Garip konuşmalar, komik teklifler!

Haberin Devamı

Herkes mi şaşırdı, bizim kafaları abuk sabuk olaylarla bunalttılar da bize mi tüm konuşmalar garip gelmeye başladı bilmiyorum.

Bildiğim bir şey varsa devletin tüm kurumlarına yıllardır ve hâlâ “türban” etrafında takla attırıldığı... Her kafadan bir ses çıkar, açıklamalar, teklifler komediye dönüşürken memlekette yıpratılmadık (aslında daha uygun argo sözcükler var ama) kurum bırakılmadı.

Son olarak “yasama”nın başındaki Köksal Toptan’ın (üstelik bir hukukçu) devletin üçüncü erki olan “yargı”ya “yetki sınırlarını aştı” diyerek kendi tarafsız konumunu bozup, kendi yetki sınırlarını aşmasının ardından TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya’nın “Anayasa Mahkemesi kararlarının TBMM tarafından askıya alınması” yönündeki önerisi gerçekten bardağı taşıran damlalardır.

Düşünün, hiçbir demokratik ülkede görülmedik şekilde yasama, yargıyla çekişiyor, yüksek mahkemeyi etkisiz kılmaya çalışıyor. Yalnız AYM değil, tüm yüksek mahkemelere ve yargıçlara saldırıların arkası gelmiyor.

Düşünün, Meclis’in Adalet Komisyonu’nun başında olan ve doğal olarak hukuktan anlaması gereken biri TBMM Mahkeme kararlarını askıya alacak bir değişiklik yapsa bu değişikliğin de Anayasa Mahkemesi’ne gidebileceğini ve iptal edilebileceğini bilmiyor.

Onun kadar garip bir konuşmayı daha Mahkeme “karar gerekçesini açıklamadan”, karar duyulur duyulmaz AYM Başkanı Haşim Kılıç yapıyor ve “Aman bu karar birlikte yaşama azminizi bozmasın” benzeri zamansız ve anlamsız bir cümle sarfediyor.

Yatıştırma maskesi altında kışkırtmadan başka bir şey değil.

EVRENSEL CEVAP!

Dün CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın “Anlaşılıyor ki herkes durumu içine sindirecek” sözlerini duyuyoruz.

Ne demek bu? Ne gerek var?

Bugüne kadar Anayasa Mahkemesi kararları sonrasında bunlar söylendi mi? Sonuçta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi var, evrensel hukuka uyma zorunluluğu var, içine sindirmeyen, sınırların aşıldığını düşünen AİHM’ye gider, evrensel cevabı alır.

Geriye dönelim, İyimaya bir de açık açık “Anayasa Mahkemesi üyelerini değiştirme”den söz etmiş ki işte şu anda asıl istenen budur. Sıra, görevi “yasamanın çıkardığı kanunların Anayasa’ya, Cumhuriyetin temel niteliklerine aykırı olup olmadığını denetlemek” olan ve aslında çoğunluğu ele geçiren partilerin baskı rejimine bile geçebildiğinin görülmesi üzerine, bunu önlemek için kurulmuş olan (tüm demokratik ülkelerdeki kuruluşundan söz ediyorum) Anayasa Mahkemesi’ne geldi.

Ya ortadan kalkacak, ya yasamanın elinde olacak.

“Daha çok demokrasi” isteyenler işte bundan sonra görecekler demokrasi(!)yi...

Haydi, el birliğiyle yok

edelim şu yargıyı, sonrası Allah

kerim!

*****

Kalp taraması çok önemli!

Yalnızca kalp taraması değil aslında beyinden başlayarak kolon testlerine kadar bütün kontroller önemli, kadınların göğüs ve jinekolojik muayenelerini aksatmamaları da çok çok önemli ama kalp hastalıklarının “hiçbir belirti göstermeden, sinsi sinsi ilerleyebileceğini” yakın bir örnekle yeni gördüm.

Hem de 45 yaşında, hiçbir sağlık sorunu bulunmayan bir arkadaşımda...

Bu olay nedeniyle ilk kez gittiğim, temizliği ve tüm donanımıyla Avrupa, Amerika hastanelerinden farksız bulduğum, Bakırköy’deki Ethica İncirli Hastanesi’nde çalışan arkadaşım (ismini vermemi istemiyor) tamamen tesadüf sonucu hastanenin düzenlediği “kalp taraması” kapsamında sanal anjiyo yaptırmış.

Bu, bildiğim kadarıyla (ben de bir kez yaptırdım) damardan ilaç verilerek MR aleti benzeri bir aletin içinden geçerek (9 saniyede) yapılıyor.

Adına da “64 kesitli Koroner BT Anjiyografi” deniyor. İşte hiç aklında yokken bu kontrolü birkaç dakikada (ilaç verilmesi dahil) yaptıran arkadaşım, sonuçlara bakan Radyoloji Bölüm Başkanı Dr. Alp Ömeroğlu’nun açıklamasıyla kalbe giden ana damarında daralma olduğunu öğrenmiş.

Hemen yapılan anjiyo ana damarın yüzde 80 tıkanık olduğunu ortaya çıkarmış ve bu damar hemen stent takılarak açılmış.

Böylece belki de kısa bir süre sonra geçirebileceği ciddi bir kalp krizi önlenmiş olmuş.

Bunu size mutlaka anlatmak istedim çünkü yakın arkadaşlarım arasında bile “check up”a önem vermeyen, ihmal edenler var. Aralarında ihmal sorunlarını yaşayanlar oldu ve ayrıca tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kalp krizi nedeniyle ölüm ilk sırada geliyor.

Siz siz olun her şeyi erteleseniz bile sağlık kontrolünü ertelemeyin. Benden söylemesi!

(Aynı yerde kontrol yaptırmak isterseniz Tel: 0212- 466 40 40)


DİĞER YENİ YAZILAR