Gazeteleri okuyan Avrupalı’nın şaşkınlığı!

Avrupa Parlamentosu’nda görevli Belçikalı gazeteci arkadaşım Odile Harvey bir haftadır İstanbul’daydı

Haberin Devamı

Avrupa Parlamentosu’nda görevli Belçikalı gazeteci arkadaşım Odile Harvey bir haftadır İstanbul’daydı.

Geri döndüğünde “Türkiye’de Bir Hafta” başlıklı bir yazı dizisi hazırlayacağı, bu yazıları Fransız ve Amerikan gazetelerinde de yayımlayacağı için, görüştüğümüz zamanlarda bana sık sık sorular sordu.

“Gazetelerde ne haberler var?

Bugün ne yazdın?” gibi sorular da dahil...

Gazeteleri ve yazılarımı birkaç gün üstüste ona açıklayınca sonunda dayanamadı ve;

“Siz bu ülkede korkmadan nasıl sokağa çıkıyorsunuz” diye sordu. Bu sorunun cevabının da yazısında geçeceğini bildiğim için olayı yumuşatmaya çalıştım;

‘Yok canım, durum sandığın kadar da vahim değil. Her an bu kapkaççılarla, katil ve tecavüzcülerle, şiddetin her türlüsüyle karşılaşıyor değiliz. Önlemek için her türlü güvenlik önlemi alınıyor. Cezalar da oldukça ağır... Ortada bir panik durumu filân yok.’

Ama ne acıdır ki söylediklerime kendim de inanmıyor, konuşurken Pinokyo gibi burnumun uzayacağı duygusuna kapılıyordum.

Sonunda konuşmamı ‘Sen yine de Taksim, Beyoğlu gibi yerlerde dolaşırken kendine ve çantana dikkat et’ diye bitirdim.

Artık ülkede güvenliği sağlayacak “Polis” bile canını kurtaramıyor, durum o kadar vahim.

17 aylık bebeklere toplu tecavüz ediliyor ve tecavüzcülere (nasılsa sonunda onu da 8-10 yıla indirirler) sadece 23 yıl hapis, onu koruyamayan, tecavüzcülere bırakan suçlu anneye sadece 8 yıl hapis öngörülüyor.

Avrupa ve Amerika’da kesinlikle asla affa uğramayacak müebbet hapis olurdu bu ağırın ağırı suçun cezası.

Kapkaççılar, kadınlara tecavüz edip öldürenler ve diğer birçok suçun faili serbest bırakılıyor.

Türkiye’de hukukun sadece kağıt üzerinde varolduğunu artık dünyadan daha uzun süre saklamak mümkün olmayacak, bu rezaleti herkes duyacak.

Duysun da...

Meclis ve Hükümet AB’ye uyum yasası çıkaracaklarına önce ülkede yasaların uygulanmasını sağlasınlar.

Adaleti olmayan toplumun hiçbir şeyi yok demektir.

Odile Harvey sorusunda son derece haklıydı; vatandaşlar olarak sokağa çıkmaya korkuyoruz!

*****

Erdoğan aday olursa..?
Bilal Çetin Perşembe günü VATAN’da Başbakan Erdoğan’ın medya temsilcileriyle yaptığı toplantıyı ve izlenimlerini yazmıştı.

Bugüne kadar Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığına adaylığı konusunda kesin bir şey söylemediğini, hâlâ açık açık “olacağım” dememekle birlikte bu toplantıdaki konuşmasından çıkan sonucun “kesinlikle olacağı” yönünde olduğunu anlatıyordu.

“Gelişmelerin seyrini izleyecek. Adaylığının doğurabileceği riskleri tartacak (...) Kurumsal mutabakat durumunu tartacak ve son anda kararını açıklayacak.”

12 Kasım Pazar günü öğleyin saat 12.30’da benim hazırlayıp sunacağım (daha doğrusu çok yetenekli ve genç bir ekiple birlikte hazırladığım) HER AÇIDAN programı başlıyor.

Mart, Nisan, Mayıs 2006’da hazırladığım programı büyük bir ilgiyle izlemiştiniz, yine aynı beğeni ve ilgiyle izleyeceğinizi umuyorum.

İlk programın konusu Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olsun mu, olmasın mı?.. Bugüne kadar bu konuda bazı program ve yazılar gördünüz ama her açıdan ve en yetkili kişilerden konunun irdelenmesini izlemediniz. Bu programda, bugüne kadar yapılan kamuoyu araştırmaları da konunun uzmanı bir milletvekili tarafından değerlendirilecek.

Sanıyorum Tayyip Erdoğan’ın kendisi için bile oldukça yararlı, ortaya çıkabilecek risklerin açıkça tartışılacağı bir program çıkacak ortaya.

Pazar’a hepinizi bekliyorum. Unutmayın!

DİĞER YENİ YAZILAR