Bu Anayasa değişikliği ile kazanılmak istenenin “kadınlara, çocuklara, memura, işçiye özel hak” değil, devletin tüm kurumlarını siyasi iktidarın emrine sokacak, demokratik sistemi tümüyle korunmasız bırakacak ‘son adım’ olduğunu artık aklı başında olup da anlamayan kalmamış olmalıÖ Ama maalesef hala durumun ülke geleceği için yaratacağı tehlikeyi düşünmeden, sanki parti seçimi yapılıyormuş gibi sloganlara, süslü söylemlere inanan kitleleri bilenler referandumu kazanmaya yüklenmede sınır tanımıyorlar.
Darbe iddiaları öyle çok tekrarlandı, iktidar partisi ve medyadaki sözcüleri tarafından sanki kurum olarak ordunun böyle bir faaliyeti olmuş gibi, neredeyse 27 Mayıs ya da 12 Eylül benzeri bir girişimde bulunulmuş gibi darbeler, suikast iddiaları vs dilden düşürülmedi ki kitleler buna inandırıldı. Tutuklanan, yakalanma kararı çıkartılan, sanık durumuna sokulan yüzlerce sivil-asker vatandaş vicdanları rahatsız ediyor diye her geçen gün yeni darbe planı iddiaları, bin çeşit olmayacak ilişki, olay eskilerine eklendi.
Bir yandan orduya “darbeci” derken bir yandan orduyla oturup komutanları seçtiler.
Ordunun darbeciliği yetmedi, sıra yüksek yargı denetimini ortadan kaldırmaya gelince yüksek yargıyı da darbeci yaptılar. Bu da yetmedi muhalefet partilerine, kendi kontrollerine alamadıkları gazetecilere, hukukçulara (örneğin YARSAV) aynı etiketi yapıştırdılar.
Ama ihtiras öyle büyük ki ve bu anayasa değişikliğinin sonunda hükümetin elde edeceği yetki öyle sınırsız ki hiçbir şey yeterli gelmiyor.
Şimdi tabii “ya Evet çıkmazsa, bugüne kadar yapılan hukuksuzlukların yasal hesabı sorulur mu” endişesi de olduğu için her kesime uygun yalanlar piyasaya sürülüyor.
Gazete köşelerinde; bu paket geçmez ve yargı böyle kalırsa “Ergenekon kontratak yapacak” deniyor mesela. “Faili meçhuller araştırılmayacak” , “Kürtler hesap soramayacak” deniyor. Bir daha darbe olmaması için bu anayasaya Evet demek gerektiği yazılıyor.
İnsan gözlerine inanamıyor yazılanları okurken.
Bunların hiçbirinin gerçekle ilgisi yoktur arkadaşlar. Yıllardır faili meçhuller neden araştırılmıyor? Kim engelledi? İstihbarat teşkilatı, Emniyet tümüyle iktidarın emrinde değil midir?
Bu paketle, yüksek yargı üyelerini iktidarın seçmesi ile Ergenekon ’un ne alakası var? Olsaydı, yıllardır Ergenekoncu yaftasıyla hukuka aykırı şekilde tutuklu halde duruşma bekletilen gazetecilere, bilim adamlarına en azından “hukukun uygulanması” sağlanmaz mıydı?
“Kürtler hesap soramayacak” sözünü yazan arkadaşlar aynı zamanda “BDP’nin istekleri doğrultusunda Anayasa’nın değiştirilemez maddelerinin de yakında değişeceğini” yazan arkadaşlardır. Bu sözle asıl kastedilen de o değişikliktir zaten.
Herkes iyi bilsin ki bu paketin geçmesi, geçmemesi Erdoğan’a, Kılıçdaroğlu’na, Bahçeli’ye oy vermek olarak asla algılanmamalıdır. Liderler kim olursa olsun, bu paket geçtiği takdirde iktidarı elinde tutan lider yüksek mahkemelerin sahibi olacak ve iktidarı süresince hukuk dışı gelişmeler, Anayasa’da yapılacak her tür keyfi değişiklikler, planlar olursa bunları önleyecek veya hesabını soracak hiçbir kurum kalmayacaktır.
Bu nedenle orduyla, darbeyle Anayasa değişikliği arasında ilişki kuranlara inanmayın. “Evet”i kapabilmek için yalanın sınırı yok artık!
En büyük yalan; Anayasa-asker-darbe ilişkisi
Haberin Devamı

