Elele kadınlar, yumruk yiyen kadınlar!

Haberin Devamı

Müthiştir bizim kadınlarımız... Partilere vitrin olarak birkaç tane alınır, aday yapılırlar ama bundan hiçbir rahatsızlık duymazlar.

Birinin de ağzından “Biz birkaç kişiye göstermelik olarak listelerin üst sıralarında yer verildi ama genele baktığınızda ortada büyük bir haksızlık var, böyle olmamalıydı” tepkisini duymazsınız.

Kadınların “eşit temsil” diye çırpındıklarını, yüzlercesinin borç alarak 2-3 bin YTL müracaat parası verip aday adayı olduğunu ve paralarını kaptırdıklarını akıllarına bile getirmezler.

Onlar aday olmuşlardır ya gerisi boştur artık.

Kanal kanal dolaşıp vitrin rolünün hakkını vermek, genel başkanın yanında el ele poz vererek “tek seçici”yi mutlu etmek onlara yeter.

Hiçbirinin ağzından “Biz seçilirsek ilk iş olarak Medeni Kanun’da kadınlara yapılan haksızlığı düzelteceğiz” veya “Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliklerin uygulanmamasını önleyeceğiz” gibi bir plân, proje de duyamazsınız. Başkan hangi söylemden daha çok hoşlanacaksa o oturmuştur ağızlara...

Temcit pilavı gibi pişirilir pişirilir öne sürülür.

Bazı şöhretli kadınlar ise sevgililerinden nasıl yumruk yediklerini ballandıra ballandıra anlatırlar. Sevgilinin mevkii, işi iyiyse yumruk yemekte mahzur yoktur çünkü...

Diğer kadınlara ve erkeklere örnek olsun (!) diye de anlatılmalıdır.

Müthiştir bizim kadınlarımız, müthiş!

*****

Ne demek cezası yok!

Birçok orta sınıf ve dar gelirli ailenin senelerce varını yoğunu harcayarak çocuğuna kurs, öğretmen parası yatırdığı, binlerce gencin yıllar, aylar boyu göz nuru döktüğü ÖSS sınavlarında kopya çekilmiş.

Bu işi artık ticaret haline getiren, bin türlü kopya metodu üreten ve profesyonel kopyacılar yetiştiren örgütler türedi.

Öğrencinin vücuduna cep telefonu yapıştırmaktan, başkalarının yerine sınava girenlere kadar ne ararsanız var.

Öte yanda da dürüst ve masum, kendi gücüyle kazanmaya çalışanlar. Kazanamadıkları takdirde ailece hayatı kayacak olanlar...

Daha önceki yıllarda da soruların çalınması gibi olaylar yaşanmış olmasına rağmen hâlâ yeterli önlem alınmamış olmalı ki 48 kopyacı yakalanmış, 21’i TCK’da “kopyayı suç sayan” madde olmadığı için serbest bırakılmış.

Ne demek bu yani?

Sonuçta binlerce kişiye çok büyük bir haksızlık söz konusu olduğuna göre “cezası yok” ne demek?

Hemen konmalı o zaman... Hem de öyle ciddi bir ceza olmalı ki ÖSS’de kopya çeken bunu kat be kat ödemeli.

Evet biliyoruz, bu ülkede tecavüz, cinayet gibi en ciddi suçların cezası bile hakkıyla verilmemektedir ama kötü örnek “örnek” olamaz.

Bu cezanın şimdiye kadar yasalara eklenmemiş olması da Milli Eğitim’in hatasıdır, düşünmesi gereken kurum odur.

*****

Bu destek ilk kez görülüyor!

Birçok yabancı gazetenin yanında son olarak “Gardiyan” isimli İngiliz gazetesinin laiklere saldırısını duymuştuk, şimdi bir de Reuters haber ajansı eklendi onlara...

Bu seçimde ilk kez görüldüğü üzere dış basın bir partiye sürekli destek veriyor; AKP’yi desteklerken onun döneminde İslâmi rejime gidişten, örneğin ülkenin İran benzeri bir dönüşüme uğramasından korkan, laik rejimi koruma duygusu hisseden kesime de vuruyor.

Her gün ayrı bir gazetenin, ajansın yaptığı kıytırık bir haberi, “anket” diye verdiği bir sonucu okuyoruz.

İngiliz basını ne zamandır Türkiye’deki seçimlere bu kadar meraklı oldu acaba?

Bir yandan seçimlere, bir yandan PKK’ya yakın ilgi gösteriyorlar, garip değil mi?

Daha doğrusu abuk değil mi?

İnsan ‘acaba hangi çıkarları onlara bunu yaptırıyor’ diye düşünmeden edemiyor. İngiltere’deki evlerini bile satıp Türkiye’den üçer beşer ev alan on binlerce İngiliz olabilir mi?

Yoksa Türkiye’ye yatırım yapmış ve “ekonomik istikrar” endişesi duyan firmaları olabilir mi?

İyi ama Türklerin daha ciddi başka endişeleri de var. Öyle endişeler ki yanında “ekonomi” hiç kalır.

Zahmet olacak ama destek verirken kendi çıkarlarının yanında biraz da bunu düşünüversinler.

Bazı kendi kurumlarının siyasete karışmasını (görüş bazında bile) eleştirdikleri bir ülkeye dışardan bu müdahale iyice sıktı artık!

DİĞER YENİ YAZILAR