Senelerdir Ermeni Soykırım İddiası" konusunda bizim ve Fransa, İngiltere, Almanya, Rusya gibi diğer ilgili ülkelerin arşivlerinden alınan rakamları ve olayları yazar dururuz. Kısa süre önce günler boyu dizi halinde bunları tekrar verdim.
Bunları yazarken Başbakan Tayyip Erdoğan'ın aksine Tarihin yalnız tarihçilere bırakılmayacak kadar önemli' olduğunu da sık sık vurguladım. Bu yazılarla ilgili, Ermeniler tarafından da yapılan zulüm ve cinayetleri, aile büyüklerinin yaşadıklarını anlatan çok sayıda okur mektubu aldım. Keşke hepsini burada size de duyurabilsem ama ne yazık ki mümkün olmuyor. Ermeni okurlarımdan gelen mektupların ise bazıları kendi taraflarından duydukları hikâyeler, bazıları "Ermeni-Türk ayırımı yapılmaması" isteğini içeriyordu. O arada Amerika'daki Türkler'in bile kendi aralarında gerçekleri ortaya çıkarmaya çabaladıklarını da anlatmıştım size.
Şimdi bu soykırım iddiasını araştırmak ve gerçekleri dünyanın önünde masaya yatırmak için Türk ve Ermeniler'in birlikte yaptıkları bir çalışma var. Arşivler ve yabancı gözlemcilerin ağzından anlatılanlar, belgeler ortaya konacak, olay anlaşılacak. Böylece "soykırım"ı kabul eden ve hatta sınırları içinde 'soykırım olmadığını söyleyenlere' hapis cezası veren, bu olayı Hitler'in Yahudi soykırımıyla aynı yasa maddesine alan ülkelerin, ABD eyaletlerinin "ne kadar doğru veya yanlış" bir karar verdikleri de görülecek.
Dün Yalçın Doğan yazmıştı, Ermeniler bu buluşma için kararlaştırılan 31 Aralık 2004 tarihini değiştirmek veya 'hiç buluşmamak' niyetindelermiş.
"Türkiye'de asla bir Ermeni Soykırımı olmamıştır, olaylar Ermeniler ve Ruslar tarafından başlatılmış, benzet katliamlar önce Türkler'e uygulanmıştır" diyen tüm tarihçileri korkutarak, tehditle, şantajla susturdular.
Son konuşabilenler Bernard Lewis, Andrew Mango ve Justin Mc Carthy oldu. Atatürk rolünü oynayacak yabancı aktörleri bile tehditle sindirerek vazgeçirdiler. Büyükelçilerimizi öldürdüler. Soykırım iddialarını her fırsatta önümüze sürdüler. Ve şimdi tam ortaklaşa çalışma ile gerçeklere ulaşabilecekken, tam bu şansa sahip olmuşken kaçıyorlar.
Neden acaba? Yeterli kanıt mı yok ellerinde, yoksa tüm kanıtlar kendilerinin aleyhinde mi?
Biz de bilmek istiyoruz artık... Haydi bekliyoruz, buyursun açıklasınlar.
Açıklamadıkları takdirde bu kaçışı dünyaya duyurmak da Türk hükümetinin ve basının görevi olmalı!
Başkanlık ve padişahlık!
Turgut Özal ve Süleyman Demirel döneminde de gündeme gelen ama basının "Kendileri için istiyorlar" bağrışmasıyla önü kesilen başkanlık veya yan başkanlık sistemi tartışmaları yeniden başladı.
Bizde bu sistem değişikliği ne zaman konuşulmaya başlansa sanki 'babadan oğula' padişahlıktan söz ediliyormuş ve gücü eline geçiren mutlaka bir kez de o mevkiye çıkmak hakkına sahip olmalıymış gibi konu hep baştaki isimler etrafında yoğunlaşır.
Şimdi de 'başkanlık sistemi' der demez hemen arkadan "Tayyip Erdoğan da bu sistemi istiyor. Başkanlık onun da hayali, arzusu" sözleri geliyor. Oysa biliyorsunuz başkanı halk seçiyor, her isteyen aday olabiliyor ve seçim iki turlu yapılıyor. Ayrıca adayın Meclis'ten olması da şart değil.
Yani, kendini uygun gören ve oy alabileceğine inanan herkese yollar açık. Ama tabiî her işimizde olduğu gibi bizde gücü elinde bulunduranların kendileri için bunu kolaylaştırmaları da pek mümkün.
Önce Meclis sizi seçer, Cumhurbaşkanlığı'na gönderir. Sonra başkanlık sistemine karar verilir ve siz o koltukta oturup, ne kadar yakışacağınıza da milleti inandırdıktan sonra kolayca rakiplerinize fark atarsınız.
İşte bu halkın aldatılmasıdır.
Onun için eğer başkanlık sistemine geçilecekse Cumhurbaşkanı Sezer'in süresi dolmadan konunun enine boyuna tartışılması, siyaset bilimcilerin görüşlerinin alınması ve eğer gerçekten Türkiye için "en iyi çözüm" olacağına inanılıyorsa, tek parti çoğunluğundaki Meclis tarafından seçilen bir aday cumhurbaşkanı olmadan önce buna karar verilmesi gerekir.
Yoksa objektif olmayan bir takım görüşlerin TV'lerden empoze edilmesi, halkın belli isimlere şimdiden alıştırılması ile başkan seçmek, yine demokrasiyi ilkel bir siyaset oyununa alet etmek olacaktır.
21. yüzyılda hâlâ oyunla, aldatmacayla sistem değiştirmek Türkiye'ye de yakışmayacaktır, yanılıyor muyum?
Ermeniler neden gerçekleri tartışmıyor?
Senelerdir Ermeni Soykırım İddiası" konusunda bizim ve Fransa, İngiltere, Almanya, Rusya gibi diğer ilgili ülkelerin arşivlerinden alınan rakamları ve olayları yazar dururuz. Kısa süre önce günler boyu dizi halinde bunları tekrar verdim
Haberin Devamı

