En iyi komedi; Mal Rejimi sözleşmesi!

Vatan gazetesi günlerdir "Mal Rejimi bildiriminde son günler" başlığı altında boşanmayı düşünen çiftlerin mal paylaşımı konusundaki sorularını cevaplıyor...

Haberin Devamı

Vatan gazetesi günlerdir "Mal Rejimi bildiriminde son günler" başlığı altında boşanmayı düşünen çiftlerin mal paylaşımı konusundaki sorularını cevaplıyor. Daha doğrusu İ.Ü. Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şükran Şıpka'nın sorulara verdiği yanıtları yayınlıyor.
Malûmunuz yasal mal rejimi dışında bir rejimi seçecek çiftler için son 23 gün... 2003 Ocak ayında süre bitiyor. Ve yine malûmunuz hukukçular dahil hiç kimse Medenî Kanun'un değişmiş halinden birşey anlayamadı.
Kadınlara Medeni Kanun'la yapılan haksızlığın ortadan kalkması için ülkenin tüm sivil toplum kuruluşları, hukukçuları, "Kadın ve Aileden Sorumlu" bakanları 50 yıl uğraşmışken bu kez daha büyük bir haksızlık yaratıldı.
Kadınlar (ve erkekler) "2001 'den önce evlenenler" ve "sonra evlenenler" olarak, mallar ise "2001'den önce edinilenler", "sonra edinilenler" olarak ikiye ayrıldı. Sonra evlenenler eşleriyle eşit haklara sahip oldular, önce evlenenler ise baştanberi uğradıkları haksızlıkla oldukları gibi kalakaldılar.
Onun için, şimdi günlerdir Vatan'da izlediğiniz gibi kimsenin aklı bu işe ermiyor. Ayrıca yine izlediğiniz gibi erkekler de mal paylaşımı konusunda kadınlarla benzer endişeleri, sorunları paylaşıyorlar. Yani malların tümüne kadınların sahip olduğu bir evlilikte de erkek mağdur durumda kalabiliyor.
Boşanma sürecinde olan karı-koca meslek sahibi çiftlerin açıklamalarında kadın tarafının, sahip oldukları 15 evden sadece birinin kendisine ait olduğunu söylediğini duyabildiğiniz gibi, bunun tam aksinin geçerli olduğu durumlan da görebiliyorsunuz ki elbette her ikisi de büyük haksızlık. Yaşamının uzun bir bölümünü birlikte geçiren ve bu süre içinde edinilen mallardan bir tarafın yararlanamadığı evlilikten "adil bir kurum", bu çözümden "adil bir çözüm" diye söz etmek mümkün mü?

Jennifer Lopez olsalardı
Dünyanın en çok kazanan sanatçılarından Jennifer Lopez, yine bol kazançlı sinema sanatçısı Ben Affleck ile yakında evlenecek (tekrar fikir değiştirmezse.) Yaptıkları anlaşmayı duymuşsunuzdur; Aldatan eş diğerine 5 milyon dolar (Ben Affleck şimdiden borçlu), kötü söz söyleyen 10 milyon dolar ödeyecek (kötü söze aldatmaktan çok kızıyorlar hale bak!). Benzer anlaşmaları Catherine Zeta Jones-Michael Douglas, Jennifer Aniston-Brad Pitt evliliklerinde de duyduk. Hiçbirinin maddi sıkıntısı olmamasına ve ABD yasalarının boşanmalarda her iki tarafın (özellikle de kadının) haklarını gözetmesine rağmen yapıyorlar bu anlaşmaları. Ama tabiî orası Amerika, burası Türkiye. Ve Türk kadınları da Jennifer'lar veya Catherine'ler kadar şanslı değil.

Bizim Medeni Kanun Değişikliği Komisyonu'ndaki aklı uzun milletvekillerimiz yaptıklarının adaletsiz olduğunu ve buna bir kılıf bulmaları gerektiğini o kadar iyi biliyorlardı ki "2001'den önce evlenenler de isterlerse eşlerini razı ederek notere gitsinler ve kendilerine vermediğimiz, onlardan özenle sakındığımız yeni yasal mal rejimi olan 'Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi'ni (veya istedikleri başka bir rejimi) seçsinler. Onlara 2003 Ocak ayına kadar süre..." dediler. Böylelikle belki de insanları mutlak bir haksızlık yapıldığı duygusundan uzaklaştırabileceklerini sanıyorlardı. Aslında onların bu inceliği gösterebildiğine bile pek emin değilim, fikir dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ten çıkmış olabilir.

Kaç çift notere gitti?
Bu söz sık sık tekrarlandı; "İsteyen notere gidip seçebilir, şu kadar zaman var." Ama bilin bakalım bugüne kadar tam 17 milyon çiftten kaç tanesi notere gitti? Konuyu yakından izleyen ve bu yanlışın düzeltilmesi için aralıksız çalışan hukukçulardan Avukat Hülya Gülbahar "Hemen hemen hiç örneği yok" diyor. Yani, o zaman da yazdığımız gibi, MHP'li milletvekillerinin kendilerini de korumak üzere yaptıkları plân tutmuş, bir kaç kuşağın evlileri bu yasadan hiçbir şekilde yararlanamamıştır.
Zaten evli bir kadının eşine "Haydi yemek rejimimizi değiştirelim" der gibi "Haydi kalk notere gidelim. Mal rejimimizi değiştirelim" demesinin, dese bile bunu kabul ettirmesinin mümkün olmayacağı da baştan biliniyordu.

DİĞER YENİ YAZILAR