"Dünya klâsiklerinden önce tarihi okuyalım!

Türkler'in tarihinde, ta Orta Asya döneminden başlayarak kendi vatandaşlarının verdiği zaran diğer ülkeler verememişlerdir. Ya kendi iç kavgalarıyla veya düştükleri zaaftan dış güçlerin yararlanmasıyla, parçalanıp gitmiştir imparatorluklar

Haberin Devamı

Türkler'in tarihinde, ta Orta Asya döneminden başlayarak kendi vatandaşlarının verdiği zaran diğer ülkeler verememişlerdir. Ya kendi iç kavgalarıyla veya düştükleri zaaftan dış güçlerin yararlanmasıyla, parçalanıp gitmiştir imparatorluklar. Şimdi de Cumhuriyet aynı sıkıntının içinde. İçtenlikle merak ediyorum acaba Graham Fuller'in açıklamaları, sürekli olarak dışardan bize pompalanan görüşleri savunmaya geçen aydınlarımız için ne ifade etti?

Mehmet Barlas benim takdir ettiğim, ayrıca da arkadaş olarak çok sevdiğim bir insan, bir dost ve yazardır. Bırakın her şeyi bir yana onunla sohbet etmek bile yeterli bir keyiftir.

Bununla birlikte görüşlerimiz birçok olayda taban tabana zıttır. Geçen Cumartesi yazdığı yazıda olduğu gibi...

Murat Belge'nin "Beni yanlış anladılar, Avrupa'ya Ermeni Soykırım İddiası konusunda 'Küstahlık etmeyin' demedim" sözlerinden ve yazısını "Tanımladığımız 'milli çıkar'a uysun ya da uymasın, bu topraklarda bir Ermeni kıyımı olmuştur ve bunun üzerine bir yalan ve inkâr politikası kurulmasına engel olmak da gerçekten öncelikle bizim işimiz" diyerek bitirmesinden sanıyorum bir gün sonraydı.

Barlas "Dünya klâsiklerini yeniden okumalıyız" başlığıyla yazdığı yazısının sonunda şöyle diyordu: "Tartışılması ve anlaşılması gereken ne kadar olgu varsa, bunların başına bir 'sözde' kelimesi yerleştirdiğimiz zaman, başlarını kuma gömerek gerçekleri yok varsayan devekuşlarına benzemiyor muyuz?"

Murat Belge "soykırım" demiyor, "katliam" demiyor, "kıyım" diyor. Bu kelime bir savaş için de geçerli olabilir -ki gerçek de bu zaten- ama Mehmet Barlas'ın imâ ettiği "Sözde Ermeni Soykırımı"dır. O zaman ben de 'dünya klâsiklerinden önce Ermeni olaylarının geçtiği yakın tarihimizi tekrar okuyalım' diyorum.

Anlamadığım ise bu olaylan gayet iyi bildiğine inandığım insanların nasıl bu şekilde görüş belirttikleri.

Birkaç gündür yabancı kaynaklardan, yabancı diplomat ve yazarların ağzından anlatmaktayım bu olaylan. Şimdi de 1895 Zeytun İsyanı' nı başlatan Agashi adlı Ermeni çete reisinin günlüğünden vereyim:

"Ben bu misyonu Zeytun'da yapmayı üstlendim (...) Ermeniler çağrımızla gelip bizi buldu. Hepsi silahlanyla gelmişti. 10 Ekim'de hükümet Alabaş köyüne Ermenilerin durumunu tespit için iki jandarma yollamıştı. Hırslanan Alabaşlılar bu iki jandarmayı ağaca bağlayıp yaktılar. İsyanın başından sonuna kadar Türkler 13.000'i asker, gerisi başıbozuk olmakla beraber 20.000 kişi kaybettiler. Biz sadece 125 kişi kaybettik. Bunların 65'i de kalleşçe mütarekede vuruldu."

Şimdi soruyorum; buna Ermeniler'in yaptığı Türk kıyımı desek yanlış olur mu acaba?

Okurlarım bu konuya devam etmemi İsrarla istedikleri için zaman zaman anlatmaya devam edeceğim...

Reflü çok önemli!
Aslında çoğumuzda var ama farkında bile değiliz. Ancak bazen, benim gibi "kalp krizi geçirdiğini sanarak" şiddetli ağnlarla hastaneye koştuğunuzda anlayabiliyorsunuz.

Reflü önemli değil gibi görünen ama kronik hale geldiğinde ciddi sorunlar çıkaran ve mutlaka takip edilmesi gereken bir rahatsızlık.

VATAN Cuma günü, teşhis, tedavi ve korunma yollarını açıklayacakmış. Hem de Türkiye'nin en iyi cerrahlarından olan bir reflü uzmanının ağzından. Bir kısmını öğrendim ama devamını sabırsızlıkla bekliyorum. Siz de okuyun, önlemekte büyük yarar var!

DİĞER YENİ YAZILAR