Baskı yönetimleri sadece bir kişinin diktatörlüğü ile oluşmaz. Eğer "Çoğunluk benim elimde, hak, hukuk, itiraz dinlemem diyen bir hükümet varsa ülkenin başında, o ülkede demokratik bir yönetim olduğunu kimse iddia edemez.
Adı üstünde "KAÇAK Kur'an Kursu' ...
Denetimsiz, "kurs" adı altında her türlü istismara, yobaz faaliyetlere açık yerler bunlar. Ve oraya çocuğunu gönderenlerin çoğu da "kaçak" olduğunu filan bilmeden gönderecek. Belki de anne babalar, çocuklarının beyni Taliban anlayışına benzer, dini yanlış yorumlayan bilgilerle yıkandıktan sonra farkına varacak.
Asıl soru şu; KAÇAK kursun cezası "para cezasına" indirilebiliyorsa KAÇAK okul, KAÇAK bina, KAÇAK arazi, KAÇAK silah, KAÇAK uyuşturucu nasıl cezalandırılabilecek?
"KAÇAK=KANUNSUZ" demek olduğuna göre, kanunsuzluğa izin veren bir hükümete, özellikle de Adalet Bakanı' na nasıl güven duyulacak?
Basına, elini kolunu bağlamak, olayları açığa çıkarma özgürlüğünü elinden almak için "yazı veya karikatür nedeniyle" hapis cezası getirenlerin KANUNSUZ işlerin cezasını kaldırmaya çalışması kabul edilemez bir siyasi skandaldır.
Örnekleri var!
Toplumun ve basının uyanlarına, tepkilerine kulak tıkayarak, muhalefeti yok sayarak "İNADINA" karar alan iktidarların, bu ülkenin yakın tarihinde nelere malolduğu görülmüştür.
AKP Hükümeti tabanını memnun etmek, parti içindeki radikalleri susturmak için sonuçta ülkeye zarar verecek faaliyetlerde israr ediyor.
Bir yandan bunu yapanların, ülkede radikal dinci akımların gelişmesine fırsat verenlerin, bir yandan da AB'den, çağdaşlaşmadan, değişimden ve kendilerinin değiştiğinden söz etmeleri ne kadar inandırıcı olabilir yine kendileri karar versinler.
Sadece koltuğunu garantilemek için gayret gösterenleri, saman altından su yürüttüğünü sananlan bu toplum şimdiye kadar hiç affetmedi!
Cevapsız kalan sorular! (2)
Çarşamba günü başladığım yazıdan, Huntington'a sorduğum ve cevabı net bir şekilde alınamayan sorularla devam ediyoruz...
* Hem Çin, Kore gibi ülkelerin Uzakdoğu'da, Müslüman ülkelerin ise Ortadoğu'da birleşeceğini, ortak düşmanlarının ise Avrupa olacağını söylüyor, hem de Türkiye'nin Müslüman bir ülke olarak bunu önlemesine, dinler ve kültürler arası kaynaşmayı sağlamasına neden karşı çıkıyorsunuz?
* Türkiye'nin AB'ye girmeyip İslâm ülkeleriyle kalması görüşünüzün, sizin yaptığınız "medeniyetler ayrımı ve çatışması" tezini doğrulaması ile ilgisi var mı?
* Daha önce yaptığınız röportajlarda Türkiye'nin, İslâm değerlerini demokrasiyle bağdaştırmayı başarırsa önemli bir görev yapmış olacağını ama demokrasinin mutlaka laiklikten destek alması gerekmediğini söylediniz. Oysa Türkiye 82 yıldır üçünün birlikte başarıyla yürüyeceğini zaten ispatladı. O zaman bu sözlerin anlamı nedir?
* Vatanseverliğiniz ile akademisyen kimliğinizin çelişebileceğim Amerika'yla ilgili son kitabınızın başında açıkça söylüyorsunuz ama bu açıklama diğer kitaplarda yok. Dünya çapında bu kadar ünlü bir siyaset bilimci olarak başka ülkelerin geleceğini etkileyecek taraflı görüşlerinizin benimsenmesi o ülkelere haksızlık değil mi?
Trafik ihbarı!
Uzun zamandır plaka ihbarı yapmıyordum ama göz göre göre "kırmızı"da basıp geçen sürücüyü ihbar etmek toplumsal bir borçtur.
34 AL 2500 plakalı araç 26 Mayıs Çarşamba, saat 15.15'te Ulus'ta kırmızı ışığı dinlemeyerek geçip gitti.
Şikayetçiyim!
Demokrasi değil çoğunluğun baskısı!
Baskı yönetimleri sadece bir kişinin diktatörlüğü ile oluşmaz. Eğer "Çoğunluk benim elimde, hak, hukuk, itiraz dinlemem diyen bir hükümet varsa ülkenin başında, o ülkede demokratik bir yönetim olduğunu kimse iddia edemez
Haberin Devamı

