Demokrat olmak kolay değil!

Türkiye'de kendini demokrat ve aydın sananların (veya sayanların) durumu komik çelişkiler içerir aslında... Sık sık demokrasiden, saygıdan, herkese "eşit" insan haklarından, düşünce ve ifade özgürlüğünden dem vurur ama bazen tek bir olayda kendilerinin bu tariflerle hiç ilgili olmadıklarını ortaya koyuverirler

Haberin Devamı

Türkiye'de kendini demokrat ve aydın sananların (veya sayanların) durumu komik çelişkiler içerir aslında... Sık sık demokrasiden, saygıdan, herkese "eşit" insan haklarından, düşünce ve ifade özgürlüğünden dem vurur ama bazen tek bir olayda kendilerinin bu tariflerle hiç ilgili olmadıklarını ortaya koyuverirler.

Onların "demokrasi" anlayışı sadece kendileri ve destekledikleri kitleler yararına kullanıldığı sürece geçerlidir. Düşünce ve ifade özgürlüğü ise sadece kendileri için...

Aynı ifade özgürlüğünden bir başkası yararlanırken hoşlanmadıkları bir durum ortaya çıkarsa duyduktan öfke bir anda "patlayan bir volkana" dönüşebilir. Hem kendileri, hem muhatapları, hem de sonuçta yarattıkları "aydını böyle olursa gerisinden hayır bekle" tarzındaki mesajlarıyla toplum çeker bunun sıkıntısını... Acı bir durum tabii ama bir gerçeğimiz de bu maalesef!

"İğrenç tahrifat"
Hırant Dink'in Agos gazetesi 17 Mart sayısında benim yazılarımla ilgili olarak Halil Berktay'ın yaptığı açıklamayı birinci sayfasından "İğrenç tahrifat" başlığıyla vermiş. İlk cümle şöyle: "Vatan gazetesi yazarı Ruhat Mengi'nin dile getirdiği asılsız iddialar Halil Berktay tarafından 'iğrenç tahrifat' olarak nitelendi."

Daha sonra benim yazılarımdan alıntılar yapılıyor, VATAN'ın; haberi emin değilmiş gibi "İhanet mi, komplo mu?" başlığıyla verdiği ve bir editör hatası olarak yazılan "...komplo olduğu anlaşıldı" cümlesi alınıyor ve Halil Berktay'ın açıklaması ile "Öyle bir yazı yazmadım, yazmam da" dediği okuyucuya aktarılıyor.

Bir kere her şeyden önce bu olaya "İğrenç tahrifat" başlığını birinci sayfadan manşet olarak verebilmek için nerede tahrifat yapıldığının da açıklanmış olması gerekir. Oysa Berktay basına ve topluma, yazdığı mektubun orijinalini, bu mektubu "Ermeni yahoo group"ta ve soykırımın kabulü için çalışanlara yazmadığını, soykırımı bütün varlığıyla savunan Stephen Feinstein'ı hangi nedenle "Soykırımı savunmaz, o Yahudidir" şeklinde tanıttığını, kendisi "onunla yazışmadım" derken Feinstein'in çıkıp neden "Berktay'la yazışmalarımızda Halaçoğlu ve Aktan'ın PBS'te konuşmasını savunduk" dediğini açıklamış değil.

Aynen Ermeni olaylarından söz ederken rakam ve belgelerle birçok ülkenin arşivlerinde benzer şekilde yer alan tarihî gelişmeleri açıklamak yerine "reddedici devlet ve onun adamları" cümlesini, arkadan da "eldeki veriler soykırım olduğunu gösteriyoru, "tehcir kararı bile soykırımdır"ı tekrarlayıp durdukları gibi, bu olayda da "yalan, iftira, tahrifat"ı tekrarlıyorlar ama "nerede tahrifat yapılmış, nerede yalan söylenmiş" bunu açıklamıyorlar.

Zira "Armenian yahoo group"a girebilen herkesin bu yazışmaların nasıl olduğunu görmesi mümkün.

Görünen gerçek
Agos, benim yazılarımda çelişki olduğundan söz ediyor, oysa bende çelişki yok, Berktay'dakiler ise açık seçik ortada.

Neden hâlâ bu çelişkileri açıklığa kavuşturmadığını ona soracaklarına, görevini yapan ve "yurt dışında canının istediği gibi, gerekirse tarihe yalan söyleterek konuşacak özgürlüğü kendinde görenleri" aynı özgür ifade hakkını kullanarak açıklayan gazeteciye saldırmaları garip olmuyor mu?

Basında "görünen gerçek" o konuda haber yazabilmek için yeterlidir. Ben görünen gerçeği yazdım, aksi doğruysa "görünmeyen gerçeği" ortaya çıkarmaya davet ettim. Bunu yapamayanlann konuşmaya hakkı yoktur.

Bir açıklama yapılacaksa önce "1,5 milyon Ermeni öldürüldü" diyenlerin o tarihte zaten Osmanlı topraklarındaki tüm Ermeni nüfusunun 1 milyon 600 bin civarında olduğunu bilip bilmedikleri de açıklanmalı. 644 bin Ermeni'nin tehcir sonrası geri dönüp evlerine yerleştiklerini bilip bilmedikleri de...

Hiç değilse tarihi okumadan "Amerika'ya gittim, üç beş Ermeniyle konuştum, bir de Zoryan Enstitüsü'nde filmler izledim ve olayı kapıverdim diyenleri aralarına almasınlar.
Komediye dönüyor olay!

DİĞER YENİ YAZILAR