Diyanet konuşmak istiyorsa...

Gazetelerde haber oldu; Diyanet TV ve radyo açılıyormuş. Konunun yasal düzenlemesi için, yani “yeni bir yasa tasarısı” için düğmeye basılmış

Haberin Devamı

Gazetelerde haber oldu; Diyanet TV ve radyo açılıyormuş. Konunun yasal düzenlemesi için, yani “yeni bir yasa tasarısı” için düğmeye basılmış.

Haber güzel, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın halka dini, Kur’an’ı doğru şekliyle, hurafelerden (Diyanet’in ayırmaya çalıştığı bazı uydurma hadislerden) arındırılmış olarak anlatması iyi bir şey.

Bununla birlikte zaten çok yüksek olan Diyanet bütçesinin dışında 2007 mali bütçesinden tam 1 milyon 600 bin YTL’lik bir ödenek ayrılmış.

Çok yüksek bir rakam...

Hani bu bir kalem vuruşuyla trilyon trilyon ayrılan paraları görünce insanın cebine sarılası geliyor. Vatandaşın, çocuklarının, torunlarının hesabına yazılan ödemeler bunlar.

Öte yanda biz medya olarak Diyanet’e sayfalarımızı, köşelerimizi, ekranlarımızı açtığımızda, onlara halkı aydınlatmak üzere sorular sorduğumuzda cevap alamıyoruz.

Devamlı okurlarım hatırlayacaklardır; onlara Nur Suresi ve Ahzap Suresi ile ilgili sorular sordum. ‘Bizi aydınlatmalarını’ istedim. Cevap gelmedi.

Sonra merak edilen önemli konularda sorularımızı cevaplamaları için “Her Açıdan” programına onları davet ettim. Hadisler konusunda uzman olan ve Ankara İlahiyat Fakültesinde’de öğretim üyeliği yapan Başkan Yardımcısı Mehmet Görmez’in bu konuları iyi anlatacağı bildirildi, onunla konuştum, yazılarımı dikkatle izlediklerini söyledi. O günden bu yana haftalardır bekliyorum. Önce “Babası hastanede” dediler, dün ise “kendisinin hasta olduğu ve hastanede bulunduğu” söylendi. Allah acil şifalar versin tabii ama bir türlü olumlu cevap alamıyoruz.

Şimdi Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’nun Hac’dan dönmesini bekliyorum. Çarşamba günü dönecekmiş, cevabı o zaman alacağım.

Bu, özel TV’lerinde anlatacaklarının önemli bir kısmını para harcamaya gerek kalmadan anlatabilecekleri (ve gerekli zamanın verileceği) özel bir fırsattır. Daha önce bazı TV programlarına katıldıklarına göre bu konuda katı bir kuralları da olmadığını sanıyorum.

Bakalım Sayın Başkan aydınlanmamıza yardımcı olacak mı? Bekliyoruz.

***

Pek pahalı kırmızı halı!
Efendim bizde para bol ya, bol keseden harcayabiliyoruz. Boğazına kadar borç içinde, bu nedenle dış (ve hatta iç) siyasetinde bağımlı hale gelmiş bir ülkenin yönetiminde olduğunun bilincine sahip bulunmayanlar ellerini bizim cebimizden çektikleri paralar konusunda pek rahat alıştırmışlar.

2007’de ülke tanıtımı için Turizm Bakanlığı 210 milyon dolar bütçe ayırmış. “Milyon dolar”lar artık kulağımıza hafif mi geliyor bilmem, ne bu ya? Ne yapıyorsunuz 210 milyon dolarla?

Fotoğraflara koyduğunuz “T şeklinde kollarını açmış insanlar mı” çok pahalı, tanıtım deyince ortaya sürüverdiğiniz “semazen görüntüleri” mi, yoksa semazenlerin üzerinde döneceği ve sizin de gerine şişine “Kırmızı Halı Kampanyası” diye isim taktığınız kırmızı halılar mı?

Veya turizm bürolarına astığınız sıradan posterler mi?

Bugüne kadar tanıtıma harcadığınız yüzlerce milyon dolarla ne yaptınız ki bu yıl ne yapacaksınız?

Bakan Atilla Koç uyumadığı zamanlarda herhalde hazırlanan proje (!) yi gözden geçirmiştir. Çıkıp bunu halka madde madde anlatmak vazifesidir.

Geçmişte iş kolay olsun diye bir reklâm şirketi bulup paraları onlara aktardılar ve bu paralarla ne yapıldığı hiç anlaşılamadı. Hepsinin havaya gittiğini ise birçok turizmciden dinledik.

Ben diyorum ki 2 milyon dolar bile iyi niyetle ve dikkatle harcanırsa yeterlidir. Her ülkenin önemli gazete ve dergilerinin yazarlarını davet ederek onları ağırlamak, turistik bölgelerimizi tanıtmak ve yazmalarını sağlamak bile önemli fark yaratır.

Sinemalarında gösterilecek reklam filmleri bile... Yemeklerimizi tanıtacağımız kampanyalar bile...

Ben 2 milyon dolara en iyi şekilde tanıtılacağını iddia ediyorum. Uygulamasına talibim. Bu nedenle... 210 milyon doları nereye harcaklarını bilmek istiyoruz!

DİĞER YENİ YAZILAR