Gelinle damat!

Başbakan Tayyip Erdoğan, Necmettin Erbakan'la omuz omuza olduğu günlerde "gâvur adeti", "Batı taklidi" diyeceği türden şaşaalı bir törenle küçük oğlunu evlendirip, dünürünün deyişiyle "balayı değil ama kısa bir tatil"den sonra Amerika'ya gönderecek

Haberin Devamı

Belediye başkanlarının nikâh kıymak için yarıştığı milli düğünümüz nihayet bu akşam yapılacak.

Başbakan Tayyip Erdoğan, Necmettin Erbakan'la omuz omuza olduğu günlerde "gâvur adeti", "Batı taklidi" diyeceği türden şaşaalı bir törenle küçük oğlunu evlendirip, dünürünün deyişiyle "balayı değil ama kısa bir tatil"den sonra Amerika'ya gönderecek.

Lütfi Kırdar Kongre Binası'nda binlerce davetlinin huzurunda evlenmek Bilâl Erdoğan'la nişanlısının da tercihi miydi acaba yoksa sadece "Tayyip Baba"larını kırmamak için mi kabul ettiler insan merak ediyor doğrusu. Öyle ya şimdi aklı başında, sorumluluk sahibi gençler öyle şaşaalı düğünlerden, gösterişten pek hoşlanmıyorlar.

Ne de olsa bunca yoksulu, işsizi, mağduru, üç kuruşa muhtaç insanı, ameliyat parası bulamayan vatandaşı olan bir ülkede 7000 kişilik düğün oldukça rahatsız edici bir görüntü. Antipatik yapıyor sahiplerini ister istemez. Binlerce dolarlık gelinlikler, damatlıklar, alışverişler, takılar, gümüş kutularda verilecek nikah şekerleri gözler önünde. Medya doğal olarak adım adım izliyor ve duyuruyor.

Din ve laik ahlak
Din, inanç konusunda öylesine, böylesine hassas görünen, sık sık bunu vurgulayıcı açıklamalar yapan bir partinin lideri için çok, çook iddialı bir görüntü. Yani yolsuzlukların bile "dinle değil, laik ahlâkla ilgili" olduğunu söylemiş bir partidir hatırlatırım. Her ne kadar sonradan toparlansa da söylenmiş bulunmuştu bir kere. O hesapça da "dediğimi yap, yaptığımı yapma" sonucu çıkıyordu ortaya. Yani AKP'liler yolsuzluk yapmaz, onlar dine daha yakın duruyorlar (tekelde ya din). Diğer partiler ise laik anlayışa, onlar yapabilir. Ve tabiî sonuçta da, devlet arazilerini zimmete geçiren, kaçak evlere, arsalara sahip bakanlarını unutturma cinliği.

E bu kadar dine saygılıysanız o din "israf haramdır, yiyin, için ama israf yapmayın" da diyor size. Peki bu ne?

Yani inanın bunları Ecevit, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Deniz Baykal ya da bir başka lider yapsa onu da aynen yazardık. Da... Onlar hiç değilse "din, laik ahlâk" falan diye ahkâm kesmiş olmazlardı.

Değişim
Erbakan'la yola çıkan ve yolun yarısında değiştiğini iddia eden bir siyasetçinin biraz farklı bir üslubu olmalı değil miydi? Değişim yalnız vatandaşa yüklenecek sorumlulukların artması, arttırılması demek midir?

Erbakan'ın Çırağan Sarayı düğünlerine eş masrafta (7000 kişiye gümüş şeker kutusu bile yeter) düğünler, çocuklara, gelinlere aile boyu Amerika eğitimleri nasıl bir farklılık ortaya koyuyor?

İmarzedeler Vatan'ı ziyaretlerinde "Tayyip Bey 'paralarını oraya yatırırken bana mı sordular' diyor. Bizim ne Amerika'ya ya da başka bir ülkeye gidecek, ne de çocuklarımızı oralarda okutacak imkânımız var. Vatandaşın hakkını neden aramıyorlar. Bankaları neden zamanında denetletmiyorlar. Ve sonra da nasıl böyle konuşuyorlar" demişlerdi.

Bu ülke vatandaşlarının çoğu açlık sınırında yaşıyor. Yolsuzluk, haksızlık, adaletsizlik had safhada...

