Dün Yalçın Bayer’in köşesinde bir okuyucu soruyordu:
“Hürriyet’te ‘Demokrasinin yıldızları’ başlığıyla çıkan Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı imzalı ilânda Adnan Menderes ve Turgut Özal’ın adının yanına Tayyip Erdoğan ismi konmuş. Demirel’in bile adı yok. Acaba Sayın Demirel artık ulusal çıkarlarımız konusunda gerçekleri görmeye başladığı için mi gözden çıkarıldı?”
Demirel’in gözden çıkarılması bir yana Tayyip Erdoğan son günlerde öyle bir demokrasi kahramanı olarak lânse ediliyor ki hani son yıllarda Türkiye’de olup biteni görmüş olmayan (veya hafızası olmayan) herkes o dakika inanır.
Kimse de demez ki yahu o değil miydi bu ülkenin rejimiyle ve tüm demokratik örgütleri, kuruluşlarıyla her Allah’ın günü kavga eden? TÜSİAD’ın en ciddi uyarılarına bile kulak tıkayan?
O değil miydi gerçek bir demokrasi adına milletvekili dokunulmazlığını kaldırması (üstelik söz verdiği gibi), Seçim ve Partiler kanunlarını, milletvekillerini liderlerin seçtiği (halkın söz sahibi olmadığı) sistemi değiştirmesi gerekirken ve bunu yapacak çoğunluğa sahipken yapmayan?
O değil miydi bütün demokratik ülkelerde olduğunun aksine cumhurbaşkanı adayını halktan bir yıl saklayarak ülkeyi kaosa sürükleyen?
O değil miydi çiftçisinden, sınır bekleyen ve canını sakınmayan askerine kadar hakaret eden?
O değil miydi üç kişi oturup cumhurbaşkanı adayı belirleyen ve demokrasinin gerektirdiği uzlaşmaya yanaşmayan?
Ve o değil miydi Abdüllatif Şener gibi kendi partisindeki doğru ve açık sözlü siyasetçiler “Milyonların yürüdüğü mitinglere kulak vermeliyiz” derken olayı anlamamakta ısrar ederek “Bindirilmiş kıtalar”dan söz eden ve “Biz daha iyisini yaparız” diyen?
Hani hafızalar zayıf olmasına zayıf da tümüyle kaybetmedik ya!
İnsanları aptal yerine koymaktan ve aldatmaktan bir vazgeçebilseler!..
Demokrasinin yıldızları!
Haberin Devamı

