Fransız Sokağı'ndaki ses!

Beyoğlu'nun en popüler köşesi haline gelen ünlü sokağın alt tarafında inmişim meğer. Patika yolu ağır ağır tırmanarak en üstteki sokağa doğru çıktım. Böyle bir güzellik olamaz

Haberin Devamı

Beyoğlu'nun en popüler köşesi haline gelen ünlü sokağın alt tarafında inmişim meğer. Patika yolu ağır ağır tırmanarak en üstteki sokağa doğru çıktım. Böyle bir güzellik olamaz.

Yola inmiş masalar... Masalarda cıvıl cıvıl insanlar... Bir mutluluk havası, neşe dolu bir gürültü yayılmış ortama ki bu kadar olur. Hani insan sadece dolaşarak etrafı seyretse bile yeterince eğlenebilir.

Adına Fransız Sokağı dedikleri kadar var, Avrupa'nın birçok şehrindeki sokak kahveleri, lokantaları buraya taşınmış. Rengarenk binalar, balkonlardan, pencerelerden sarkan sardunyalar ve bir o kadar renkli insanlar.

Sorunlu bir ülkede yaşadığınız, mutsuz, huzursuz yüzler görmeye alıştığınız zaman mutlu bir kalabalık görmek bile ruh halinizi değiştirebiliyor. Keyifle, neredeyse ıslık çalarak dar sokaktaki La Vie'nin önüne geldim. Geleceğin varsa göreceğin de var, mutluluklar uzun sürmez burada...

Hayırdır inşallah!
Kapıda Nazlı Ilıcak önünde şarap kadehiyle oturuyor. Pek hayra alâmet değildir onu görmem, gece kötü mü geçecek ne? Bir uğursuzluk, aksilik olmaması için dua ederek yukarı, terasa çıktım.

Sevgili arkadaşlarım Vural-Meral Gökçaylı'nın davetlisiyim bu akşam ve onlar yeterince pozitif enerji verirler bana nasılsa... Yanılmamışım, işte yanık tenlerine pek yakışan beyaz keten kıyafetleri içinde neşeyle karşılıyorlar beni.

Yazın nasıl geçtiğinden başlayan, siyasetten spora, biraz dedikodudan modaya uzanan zevkli bir sohbete dalıyoruz.

Geçen hafta sonundan bahsediyorum size... Amacım ise, İstanbul'da bir hafta sonunu veya herhangi bir geceyi en güzel şekilde geçirebileceğiniz Beyoğlu'nun Fransız Sokağı'nı anlatmak. Lâf aramızda ben Fransızlara pek sempati duymam, Paris de benim için özel bir şehir değildir ama Fransız yemeklerini ve şarkılarını severim. Bu kafeleri, restoranları, sıcacık atmosferi sevdiğim gibi.

Bunları da söylüyorum arkadaşlarıma. Ve tam 'Fransız Şarkıları' derken farkediyorum aşağıdan yükselen olağanüstü güzellikteki Fransızca şarkıyı. Belle'i söylüyor harika bir ses... Kendi çaldığı gitarıyla.

Atilla!
Arkadan Enrico Macias'ın en sevilen, şarkıları, Gilbert Becaud... Ve ispanyol Meyhanesi... Timur Selçuk.

"Aman Allahım, ne güzel ses, ne güzel müzik" cümlesi bir benden, bir Meral'den geliyor. Sohbeti sık sık keserek onu dinliyoruz. Sonra dayanamayarak garsona bir kaç saat hiç durmadan çalan ve söyleyen bu müzisyenin kim olduğunu soruyoruz:

"Atilla" diyor, "Atilla Demirer "...

Demek o, hepimiz 'Ancak o olabilirdi' diyoruz. Moda Deniz Klübü'nde uzun yıllar program yapan ve her çıktığı yerde büyük takdir toplayan yılların müzisyeni Atilla...

Mehtap, güzel yemekler, güzel bir sohbet ve müziğin en alası. İnsan mutlu olmak için başka ne isteyebilir ki?

Sadece bir içki, bir kahve için bile olsa Fransız Sokağı'nı görün. O müziği dinleyin. Bana nasıl hak vereceksiniz bilseniz!

Medya Etiği (2)
Dün size magazin program ve sayfalarındaki görüntülerin, daha doğrusu magazin haberciliğinin insanlara, özellikle de tanınmış insanlara hayatı zehir edecek boyutlara vardığından söz etmiştim.

Yalnız Türkiye'de değil, birçok Batı ülkesinde de magazinciler hafiye gibi çalışıyor, iz sürüyor ve ünlüleri konu yapıyor. Ama bizde son yıllarda bu tür yayınların artması sonucunda iş biraz çığrından çıktı. Uzak mesafelerden yapılan zoomlarla çekilmiş rahatsız edici fotoğraflar, bunların üzerine hazırlanan çoğu asparagas haberler sadece magazincilerin değil tüm basının, medyanın antipati toplamasına neden oldu.

Paris Üniversitesi'nden Prof. Claude-Jean Bertrand'ın Medya Etiği isimli, Türkiye'de yeni basılan kitabı medyanın etik ilkelerini hem medya mensupları, hem de muhataplarının hakları açısından çok güzel açıklıyor; bazı cümleler alalım:

- "Elbette medya, izleyicilerini gözönünde bulundurmalı. Elit toplum yararlı bilgi isterken, popüler toplum eğlenceli 'görüntüleri' seviyor (...) Medya eğlencesi basit bir şey değil ancak doğru bilgiye dikkat etmeli, adileştirmemeli ya da baskın olmamalı"...

- "Gazetecilerin, en iyisi yerine, habere ilk ulaşan gazeteci olma hırslarına bir son verilmeli. Bu hırs öyle büyüyor ki gazeteciler bazen olayları kendileri üretiyorlar"...

- "Hikâyeden kâr sağlamak isteyenler tarafından çok haber yaratıldı. Yazılı basında, bazı kitapların tanıtımında (...) haber görünümündeki reklâmları tesbit etmek kolaydır, medyadan yararlananlar bu konuda bilgilendirilmeli."

DİĞER YENİ YAZILAR