Haydi bunlar hükümetleri yeterince rahatsız etmiyor, acil çözüme yöneltmiyor. Hiç değilse gösterişten kaçınıp daha makûle, tevazuya yöneltmeli değil mi?

Başbakan'larının gösterişini doğal karşılayanlar bir daha "Televole"lerdeki gösterişli yaşamlara lâf etmesinler bence!



Aşkım aşkım
Bu şarkıyı her dinleyişimde 'Ebru Gündeş, kendi albümüne yetişmediği için kimbilir ne kadar üzülmüştür' diye düşünmeden yapamıyorum. Kenan Doğulu Aşkım Aşkım'ı aslında onun için hazırlamış. Biraz geç kalınca da kendisi söylemiş ki bence yeni CD'sinin en güzel parçası. Arabeske artık kulaklarımız iyice alıştığı ve arabeskle pop birbirine karıştığı için Kenan Doğulu'nün arabesk söylemesini de yadırgamıyor insan. "Aşkım Aşkım" gerçekten çok zevkle dinlenen bir şarkı. Doğulu Yener Süsoy'la yaptığı röportajda "Ben Tarkan kadar iyi şarkı söyleyemem, o da benim kadar iyi gitar çalamaz" demişti. Galiba kendine biraz haksızlık ediyor. İkisinin de kendine özgü, farklı bir tarzı var. Tarkan'ın parçaları elbette çok güzel ve o Türk Sanat Müziği'ne yakınlığının avantajını kullanıyor. Bununla birlikte yine albümünün en dikkat çekici parçası -gecen yıl 'Hüp' olduğu gibi- Nazan Öncel'in "Dudu Dudu"su. Nazan Öncel artık ne tür şarkıların daha çabuk benimseneceğini, daha akılda kalıcı olduğunu biliyor ve demek ki şarkı sözü çok önemli.

Melez müzik
Her ne kadar bana aynı söz yazarlan ve besteciler tarafından yapdan şarkılar hep birbirine benziyormuş geliyorsa da, bizde TVlerdeki "reyting" gibi müzikte de sadece "satış" önemli olduğuna göre çabuk benimsenen, sevilen şarkılar bulmak ilk tercih zira...

Kısacası Türkiye pop müzikte bir (batı, arabesk, sanat müziğinden oluşan) karma dönemden geçiyor, müzik kişilik kaymalarına uğruyor, gençlerin zevki değişiyor ama bu bir geçiş dönemi. Ben sonunda Türk popunun da kendi kimliğini bulacağına inanıyorum.

Dönelim Kenan Doğulu'nün son albümüne. Gerçekten parçalarda müzik ve özellikle gitar nefis. O da bir müzisyen çocuğu olmanın ve küçük yaşta gitara başlamanın avantajını kullanıyor. Kenan'ın bir avantajı da gençlere, hayranlarına karşı olan sorumluluğunu hiç unutmaması. Her zaman sevecen, halka yakın ve saygılı. Konuşmalarında, davranışlarında bu havayı hiç bozmadı.

Bir hatası var, arasıra başka sanatçılara sataşmak!

"İnan bana..."
Murat Evgin in de son albümü arabada "başucu" ya da "direksiyon ucu" olarak seçtiklerimden. Murat Evgin'in müziği beni dinlendiriyor. "İnan Bana "ya bayılıyorum. Murat pop müziği ve "rock" tarzını hiç saptırmadan ve özgün bir stil olarak değerlendiriyor. Hiçbir başka tarzın veya müzisyenin etkisi yok parçalarında ve ben bunu çok takdir ediyorum. O da gitarı erken yaşta öğrendiği için çok güzel çalıyor ve parçalarında bunu fark ediyorsunuz. "Daha dün annemizin" isimli okul şarkısının bir pop müzik parçası olarak yorumlanacağı 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Albümde söz ve müziği kendisine ait o kadar güzel şarkılar var ki profesyonel müziğe yeni başlayan Murat Evgin'i kutlamak istedim.

İyi gidiyor ve pop müzikte kendine sağlam bir yer edinecek gibi görünüyor.

Erol Evgin'in oğlu olarak başka çaresi de yok galiba zaten!

DİĞER YENİ YAZILAR