Giuliani diyor ki "Yasalar her şeydir!"

Pazar gecesi saat 02.30 sıralarında TV'de New York Bölge Savcısı ve sonra Belediye Başkanı olan Giuliani'nin hayatını anlatan filme rastladığımda ondan söz eden yazımı çoktan yazmıştım

Haberin Devamı

Pazar gecesi saat 02.30 sıralarında TV'de New York Bölge Savcısı ve sonra Belediye Başkanı olan Giuliani'nin hayatını anlatan filme rastladığımda ondan söz eden yazımı çoktan yazmıştım.

Muhteşem bir tesadüftü doğrusu. Aralarında Clinton'ın avukatları da olan New Yorklu arkadaşlarımdan dinleyerek yazdığım başarılarını, yaşamını izleyerek, tam zamanında öğrenmek iyi oldu. Keşke herkes görebilse bu filmi.

New York gibi iki dakikalık elektrik kesintisinde binlerce suç olayının görüldüğü bir megapolde inanılmaz bir ısrarla ve hiç kimseye taviz vermeden olayların üzerine giderek suç oranını minimuma indirdiği için halkın sevgilisi olan Giuliani şöyle diyordu:

* "Bir toplumun mutluluğu için yasalar her şeydir."

* "Kanun, ona uymamayı alışkanlık haline getirenlerin yüzünde beton gibi patlamalı."

* "Bu ülkeyi suçlulardan temizleyeceğiz. Uyuşturucu kaçakçıları, rüşvet yiyen ve yolsuzluk yapanlar, aşırı harcamalarla devleti çökertenler, mafya, trafik, her konuda suç işleyenler karşılığını fazlasıyla ödeyecekler."

* "Sokak terörünün derhal sona ereceğini halkıma bildirmek isterim."

Ve sözünde duruyor. O dev kenti muma çeviriyor. Bu nedenle 11 Eylül'de Başkan Bush'tan daha büyük bir destek ve sevgiyle karşılaşarak şehrin kontrolünü sağlıyor. New York polisi dahil herkesi muma çeviriyor.

Bu gücü nereden alıyor? Yasalardan. Onlara olan inancından... Ama yalnız yapmıyor bunu, olayları kendisi kadar yakından izleyen ve doğru yorumlayan, en ufak bir hatayı affetmeyen, polisin masum bir genci öldürmesi ile sokaklara dökülen bilinçli bir toplumla yapıyor. Sadece bu olayda bile (bütün başarısına rağmen anında) kendisine "güven puanını düşüren" bir toplumla.

Şehir projeleri için harcanan paralan kalem kalem, tek tek kontrol ederek belediyeyi de düzene sokarak.

Fazla söze gerek var mı bilmem. Size ABD'nin bazı eyaletlerinde hâlâ idam cezasının kaldırılmayış nedeninin de adaleti sağlamak ve suç oranını düşürmek olduğunu, İtalya' daki Temiz Eller Operasyonu ve ağır cezalarla had safhaya çıkmış yolsuzlukların bitirildiğini de hatırlatabilirim. Bizde de yine Doğu ve Güneydoğu'da "kana kan, cana can" töresi nedeniyle işlenen cinayetlerin, kan davalarına ağır cezalar getirildikten sonra büyük ölçüde azaldığını da.

Bu örnekler ortadayken hiç kimse "İşlenen suçları ceza ile önleyemezsiniz" deme hakkına ve lüksüne sahip değildir. Ne yapsın Türkiye? "Önce eğitelim, kafaları değiştirelim" diye binlerce çocuk ve kadın katliamına göz yummaya devam mı etsin? Söz konusu suçlar yeni icat edilmedi. Ortada ceza yokken bir de af kanunlarıyla sokaklara salıverilen binlerce suçlunun savaş alanına çevirdiği ülkeyi düzene sokabilmek için sağ duyulu hukukçular (diğerleri kapsam dışı) yıllardır kafa patlatıyor.

Bugün çok önemli
Bizler bu suçların yasalar yanında eğitimle, TV'nin "yaygın eğitim gücü" kullanılarak (ki yapılan programlara Doğu'dan gelen telefon bağlantılan, töre cinayeti işlemek istemeyenlerin televizyon kanallarına koşmaları da bunu gösteriyor), SIĞINMA EVLERİ açılıp şiddete uğrayan kadınlan derhal ailelerinden alarak, bu olaylan önlemeye ve çözmeye çalışan STK'lara ve sığınma evlerine devlet ödeneği verip destek olarak azaltılabileceğini devamlı yazdık (sonuncusu 25 Nisan Çarşamba...)

İşte şimdi de CHP'li milletvekillerinin çabasıyla Anayasa'nın 10. maddesine şiddeti önlemenin ve kadın-erkek eşitliğini sağlamanın devlet sorumluluğu olduğunu belirtecek değişiklikte sıra.

Bugün Meclis'te oylanacak..

"Anayasa ve TCK değişikliklerinde" sadece Türkiye'ye değil AB'ye karşı da "insan haklarına olan samimiyetini" ortaya koyacağı için AKP'nin şu günlerdeki tutumu çok BÜYÜK ÖNEM taşıyor.

Onun için gelin biz medyaya kusur bulup duracağımıza elele verip doğru yönde gayret gösterelim.

Bu mesele bir kadın sorunu değil insanlık sorunudur. Sesimizi yükseltmek, toplu olarak tepkimizi göstermek de bizim vatandaşlık görevimizdir.

Giuliani'yi ve New York halkını aklınızdan çıkarmayın.

Önce YASA, sonra EĞİTİM. Önce kafaların değişmesini beklersek bizim kafalar 300 yılda bile zor değişir!

DİĞER YENİ YAZILAR