Garip olaylar, garip konuşmalar!

Haberin Devamı

O kadar çok ve o kadar garip şeyler söyleniyor ki içinde kaybolmamak mümkün değil. Buna rağmen gelen okuyucu ve izleyici yorumlarına baktığımda çoğunun “taşları doğru yere oturtmayı başardığı” görülüyor.

Aslında hükümetlerin görevi komplo teorisi üretmek değil, teröristleri yakalamaktır. Türkiye bir uçtan öbür uca illerinde yapılan terör eylemleriyle, linç girişimleriyle karşı karşıya. Tokat saldırısında 7 ilden 7 şehit vermişiz, hâlâ sadece söylem üretmekle meşgulüz.

Tokat olayının hemen arkasından Başbakan, onun Yardımcısı, Sanayi Bakanı, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhurbaşkanı bu saldırının “PKK dışında başka bir örgüt” tarafından yapıldığını ya da aynı anlama gelecek şekilde “karanlık bir provokasyon” olduğunu söylemişlerdi. Şimdilerde Ergenekon “içine ne bulursan attığın bir çöplüğe” dönüştü ya, bu saldırının da Ergenekon tarafından yapıldığı (veya belki sadece orduyu kastediyorlar, bilinmez) anlatılmaktaydı, nitekim yandaş medya hemen manşetlerinden ve köşelerinden bu iddiayı alabildiğine destekledi.

Hatta Albay Dursun Çiçek ile Ergenekon tutuklusu İbrahim Şahin’in (kim darbecidir, kim değildir hâlâ bilmiyoruz) Reşadiyeli olmasından yola çıkarak “Ergenekon’un tüm ilişkileri Reşadiye’de kesişiyor” diyenler oldu. PKK saldırıyı üstlendikten sonra hemen geri adım atmak (ve daha ne olduğu anlaşılmadan resmî açıklama gibi konuşmuş olmanın sorumluluğunu üstünden atmak) zor oluyor tabii, bu nedenle Başbakan Erdoğan ile Yardımcısı Arınç gerçekten hayret edilecek şekilde iddialarını sürdürdüler.

Başbakan “Terör örgütü üstlendi ama kendi merkezlerinin talimatıyla değil, kopuk olan Dersim grubunun yaptığı gibi bir yaklaşımla üstlendi. Ama acaba gerçek bu mudur? PKK üstlendi diye ‘bu budur’ diyemeyiz, bu da ayrı bir stratejik taktik olabilir. Güvenlik güçlerimiz işin gerçek yüzünü ortaya çıkarmak için çalışıyor” dedi. Yani hâlâ Ergenekon’u kastediyor. Arınç ise aynı gün, PKK’nın üstlenmesine rağmen;

“Olayı kim yapmıştır, niçin yapmıştır ancak bunları yakaladıktan sonra ortaya çıkabilecektir. Tokat’ın Reşadiye ilçesinin böyle bir eylem için seçilmesinin özel bir anlamı var mıdır, yok mudur?.. Bu bölge yıllardır PKK terörünün olmadığı ama başka terör örgütlerinin eylem yaptığı bir bölgedir... Kendilerine göre Dersim ismini kullanan bir çete tarafından bu işin yapıldığı kendilerine (PKK’ya) yakın olan internet haber ajansında ortaya atılmıştır. Dolayısıyla bu eylemin PKK örgütü adına işlendiği bugün için gerçekleşmiştir. Şimdi bize düşen sıkı takip ve iyi istihbaratla yapanları bizzat yakalamak, sadece tetiği çekenleri değil onlara komuta veren, hükmeden beyinleri de bulmaktır (...) Maalesef bu eylemi yapan örgüt, Öcalan adına yaptığını söylüyor. Bazı olayların perde arkasını yıllar sonra anlayabiliyoruz.”

GALİBA BAĞLANTI ÇIKIYOR

Bırakın her şeyi ama her şeyi bir yana sadece bu sözler bile akıl almaz gelmiyor mu size?.. Herhalde önce birileri olayın arkasından alelacele bu sitede çıkan “Dersim Çetesi” haberini yerleştirmiş, ilk açıklamalar buna göre yapılmış. PKK üstlendikten sonra ise “Güvenlik güçleri işin gerçek yüzünü araştırıyor. Ortada başka örgütler -yani Ergenekon- var. PKK onların maşası ve maalesef örgüt Öcalan adına yaptığını söylüyor (Bundan dolayı üzgünüz demek mi istiyor ‘maalesef’ ile acaba) ama öyle olmayabilir, durun bakalım” diyorlar.

Yani kısa süre sonra bu saldırıda PKK-Ergenekon bağlantısı çıkarsa hiç şaşırmayalım, güvenlik güçleri bunu araştırıyor(!) PKK üstlendi ama belki Ergenekon’u koruyordur(!!)

Peki şimdiye kadar bütün PKK saldırılarında niye güvenlik güçleri aynı bağlantıyı araştırmamış, örgüt üstlenince ona inanmıştı, bir de bunu açıklasınlar.

Hani birkaç gün önce bazı gazetelerle ilgili olarak “PKK’yı Ergenekon yaptılar, orduyu zaten daha önce yapmışlardı, demek ki ordu ile PKK aynı saflarda” yazmıştım ya, galiba sonunda o noktaya geleceğiz.

Artık her şey beklenebilir.

DİĞER YENİ YAZILAR