Dün bazı gazetelerde Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bir kız Kur'an kursundan çıkarken çekilmiş fotoğrafları vardı. Başbakan oradan çıktı, partisinin toplantısına gitti ve orada "Biz Türküz. AB olmazsa olmaz değil" dedi.
Bunu söylediği sırada son Economist dergisinin kapağı "Avrupa neden Türkiye'ye evet demeli" sözleriyle Türkiye'nin AB üyeliğine ayrılmıştı.
Derginin baş yazısında ise şu ifadeler yer alıyordu. "AB bir Hıristiyan kulübü değildir. Türkiye Atatürk'ten bu yana laik bir ülkedir. Avrupa'da da kiliseyle devlet işlerinin ayrıldığı tek ülke Fransa'dır. Her iki ülkede de okullarda başörtüsü yasağı olması tesadüf değildir. Türkiye birçok uluslararası organizyonda aktif rol oynamaktadır ve yeri Avrupa'da olmalıdır."
Peki, yabancı basının, dünyanın en önemli dergi ve gazetelerinin, devlet adamlarının Türkiye'nin AB üyeliğine destek verdiği, bu kadar önemli bir dönemde Türkiye Başbakanı'nın üstelik aylardır "AB en önemli hedefimiz" derken en son dakikada ediverdiği yukarıdaki sözler sizce garip ama gerçekten çok garip değil mi?
Hangi partiyi tutarsanız tutun, hangi görüşte olursanız olun bir an objektif düşünmeye çalışın lütfen, çok garip ve çekişkili değil mi?
Birdenbire, kendi milletvekillerinin (mesela Hakkı Köylü'nün) de söylediği gibi Komisyon çalışmaları sırasında neredeyse hiç gündeme gelmemişken bir zina konusu ortaya atıldı, Türkiye'nin aydın çevrelerinden ve özellikle AB'den, beklenen şiddetli tepki gelince o koz olarak kullanıldı.
MHP korkusu mu?
Tam CHP ile uzlaşma sağlanmışken, TCK Tasarısı'nın tamamlanmasına ve AB raporuna ramak kalmışken ortaya böyle bir durum çıkarsa kafalara da birçok soru işareti çıkar. Ki çıktı.
Yüzlerce soru işareti; işte birkaçı;
- Acaba bu 'hodri meydan' sadece AB'ye mi, yoksa aynı zamanda Türkiye'nin, zina maddesine şiddetle karşı çıkan aydın, demokratik kamuoyuna ve basınına mı?
- Acaba aynı hodri meydan kendi partisi içindeki karşı görüşte olan liberal, merkeze yakın çizgideki isimlere mi?
- Acaba AKP'nin muhalif, radikal kanadı parçalanma sinyali mi verdi?
- Yoksa, yoksa AB'den 'Son TCK çıkışlarıyla dinin etkisinden kurtulamamış bir siyasete ve hatta gerici bir görüntüye sahip imaj veren' Türkiye'ye geç bir tarih verilmesi işareti mi alındı?
O cevaptan önce davranarak böyle milli duygu sömürüsü yapan bir cevapla zevahiri kurtarmaya, AKP hanesine negatif puan yazılmasını mı önlemeye çalışıyorlar?
- Veya acaba MHP'nin en radikal dinci söylemlerle geri döndüğünü görmek onları korkuttu da buna karşı önlem mi alıyorlar?
Soruların sonu yok ama hatırlamamız ve Başbakan'ın da kesinlikle hatırlaması gereken önemli bir şey var;
Biz Türküz, burası Türkiye ama Avrupa'nın parçası olmak isteyen Türk ve Türkiye...
Ecevit'in 80 öncesinde benzer bir umursamazlıkla Türkiye'ye AB üyeliğini kaybettirmesi, bizden önce Yunanistan'ın girmesine yol açması bunca yıllık kayba ve çabaya neden oldu. Bugün bir başka başbakanın, hem de 'kapının eğişinde' iken yaptığı kaprise bu ülke seyirci kalmaz.
Ayrıca AB, üye adayı her ülkeye yıllarca ter döktürüyor, istediği şartları sağlamasını bekliyor.
Örneğin "Türkiye'den sınırsız istekte bulunduğunu" iddia edenler, Romanya'ya sormalılar; bakalım neler değişmiş orada.
Ve üstelik, Allah aşkına bugüne kadar yaptığımız reformlar ve uyum yasaları konusunda haksız olduklarını kim söyleyebilir?
Erdoğan'da sendromu!
Dün bazı gazetelerde Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bir kız Kur'an kursundan çıkarken çekilmiş fotoğrafları vardı. Başbakan oradan çıktı, partisinin toplantısına gitti ve orada "Biz Türküz. AB olmazsa olmaz değil" dedi
Haberin Devamı

