Şimdi tabii birçok olayda Avrupa’ya bakıyor, onu örnek veriyoruz ya “Bazı olaylarda bakamayız, hatta onların yaptığının tam tersini yapmalıyız” dendiğinde ortada bir çelişki varmış gibi oluyor.
Oysa hiçbir çelişki yok... Dün benim ‘Bıraksınlar artık bu 3 çocuk tartışmasını’ dediğim gazetede Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin “Fransa’da 3 çocuklu ailelere indirimli tren biletinin kalkacağını” söyleyen kendi başbakanına itirazı vardı.
“Bize genç nüfus lazım” diyerek onu azarlamış. Bu Fransa’da veya nüfusu bir türlü artmayan diğer Avrupa ülkelerinde normal bir tepki sayılabilir.
Zira onların nüfusu çok yavaş arttığı, genç nüfusları hızla eksildiği gibi bu ülkeler yalnız Avrupa’nın değil, dünyanın en zengin ülkeleri arasındalar.
Geçim, iş, eğitim, sağlık gibi sorunlar bizdeki gibi çözüm beklemiyor, çoktan çözülmüş, açlık sınırında yaşayan, işsiz ya da eğitimsiz milyonlarca insan yok o ülkelerde... Bu nedenle bizim nüfus açısından aynı sözleri söyleyip, aynı beklentiler içinde olmamız mantık dışıdır (hatta “çılgınlıktır” diyebiliriz.)
Bu arada, okurlarımızdan gelen dikkat çekici yorumlar var.
Orkun Levent Boya:
“27.11.2007 tarihli SGSS Kanun teklifinde ‘yoksulluk, önlem alınmadığı takdirde kendisini çoğaltan bir olgu olup, yüksek doğurganlık...’ şeklinde başlayan bir cümlenin bulunduğunu” söylüyor ve “Hem ‘3 çocuk’ önerisinde bulunup hem ‘yüksek doğurganlığı yoksulluğun nedeni görmek’ nasıl olabilir? Bu teklif kimin imzasıyla TBMM’ye sunulmuştur” diye soruyor.
Yiğit Mert ise “Yeni Sosyal Güvenlik Yasası içinde 3’ten fazla çocuğa sahip aileleri koruyan bir madde olduğunu, orta gelirli ve 3 ile daha az çocuğa sahip ailelerden 25 YTL sağlık kesintisi yapılacağını” söylüyor.
Yalnız bu iktidar değil, Türkiye’ye hangi iktidar gelirse gelsin nüfus konusunda toplumu teşvik etmesi çok büyük bir hatadır.
Siyasi partiler, iktidarlar tarafından verilen mesajları herkesin dikkatle okuması ve iyi düşünmesi gerekiyor.
AKP Avrupa’dan “yargıya
karşı destek” istedi mi?
Son günleri de bu olayın gürültüsüyle geçirdik; AKP Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nden kapatma davasıyla ilgili bildiri yayınlamasını istedi mi istemedi mi?
Başbakan Erdoğan “Bu olay bir iktidar-muhalefet çekişmesinin sonucudur” dediğine göre AKPM Başkanı neden “bildiriyi AKP’nin talep ettiğini” söyledi, bu hâlâ anlaşılmış değil.
Bir yandan kapatma davasıyla ilgili tartışmalar sürerken bir yandan da “uluslararası komisyonlarda ısmarlama bildiri” iddiaları siyasi gündemi iyice altüst etti.
Bu hafta Her Açıdan’da “iktidar partisi kendi ülkesinin yargısına karşı Avrupa ve Amerika’dan destek istiyor mu” konusunu, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumda muhalefetin payını, Kamer Genç’in AKP milletvekilleriyle yaşadığı kavga olayını ve merak ettiğiniz diğer konuları tartışacağız.
Konuşmacılar; Eski Meclis Başkanı Hüsamettin Cindoruk, CHP Milletvekili-AKPM üyesi ve genel başkan adayı Haluk Koç, Eski Dışişleri Bakanı ve Paris Büyükelçisi İlter Türkmen, Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan ve Türk Kadınlar Birliği Başkanı Sema Kendirci olacak.
Pazar günü öğlen 12.30’da STAR’dayız. Simitlerinizle çaylarınızı hazırlayın, heyecanlı bir tartışmaya sizi de bekliyorum.

