Paris'ten yazan okurumuz (önemli bir bölgenin Belediye Meclis Üyesi imiş) Prof. Celine Secim COTTON bu hafta iki ayrı mail göndermiş. Birincisi Yeşiller Toplantısı nda Türkiye'yi şikâyet etmek için sıraya girmiş gibi konuşanlar üzerine yazdığım yazıyla ilgiliydi.
Avrupa toplumlarının kendi ülkesini kötüleyen vatandaşlara hiç de olumlu bakmadığını "kendine hayrı olmayanın başkasına hiç olmaz" anlayışında olduğunu ve aydın geçinen bu tür insanlardan alay ederek söz ettiklerini anlatıyordu.
Bizimkilerin duyması iyi olur, belki sırf 'farklı görünmek' amacıyla edindikleri bu kötü alışkanlığı biraz azaltırlar.
İkinci mektup çok ilginç, buraya almak istiyorum;
"Sayın Ruhat Mengi,
23.10.2004 günü Fransa'nın CREUSE bölgesinin bazı köylerinde belediye reisleri ve meclis üyeleri (260 kişi) istifa etti. Tüm Fransa TV'leri birinci haber olarak verdi. Bu Fransa'da küçük bir ihtilâldir. Sebep o küçük köylerdeki vergi daireleri ve PTT'nin kapatılması.. Başbakan Raffarin ve Maliye Bakanı Sarkozy burada çok fazla insan olmadığı için bu bürolara lüzum olmadığını söyledi. Tabiî yanıldı, yer yerinden oynadı. Simdi Paris MATCH dergisini takip ediyorum, bakalım orada da Avrupa bayrağı ile bir röportaj yapacak mı? İşte Fransa'nın iki yüzü bu, kendine gelince bir şey yok, Türkiyem'e gelince sahte röportajlar. Ermeniler burada her yeri ahtapot gibi sarmışlar. Bizimkiler ise ancak birbirini yer. Orhan Pamuk gibi birine bu konuşmayı yapmak yakışır mı şu anda? Ama o ve onun gibiler sadece kendi çıkarını düşünür. Benim gibi bir bilim kadını ise -beyin kanaması geçirmesine rağmen- avazı çıktığı kadar ülkesini ve ülkesinin kadınını temsil eder(..)
Lütfen, gazetede köşeniz var bunu yazınız; Türk halkı Fransa'da her şeyin mükemmel olduğunu zannediyor çünkü. Diyarbakır'a giden bayan Helene Flautre'yu ben CREUSE'e davet ediyor ve aynı nutku orada da çekmesini istiyorum. Ama yapamaz, sıkar. Burada LIBERTE, EGALITE, FRATERNITE sadece göstermelik, duvarda yazar. Abarttığımı zannetmeyin, bunu en ileri entelektüel Fransızlar söylüyor.
Sevgiler, Prof. Celine Secim COTTON"
İşte böyle. Yeterince aydınlatıcı oldu mu bazılarımız için acaba? Bence olmuştur, bu "bazıları"nın hemen hepsi Fransızcayı da iyi bilirler zaten.
Bilmedikleri (veya bilmiyor göründükleri) tek şey var; yabancı basının bizimle ilgili konularda kendi aydınlarımızın yazdıklarından ve konuştuklarından bire bir yararlanıyor olması.
Ama öğrenmeye başladılar bence!
Fransa'nın 'Liberte'si!
Paris'ten yazan okurumuz (önemli bir bölgenin Belediye Meclis Üyesi imiş) Prof. Celine Secim COTTON bu hafta iki ayrı mail göndermiş
Haberin Devamı

