Batman'dan bir öğretmen okurum şöyle yazıyor: "Merhaba Ruhat Hanım, Bu ülke insanını ilgilendiren her konuya ve özellikle eğitim konusuna duyarlı olduğunuzu bildiğim için yazıyorum size geç de olsa..."
Güzel, insanın ruhunu okşayan bir başlangıç. Ama işte "sürekli oradan buradan alıntı yaparak, yabancı yazar ve eserleri köşenize alarak" yazmıyor, kendiniz üretiyorsanız, her konuda bu cümlelerle gelen yüzlerce mektuba kulak vermek, araştırma yapmak, çözüm aramak zorunda kalıyorsunuz.
Ve tabii kafanız hiç dinlenmiyor.
Bu öğretmen okurumuz oğlunun süper lise mezunu olduğunu, bu yıl "Yabancı Dil Sınavı" na girerek 100 sorudan 93'üne doğru cevap verdiğini (hem de Batman şartlarında) ama hâlâ bir yabancı dil bölümüne gireceğinden şüphe ettiklerini anlatıyor.
Nedeni Anadolu Öğretmen Lisesi ve bazı okullara ek puan verilmesi imiş.
Çok da haklı olarak "Hangi ülkede bir öğrenci yüzde 93 başarı gösterir de açıkta kalır? Oğlum bunalıma girer ve bu ülkeye düşman olursa hesabını kim verecek" diye soruyor.
Siz onun yerinde olsanız aynı şeyleri hissetmez miydiniz?
"Bu nasıl bir haksızlıktır, nedir bu öğrencilere çektirilen işkence, kimdir bunların sorumlusu" demez miydiniz?
Öğretmen seçmede aynı ızdırap yaşatılıyor, ÖSS sistemi yüzünden her yıl onbinlerce öğrenci ve ailenin hayatı kararıyor, yabancı dilde aynı sorun... Peki kardeşim, abicim diğer ülkeler nasıl çözüyor bu sorunları bir bakıverin artık, neden bakmıyorsunuz?
Aynı tarifeyi uygulasalar
İnsanları Türkiye'de doğduğuna pişman etmeniz sonsuza kadar mı sürecek?
"Sağlık" konusunda gelen şikayetler de "eğitim"den geri kalmıyor. Bir yanda ilaçlara her ay düzenli olarak getirilen zamlar, diğer yanda sosyal güvencesi, sigortası olanların bile ilaçların çoğunu ödemek zorunda bırakılması, hastane muayene ve tetkiklerine de kısıtlama getirilmesi, ilaçlara gelen zamlar nedeniyle hayati önem taşıyan ilaçların bulunamaması (Bu nedenle yaşamını yitirenler oldu) dar gelirli vatandaşları çıldırtıyor.
Gelen mektupların özeti şu: "Paran varsa yaşa, yoksa öl diyorlar"...
Daha sonra da çoğu "Birkaç gün önce kendi diş paralarını 9 bin dolara yükselten bu beyler değil miydi? Ülkeyi bu kadar düşünüyorlarsa kendilerine de aynı tarifeyi uygulasalar ya!" demişler.
Onlar Türkiye'deki sınıf farkını bilmeyenler(!) tabii. Ayrıcalıklı sınıflan görmemeleri lâzım oysa!
Vatandaşın sağlığı ve eğitim kimsenin oyuncağı değildir, hükümetler halka hizmet için gelirler, hatırlatmış olalım.
Millet ayakta!
İkinci sayfa skandalı!
Evet hiç şüphesiz "skandal" denebilir buna... Bir zamanlar Türk filmlerinde "seks furyası" vardı, şimdi gazetelerde "çıplaklık furyası" var.
Gazetelerin 2. sayfasını aç, miden ağzına gelsin... Yemin ediyorum, sanatçıların veya onun bunun sevgilisinin fotoğraflarının, erkek dergilerinde çıkan seks amaçlı çekilmiş fotoğraflardan hiç farkı yok.
Sözüm ona "habersizce gazeteciler tarafından çekilenler" den tutun da Tuğba Özay'ın sadece göğüslerini kapatan kıyafetine (üniversite öğrencileri tasarlamış, ne düşünüyorlardı tasarlarken acaba?) kadar her türlü rezaleti bu sayfalarda görmek mümkün...
Arayın dünya sinemasının, müziğinin, modasının ünlü isimlerinin fotoğraflarını, böylesini bulamazsınız.
Türkiye ne zamana kadar birilerinin reklâmı adına bu skandal gidişe susacak ve basın ne zamana kadar bu fotoğraflarla tiraj bekleyecek?
Ne zamana kadar her konuda "kadın kimliği"nin yerlerde süründürülmesine susmak zorundayız?
Tatil!
Sevgili okurlarım, yarından itibaren kısa süreli bir tatil yapmak istiyorum. Son 2 yıldır neredeyse tek bir gün ara vermeden çalıştım. Zaman oldu mahkemelerden, dişçiden, doktordan, annemin hasta yatağının başucundan yazdım yazılarımı...
Ama daha verimli bir şekilde çalışabilmek için artik dinlenmem gerekiyor. Önce bir süre yazısız tatil yapacak, sonra da Ağustos sonuna kadar haftanın bazı günleri ara vereceğim. Amaa, önemli bir olay varsa, kaçırmamam gerektiğine inanıyorsam anında oradayım merak etmeyin.
İçinizden geldiği zaman bana yazmaya devam edin, belki hemen değil ama bir süre sonra mutlaka bütün mailleri okuyacağım.
Hoşçakalın ve yokluğumda kendinize iyi bakın.
R.M.
Eğitimden sağlığa bomba gibiyiz!
Batman'dan bir öğretmen okurum şöyle yazıyor: "Merhaba Ruhat Hanım, Bu ülke insanını ilgilendiren her konuya ve özellikle eğitim konusuna duyarlı olduğunuzu bildiğim için yazıyorum size geç de olsa..."
Haberin Devamı

