Ergenekon’un benzeri İran’da yaşandı mı?

Haberin Devamı

Görülmemiş bir olay yaşıyor Türkiye... Hakkında yakalama emri olan ve yıllardır Türkiye’ye giremeyen bir şüpheli devletin televizyonundan, milletin parasıyla Ana Muhalefet Partisi’ne “hırsız”, liderine “MİT ajanı” diyor, önemli basın mensupları için “kızdırmayın kafamı size ait bilgileri de servis yaparız” diyor, Fethullah Gülen’in avukatlığına soyunuyor, eski Genelkurmay Başkanlarını çetecilikle suçluyor ve tam 4 saat milletin cebinden, milletin ekranında konuşturuluyor.

Ergenekon savcısı da böyle birini bu kadar önemli bir davanın “kilit ismi” yaparak ona “zaten gözaltına alınmış isimlerle ve davayla ilgili” sorular soruyor, medet umuyor.

“Bantlarda söylediğim ifadeleri kabul etmiyorum” diyen, “intikam alacağım, bu bilgiler benim gücüm” diyen ve işi ticarete döküp “parayla konuşan” birinden...

RTÜK BİLE İSYANDA!

Cumhurbaşkanı Gül “Türkiye hukuk ülkesi, bu olay yargının kontrolünde... Yargıyı ve hukukun işleyişini baskı altına alacak davranışlardan kaçınmalıyız” demiş. Tuncay Güney’in devlet televizyonundan yapması izin verilen (daha doğrusu rica, minnet, parayla istenen) bu konuşmaları yargıya baskı sayılmıyor mu? Yoksa o muaf mı tutuluyor?

Bu hafta Her Açıdan’da; 4 RTÜK üyesini bile isyan ettiren ve “Bu tür bir saldırı onlarca özel televizyonun hiçbirinden yapılmamıştır. TRT’nin Türkiye’ye yönelik tertipler içinde olduğu kuşkuları doğmuştur” dedirten “TRT ve Tuncay Güney” olayının tüm detaylarını, CHP cephesinden Güney’in suçlamalarına gelen son tepkileri, Susurluk olayına destek veren halkın bugünkü duygularını ve Ergenekon’un iç ve dış bağlantılarını, sıranın ne zaman “seçmen kütükleri ve yolsuzluklar”a geleceğini tartışacağız.

Programın önemli noktalarından biri “Ergenekon’un benzeri bir olay İran’da ne zaman ve nasıl yaşandı” açıklaması olacak.

CHP Grup Bşk. Vekili Hakkı Süha Okay, İstanbul Barosu Bşk. Muammer Aydın, “Aydınlık için 1 dakika karanlık” eyleminin mimarı Avukat Ergin Cinmen, Eski Kültür Bakanı Fikri Sağlar ile Uluslararası Araştırmacı Yazar Aytunç Altındal’ın katılacağı programa Ergenekon gözaltıları için “Biz bekliyorduk. 30-35 kişiyle olmaz, bunların devamı gelecek” diyen AKP İzmir Milletvekili İbrahim Hasgür telefonla katılarak açıklama yapacak.

Bugüne kadar bütün duyduklarınızdan fazlasını öğrenmek istiyorsanız bekleriz, 18 Ocak Pazar, öğlen 12.30’da STAR’dayız.

*****

Bunlar vitrin süsleri uyanın!

AKP’yi “her türlü yolsuzlukla” suçlamış, “Başbakan’ın kendine uçak aldığını, ülkenin çocuklarının ise mikroplu su içtiğini” söylemiş olan ANAP’ın eski Bakanı, Milletvekili Bülent Akarcalı AKP’nin Çankaya Belediye Başkan adayı...

ANAP’ın eski Genel Bşk. Yrd. ve Dış ilişkiler Başkanı Sibel Çarmıklı AKP’nin İstanbul Beşiktaş Belediye Başkan adayı...

ANAP eski Milletvekili Mehmet Ali Bilici AKP’nin Adana Büyükşehir Başkan adayı...

ANAP’ın Beşiktaş Belediye Meclis üyesi Sinan Genim ise Kadıköy’den AKP Başkan adayı.

Eh, artık ANAP Genel Başkanı Salih Uzun AKP’ye “Madem ANAP’lılardan bu kadar medet umuyorsun, gel adaylarını bizim parti salonunda açıkla” demekte haksız mı?

Peki AKP “çağdaş, ilerici, laik-demokratik rejime bağlı” görünen bu isimleri ve yine çağdaş sanatçıları aday seçmeye neden önem veriyor? Çünkü olayları derinliğine incelemeden inanmaya hele de “biz dindarız, onlar değil” yalanıyla, din-türban üzerinden siyaset yapan ve halkı bölenlere inanmaya hazır ve yatkın kesimde sorun yok, onların oyunu kapabilirler.

Daha eğitimli veya uyanık, ülkenin gidişatını gören kesimleri inandırmak için ise eski oyuna dönmeleri ve böyle isimleri vitrine koymaları lazım. Geçen seçimlerdeki vitrinler kolayca yutuldu, bunlar neden yutulmasın değil mi efendim?

ÇİKOLATA KAĞIDI

Nasılsa Türk siyasetinde ilkeler artık tümüyle yok olmuştur. Hafızaların zayıf olduğu da siyasetçiler tarafından çok iyi bilinmektedir. Bugün asla yapmamaları gereken bu ilkesizliği yapanlar yarın bunu unutturabileceklerini ve başka bir partide yine yer bulabileceklerini bilmektedirler. Ayrıca bu isimler rejimle sorunu olduğunu açıkça bildikleri bir partiye bile (makam veya rant uğruna mıdır kim bilir) gelin bizi kullanın, bir koltuk kapalım da her şeye razıyız diyorlarsa onları kullananı ne kadar suçlayabilirsiniz?

Önümüzdeki yerel seçimler 22 Temmuz seçimlerinden bile daha önemli, Türkiye’nin geleceğinde çok büyük rol oynayacak. Sonradan “nasıl oldu da buralara geldi ülkemiz” diye dövünmek istemiyorsanız Erbakan’ın deyimiyle “çikolata kağıdına sarılı” gelen ama altından çikolata yerine başka sürprizler çıkacak olan bu aldatmacayı yutmamak zorundasınız.

Sonradan “kimse bizi uyarmadı” demeyin!


DİĞER YENİ YAZILAR