Neyse ki dün bazı gazeteler ve haber kanalları yapılan büyük ayırımcılığın ve haksızlığın farkına vardı ve tepki sesleri yükseldi. İstanbul'da polisin "Barbie" adlı operasyonla göz altına aldığı 22 kadına medya tarafından uygulanan ayırımcılığın kabul edilir tarafı yoktur ve eşitliğin sağlanması için gereken de derhal yapılmalıdır.
Kadınlar yakalanınca hastaneye gönderiliyor, binaya girerken ve çıkarken fotoğrafları çekiliyor, onlar muayene ediliyor ve kimlikleri ortaya çıkmasın diye kafalarına montlarını, paltolarını geçiriyorlar ama fuhuş olayına karışan erkeklerin, futbolcuların, yöneticilerin sadece isimlerinin baş harflerini görüyoruz.
Maganda anlayışı
VATAN isimleri vermiyor, fotoğrafları tanınmaz halde yayımlıyor ama diğer gazeteler isim verdikleri gibi, daha iyi tanınmalarını sağlamak için tüm bilgileri de ekliyor.
Sadece işin bu yanına baktığınızda dahi haksızlık açıkça ortada. Madem ki olay iki kişinin arasında geçmektedir; kadını tanıtıyorsan, erkeği de tanıtacaksın. Kadın, hastalık muayenesi için hastaneye gönderiliyorsa erkek de gidecek...
Bu "zührevi hastalık" dediğiniz şey bulunduğu yerde duruyor mu, bulaşıcı mı? Kadına mı erkekten geçiyor, erkeğe mi kadından? Bunların anlaşılması için ismi geçen herkes muayene edilmelidir. Hem böylece olaya karışan, fuhuşun yaygınlaşmasına neden olan beyler de köşelerinden olayı izleyeceklerine, böyle bir "genital muayene"ye gideceklerini, deşifre olacaklarını ve kafalarına mont geçirmek zorunda kalacaklarını anlamış olurlar.
Erkeklerin bir tehlikesi daha var; bu şekilde kapacakları (belki de ölümcül) hastalıkları bilerek/bilmeyerek eşlerine veya partnerlerine bulaştırma tehlikesi... Bu nedenle de mutlaka muayeneleri gerekiyor.
Avukat Turgut Kazan'ın dediği gibi kadınların teşhir edilmesi tam bir maganda anlayışının sonucu...
Medyanın rolü
Aslına bakarsanız Ceza Kanunu'nun 227. maddesinin 8. fıkrasında bu eylemin karşılığı net şekilde verilmiş:
"Fuhuşa sürüklenen kişi tedavi veya terapiye tâbi tutulur.
Gerekçesi; Ceza yaptırımı değil, özel güvenlik tedbiri ön görülmüştür. Zira fuhuş yapan kişi vücudu üzerinde başkalarının cinsel davranışta bulunmasına katlanmaktadır."
Yani aslında bunca teşhir, bunca kıyamet, kanunda cezası olmayan bir olay için yapılıyor.
Ama... UNICEF'in verdiği rakamlara göre her yıl dünyada 1 milyon kız çocuk fuhuşa sürüklenmekte.
BM istatistiklerine göre ise her yıl 4 milyon kadın ve kız seks ticaretine sokulmakta. Bu rakamların yıldan yıla birbirine eklendiğini düşünecek olursanız olayın boyutu son derece ciddi...
Kadın ticareti, uyuşturucuyu bile aşan sistematik bir ticaret haline geliyor ve kadın tacirleri bir kadından yılda 250 bin dolar kazanıyorlar. Bu rakam kadınların kazancı değil...
Peki bu kadınları mutlu, memnun teşhir eden medyanın olaydaki rolü ve payı nedir?
Seks objesi kadın!
TV'lerde, gazetelerde, dergilerde sürekli kadın vücudu teşhir eden, kadını seks objesi yapan ve böylece hem onlara "vücudunu kullanarak kolay yoldan şöhret ve para kazanabilecekleri" duygusu veren, hem de erkekleri kışkırtarak ülke çapında (veya dünya çapında) bir fuhuş kurumu yaratılmasına neden olan medyanın rolü nedir?
Konuştuğum bir hukukçu televizyonlarda sürekli izlediği için manken olmak isteyen, bir manken ajansına kayıt yaptıran ve bu nedenle ailesi tarafından öldürülen Doğu'lu bir genç kızı hatırlattı.
Özgür iradesi ile bedenini satarak lüks yaşama kavuşmak veya kolay para kazanmak isteyen kadınları eleştirebiliriz ama seks ticaretinde mağdur olan, zorla fuhuşa sürüklenen, aldatılan, kaçırılan binlerce, milyonlarca çocuk ve kadını gözardı edemeyiz.
İtalyan ceza kanununda bu kadınlar "seks kölesi" olarak tanımlanıyor.
Medya bu olaylara karışan kadınları aşağılayıp erkekleri korurken fuhuş olayında kendi sorumluluğunu da hatırlamak zorundadır!
Erkeklerin kafasına da mont geçirin!
Neyse ki dün bazı gazeteler ve haber kanalları yapılan büyük ayırımcılığın ve haksızlığın farkına vardı ve tepki sesleri yükseldi. İstanbul'da polisin "Barbie" adlı operasyonla göz altına aldığı 22 kadına medya tarafından uygulanan ayırımcılığın kabul edilir tarafı yoktur ve eşitliğin sağlanması için gereken de derhal yapılmalıdır
Haberin Devamı

