah aşkına?
Kedi Güler, Köpek Güler...
Hayvanseverler için bundan daha iyi bir buluş olamaz. Güler, 2005 yılı için kocaman takvimler hazırlatmış. Burada kedi ve köpekler öyle puf puf bembeyaz ve duygu sömüren sevimli tablolar halinde sunulmuyor, grisiyle, tekiriyle, siyahıyla tam oldukları gibi doğal karakterleriyle yansıtılıyor. Zaten amaç da bu; Hayvan Güler alemini duygusal şablonlardan kurtarmak.
O kadar da sevimli bir açıklama yapmışlar ki: "Güler ekibi, çalışma süresi boyunca 'çek şu kameranı!', 'sizin takviminizden bana ne!', 'bana dokunma tamam mı!' diyen, kendinden başkasını asla takmayan takvim kahramanlarını sabır ve sevgiyle poz vermeye ikna etti."
2004 yılında çalışma masamda güzel kedilerle dolu bir takvim vardı. Bu yıl masaya sığmayacağı için duvarda duracak. Siz de Kedi Güler ve Köpek Giller'i görmek isterseniz Remzi, Nezih, İnkilâp, Dost, D&R gibi kitapçılarda bulabilirsiniz.
Site Adresi: www.giller.ccTel: 0212-217 96 04
GORA ve Büyük İskender (2)
Dün 'O filmlerde de sık sık değişen dekorlar, hızlı bir akış vardır. Dekorların, sahnelerin çoğu gerçek dünyayla bağlantınızı koparır
Haberin Devamı

