Erkan Mumcu haksız mı?

Dün bıraktığımız yerden devam ediyoruz. AKP’den ayrılma nedeni konusunda “Ortada kriminal bir durum vardı” diyen Erkan Mumcu bu hükümet döneminde yapılan yolsuzlukları anlatırken, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da yolsuzlukların çoğunu bildiğini, bazı yolsuzlukların içinde olduğunu ve halka yalan söylediğini belirterek bütün yolsuzlukların üzerinin örtüldüğünü söyledi

Haberin Devamı



Dün bıraktığımız yerden devam ediyoruz. AKP’den ayrılma nedeni konusunda “Ortada kriminal bir durum vardı” diyen Erkan Mumcu bu hükümet döneminde yapılan yolsuzlukları anlatırken, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da yolsuzlukların çoğunu bildiğini, bazı yolsuzlukların içinde olduğunu ve halka yalan söylediğini belirterek bütün yolsuzlukların üzerinin örtüldüğünü söyledi.

Yolsuzlukları açıklayacağına söz verdiğini hatırlatmamız üzerine birkaç örnek veren Erkan Mumcu, Tüpraş’taki satışın gizli şekilde Ofer’e yapılmasının aslında büyük bir yolsuzluk skandalı olduğunu vurgulayarak yargı ile basının gerekeni yapmadığını söyledi. Başbakan’ın Ofer ile pazarlıklar konusunda “Ben onu tanımam” dediğini hemen arkasından “Görüştüğünü” söyleyerek halkı aldattığını bildiren Mumcu sözlerini şöyle sürdürdü; Yolsuzlukların sadece üstü örtülüyor. Açması gerekenler üstünü örtüyorlar. Tüpraş ihalesinin 14.7’sinin satışı, belgeli değil mi? Bir gece Ofer ailesinin bireylerine gece yarısında satıldığı belgeli değil mi? Nerede bu Cumhuriyet’in savcıları, basını?

Başbakanlık binasının onarımının resmi kayıtlarda bulunmadığını, bu harcamaların bütçede karşılığı olmadığını belirten Mumcu, örtülü ödenekten bu amaçla kanunsuz şekilde para çekildiğini de öne sürdü; “Türkiye Cumhuriyeti’nin savcıları bakalım ne yapacaklar? Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık binası tadilat geçirdi. Hangi parayla, hangi ödenekle, hangi ihaleyle, kimin tarafından, hangi süreçte, hangi bedelle yapıldı?” diye sorduktan sonra “Oysa örtülü ödenek Başbakan’ın şerefine emanet edilmiş bir şeydir. Kimsenin umurunda mı?” dedi.

“DYP İLE BİRLEŞMEYE VARIM”
Mumcu “Merkez sağda bütünleşmenin formülü bende” şeklindeki iddiasını ve bu konuda nasıl bir adım atacağını ısrarla sormamız ve kamuoyu anketlerinin sonuçlarını hatırlatmamız üzerine kendisinin benzer görüşteki bütün partilerin birleşerek toplumun geniş kesimini kucaklayan bir merkez sağ partisinin çıkmasının önemine inandığını ama tek taraflı bir isteğin sonuca gitmeye yetmeyeceğini, diğer partilerin de aynı gayreti göstermesi gerektiğini söyledi.

Kısacası ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu DYP-ANAP birleşmesine sıcak baktığını açıkça ifade etti. Merkez sağ partilerin birleşerek gelecek seçimde barajı geçecek bir alternatif parti oluşturması demokrasi açısından büyük önem taşıyor.

Artık Mehmet Ağar’ın bu konuda kararını vermesi ve kabul etmiyorsa nedenlerini açıklaması beklenecektir.

Bekleyeceğiz!

*****

Nikâhsızsan dayak ye!
Nimet Çubukçu, Baykal ve eşiyle uğraşmanın yanında gelen tepkiler üzerine şiddete de çözüm bulmaya uğraşıyor görünürken (dün bazı açıklamalar yapmış), daha önce de imam nikâhlıları korumuş olduğu bilinirken son olarak nikâhsız şekilde birlikte yaşayan kadınların şiddetten korunması için yapılması istenen kanun değişikliğine “aile kavramı Anayasa’da belli” diyerek destek vermemiş.

Evet belli ama bu ülkede boşandığı halde aynı evde yaşayan eşler (ve çocukları) olduğu gibi nikâhsız yaşayan çok sayıda insan da var.

O kadınlar ve çocukları erkekten şiddet gördüğü zaman bunun bir yaptırımı olmayacak mı? Kadına karşı şiddetin had safhada olduğu bir ülkede “Kadından Sorumlu Bakan” bunu yapar mı?

Yani bu bakanın yaptıklarına İNANILIR GİBİ DEĞİL demekten başka söyleyecek şey bulamıyoruz artık!

DİĞER YENİ YAZILAR