Ne zaman BBG ile ilgili olarak bir tenkit yazısı yazsam okuyucularım, özellikle kadın okurlar hemen kaleme, pardon bilgisayara koşuyorlar.
"BBG'ye itiraz etmeyin, onun insanları aylaklığa alıştırdığını söylemeyin" demek için değil. "Bunca rezalet program varken neden sadece BBG'yi yazıyorsunuz" demek için. Bu kadın okurların çoğu ev hanımı. Yani gün boyunca ve akşam saatlerinde TV izlemeye vakit bulanlar ve çocuklarıyla birlikte de izleyenler.
Televizyon yönetenlerin "Memlekette saçmalayan, ipe sapa gelmez faaliyet ve konuşmalarla gündemin tepesine oturup isim yapan ne kadar şişirme isim, "sanatçı adı altında vatandaş", falcı, ahçı, dansöz varsa onları bulun çıkarın. Biraz da göbek ve şaklabanlık ekleyin, reyting yapar" inancının tam aksine görüş bildiriyorlar hepsi de. Sabahtan başlayıp akşama kadar devam eden, sonra da "Prime time" denilen en çok izlenen saatlerde de kâh "talk show" adı altında (güzel yapılan bir iki tanesi hariç), kâh magazin programı olarak kanallarda yer alan programlardan bıkıp usandıklarını söylüyorlar.
İşte bunlardan birinden (bu kez çalışan bir okurumuz) kısa bir bölüm. Mektup Mimar Sinan Üniversitesi öğretim görevlisi Arzu Pamukçu'dan geliyor:
"Sabahtan akşama kadar her kanalda yayınlanan kadın programları. Kadınlar spor yapmasın, kitap okumasın, kursa gitmesin diye sanki her saat bir kanalda bunlardan var. İki şarkıyla ünlü olmuş biriyle saatlerce geyik konuşmalar, yemek bölümünde genellikle çok kilolu insanlar tarafından ayrıntısıyla verilen yemek tarifleri, arada "can boğazdan gelir, ne gerek var spora, rejime" mesajları, her gelenle 40 yıllık dostmuş gibi sanal samimi konuşmalar, göbek atmalar.
Başka bir kanalda yedinci sınıf Meksika dizileri, içi boş masallar..."
Ve şöyle bitiriyor mektubunu Arzu Pamukçu:
"Sonuç olarak ailece izleyebildiğimiz 4 kanal kaldı: CNBC-E, Kanal 8, History Channel ve Discovery C.
Lütfen bize sütununuzda bu konudaki görüşlerinizi de bildirin. Saygılarımla"
Neyi iletiyorlar?
Daha önce de defalarca tekrarladığım görüşümü bildiriyorum; çok haklısınız, aynen katılıyorum rahatsızlığınıza.
Ben ve ailem de uzun süredir bu nedenle neredeyse televizyon seyretmekten tümüyle vazgeçtik. Reyting ölçüm aletlerini nereye takıyorlar bilmiyorum ama bu ölçümlerin "kafası olan" ve "düşünebilen" (üstelik yıllardır birbirinin tekrarından başka bir şey olmayan kadın ve eğlence programlarından içine fenalık gelmiş) izleyici kitlesiyle bir ilgisi olmadığı muhakkak. Sorumsuz televizyonculuk anlayışı nedeniyle ve TRT'nin bile özel kanallara özenmesi sonucunda toplumların en önemli iletişim aracı olan TV'nin etkisi de Türkiye'de sıfırlanmış durumda.
Eğitimsizliğin neden olduğu; trafik, gençlik sorunları, intiharlar, çocuk tecavüzleri, cinayetler, yasaların işletilmemesi, dedikodu, büyük kitlelerin çeşitli endişeleri, korkuları, fala-büyüye, din konusunda yanlış bilgilere inanma gibi sayısız problemi olan, gazete-dergi-kitap okumayan, sanat-kültür faaliyetlerinden anlamayan ve hoşlanmayan bir toplumda 24 saat göbek ve geyik muhabbeti. Atılan anlamsız kahkahalar... Bundan daha kötü örnekler düşünebilir misiniz?
Yetenek olsaydı!
Kafayı sürekli reytinge takacaklarına, örneğin BBC'de nasıl bir yayıncılık anlayışı olduğuna bir göz atsalar doğruyu kolayca bulacaklar. Gün boyu yayınlanan programlarda çocukları, gençleri, anne babaları kendileriyle ilgili konularda nasıl eğittiklerini görecekler. Resim, müzik, genel kültür, trafik, kaza anında ilk yardım, görgü... Her şey veriliyor.
Biraz önce özel bir kanaldaki iki müzik sanatçısının sunduğu "eğlence-kadın" programına gözüm takıldı. Koca koca kadın konuklar çocuk gibi sandalye kapmaca oynarken aralarda da göbek atıyorlar.
Başka kanallarda da dekolte giyimi iyice abartan, dansözlerle yarışan kadınlar dans ediyor.
TV'lerdeki saçmalık yetmediği için "Vajina Monologları" ekibi seksi malzeme yapan yeni bir oyunu Avrupa'dan alıp oynayacaklarını açıklıyor.
Doğa Rutkay hanım, bakmış ki şöhret gidiyor;
"Site açıp yatak, giyim, çalışma odalarımı sitemde sergileyeceğim. Çıplak fotoğraflar da olabilir " diyor. Şu andan itibaren onu pogramlarda konuk olarak görebiliriz demektir. Yeteneği olan, kendine güvenen başka tiyatro oyunu, başka "site" mi bulamıyor?
Rezaletin boyutu arttıkça "lâf bol, istismar çok, icraat yok" dinci partilerin oyları artıyor. TV kanalı yöneticileri bir araya gelerek parayı tek ölçü olmaktan çıkarmalı, ortak kararla televizyonlara çeki düzen vermeli artık.
Yazık oluyor güzelim Türkiye'ye!
Göbek atın, eğlenmek hakkınız!
Ne. zaman BBG ile ilgili olarak bir tenkit yazısı yazsam okuyucularım, özellikle kadın okurlar hemen kaleme, pardon bilgisayara koşuyorlar
Haberin Devamı

