Bugüne kadar DTP “Kürtlere daha fazla demokratik hak istiyoruz” diyor, bu haklar arka arkaya veriliyor ama onların şikayetleri bir türlü bitmiyordu.
Avrupa’ya kadar defalarca Türkiye’yi şikayete gittiler. Oysa aslında Doğu ve Güneydoğu’nun kalkınması, bu bölgelere yatırım yapılması ve Kürt vatandaşların istenen haklarının gündeme getirilmesinin AKP içindeki çok sayıda Kürt milletvekilinin öncelikli görevi olması beklenirken 22 Temmuz seçimlerinde AKP bu bölgelerde DTP’den fazla oy aldı. Demek ki Kürt vatandaşların şikayetleri ile DTP’ninkiler birbirini tutmuyor veya onların bir şikayeti yok. Ya da çözümü DTP’den beklemiyorlar.
Son ihtimal “Türk-Kürt demeden önüne geleni öldüren, Kürt asker analarına ağıtlar yaktıran azılı bir terör örgütü” ile kendini özdeşleştiren bir partiye oy vermek istemediler.
Ve şimdi, aynı DTP kendini PKK ile daha da bütünleşmiş göstererek ve neredeyse aynı isim altında anılabilecek bir duruşa gelerek Kuzey Irak’a, PKK terör örgütüne yapılan operasyonu protesto gösterileri düzenliyor. Kendi gafletini unutarak AKP’li Kürt milletvekillerini “gaflet ve dalalet”le suçluyor. Göstericiler tarafından Emniyet Müdürlüğü ve Çevik Kuvvet binalarına taş atılıyor.
Demek ki onlara göre teröristler gece yarısı karakollara saldırıp uyuyan askerleri şehit etmeyi planlarsa ve 12’sini bir defada şehit ederse bu “özgürlük direnişi” olacak ve koskoca Türkiye bir terör örgütünün tehditlerine, katliamlarına susacak... Artık susmayacak noktaya gelindiğinde de Türkiye’nin Meclis’ine girmiş bir parti kalkıp teröristi savunacak. Eğer yıllardır sakladıkları ve artık “AB’nin istedikleri kıvama geldiğini, kendilerine arka çıkacağını” düşünerek açıkladıkları “Özerk Kürdistan” hedeflerini yüksek sesle haykırıyor olmasalar Türkiye gibi “üniter yapısının, bütünlüğünün” bozulmasına asla izin verilmeyecek bir ülkede siyasi bir partinin bu bölücü tutumuna, teröre arka çıkmasına şaşılabilirdi.
Ölen teröristlerden kendileri “gerilla” diye söz ediyor ve “arkadan vuran, küçücük çocukları, bebekleri, hamile kadınları, masum vatandaşları gözünü kırpmadan öldüren” katilleri Türk askeriyle aynı sınıfa sokarak “asker veya gerilla 60 can yitirdik” diyorlar ama sağduyulu Güneydoğu halkının teröristi gerilla saymadığı kesin... Saysaydı kendini bu “gerillalar”la özdeşleştiren parti o bölgeden çok daha fazla oy alırdı. Görünüşe bakılırsa bu “gerilla, direnişçi” hikâyesini ancak olayları görmeyen, yaşamayan bir kısım yabancı basına yutturabiliyorlar.
Şu andaki infiallerinin, gösterilerin sebebi ise şehit askerlerin sayısı arttıkça ve PKK’nın gücü azaldıkça Güneydoğu’daki taraftarlarını daha da çok kaybetmeleri... Aynı anda Kuzey Irak’ın güvenli hale getirilmesiyle, devlete “PKK terörü” tehdidini kullanarak şantaj yapamayacak olmaları...
Öte yanda gencecik şehit askerlerimizin cenazeleri, ailelerinin acıları, fotoğrafları ülkenin bağrına kor gibi düşüyor. Bu operasyonun kesinlikle daha önceki 24 sınır ötesi operasyondan farklı olması, terör örgütü bitirilinceye kadar sürmesi, Irak’ın (ve ABD dahil diğer devletlerin) bir daha Türkiye’nin güvenliğini tehdit edemeyeceği şartlar oluşana kadar orada kalınması gerekiyor.
DTP adını da değiştirecek mi?
Haberin Devamı

