Genelkurmay'ın açıklaması yetmedi!

İncirlik Üssü'nde Amerikan askerlerinin kelepçelediği Pilot Binbaşı Ferih Dinçer olayı konusunda Genelkurmay bir açıklama yapmış...

Haberin Devamı

İncirlik Üssü'nde Amerikan askerlerinin kelepçelediği Pilot Binbaşı Ferih Dinçer olayı konusunda Genelkurmay bir açıklama yapmış. Açıklama "Binbaşı ile eşinin aslında Amerikalı subayların gittiği ama Türklerin de girebildiği bir sosyal tesisten çıkarken bir Amerikalı çavuş tarafından durdurulduğunu, Binbaşı Dinçer arabadan inmek istemediği için zorla indirildiğini" söylüyor.

Daha sonra birliğin nöbetçi amiri Türk güvenlik ekibiyle birlikte olaya müdahale etmiş ve ABD'li güvenlik görevlisi hakkında cezai işlem yapılarak Türkiye'den gönderilmiş.

Mağdur Türk subayına ise bir moral tatili verilmiş. Ama o "ordunun sanki suçluymuş gibi" kendisini yalnız bıraktığını söyleyerek istifa etmiş.

Binbaşının ABD'li çavuş tarafından ısrarla arabadan indirilme sebebi sadece park yerinden çıkışta yanlış bir yöne doğru gitmesi... Bunu yapınca çavuş önce sürücünün alkollü olduğunu düşünmüş, sonra da kendini trafik polisi sanarak arabadan inmesini istemiş. Kaldı ki trafik polisi bile önce alkol muayenesi yapar ve evraklarını ister.

Pilot Binbaşı Ferih Dinçer "Alkollü değildim. Öyle olduğumu iddia ediyorlarsa testi göstersinler" diyor. Dün gazetelerde bu olayın İncirlik Üssü'ndeki tek olay olmadığı, benzer davranışların başkalarına da yapıldığı haberi de vardı.

Çuvala sustuk da...
Şimdi bu durumda Genelkurmay'ın açıklaması hiç de tatmin edici gelmiyor. Amerikalı askerlerin Irak'ta Türk askerinin kafasına çuval geçirmesine sustuk, sineye çektik. Ama kendi topraklarımızdaki bir "üs"te kendi subaylanmıza kelepçe takmalarına, hakaretamiz davranışlarda bulunmalarına da susmamız gerekmiyor herhalde.

Binbaşı Ferih Dinçer son derece onurlu bir davranış sergilemiş, "yalnız bırakıldığı" konusunda da çok haklı.

Böylesine budalaca, küstahça yapılmış bir uygulama için sadece çavuşu Türkiye'den göndermek yetersizdi. ABD'li yetkililerin önce Binbaşı'dan, sonra da Türk Genelkurmay'ından resmen özür dilemesi ve bu tür bir olayın asla tekrarlanmayacağına söz vermesi gerekirdi.

Sınırlarından girer girmez Türklerin bagajlarını köpeklere koklatan, istediği zaman iç çamaşırına kadar arayarak terörist muamelesi yapan bir milletin bizim topraklarımızda çok saygılı olmasını beklemek hakkımızdır.

Hem de sonuna kadar!

İhtilal gibi baskın!
İyice şaşırdık biz herhalde... Ya da aklımızı kaçırdık. Önce turizm sezonunun ortasında İstanbul'un en turistik, en gözde semti olan Beşiktaş'ta, Boğaz kıyısındaki 11 eğlence yerini kapattılar.

Hem de Beşiktaş'ı "turistik bölge" sınıfından çıkanp itirazları önlemeyi ve yetkileri Çevre Bakanlığı'na devretmeyi plânlı olarak yaptıktan sonra...

Sanki gürültüyü önlemenin başka çaresi yokmuş, müziği belli saatlerde kısmayan işletmelere uygulanacak başka yaptırım kalmamış gibi, içindeki sayısız restoranla birlikte 11 kulübün kapısına bir hafta kilit vurmalarına tepkiler sürerken bu kez de gidip en turistik sahil beldelerinin başında gelen Bodrum'a baskın yaptılar.

Türkbükü'nde müzikli bir restoranda eğlenmekte olan Celâl Çapa "Bir anda karşımda silâhlı askerleri görünce ihtilal oldu sandım" demiş. O arada 15 kişilik bir turist grubuna da askerler tarafından pasaport kontrolü yapıldığını sözlerine ekleyerek...

Yurtdışına gidenler benimle birlikte bir hatırlamaya çalışsınlar; hayatımızda hiç herhangi bir ülkede böyle bir olayın benzeriyle karşılaştık mı? Herhangi bir ülkenin, herhangi bir restoranında, kulübünde polis veya asker gördük, onlar tarafından sorguya çekildik mi?

Bu olayları basit bir "gürültüye önlem" gayreti olarak alıp buna göre yazı yazan meslektaşlarımız da, hepimiz de görmek zorundayız ki artık bunların gürültüyle filân ilgisi yoktur.

Bu baskınlar resmen "içki içilen, eğlenilen, dans edilen" yerlere bir tepki hareketine dönüşmüştür.

Ama sonuç yalnız halka "eğlenmeyi yasaklama" durumu yaratmakla kalmıyor, turizmi de baltalıyor.

Eğlence mekânlarının kontrol yetkisinin Çevre Bakanlığı'na verilmesine ve bu girişimlere susulduğu takdirde saçmalığın dozunu giderek arttıracaklar, benden söylemesi!

DİĞER YENİ YAZILAR