Demirel'le Batman'da!

Sekiz kişilik uçak Batman'a inerken pencereden baktım ve ağzımdan "Ben buraları hiç bu kadar yeşil beklemiyordum" sözleri döküldü...

Haberin Devamı

Sekiz kişilik uçak Batman'a inerken pencereden baktım ve ağzımdan "Ben buraları hiç bu kadar yeşil beklemiyordum" sözleri döküldü. Yıllardır vergi rekortmenliğini kimselere bırakmayan ünlü Avukat Ahmed Pekin hemen atıldı:

"Demirel o barajları açmasaydı bu yeşilliği görmen de mümkün olmayacaktı!"

Sabahın 7'sinde yola çıkmıştım, Süleyman Demirel'in de katılacağı bir günlük Batman seyahatinin önemli bir nedeni vardı; Ahmet Pekin'in, eşi Düriye'ye hediye olarak yaptırdığı 100 öğrenci kapasiteli kız yurdunun temel atma töreni.

Güney Anadolu'ya GAP kapsamında büyük hizmet veren, bir anlamda kaderini değiştiren hamleler hep Demirel döneminde yapılmıştı. Açtığı çok sayıda barajla adı Barajlar Kralı'na çıkan Demirel "Düriye Neşe Pekin Kız Yurdu" nun açılışını da kendisi yapacaktı.

Uçaktan inip şehre doğru ilerlediğimizde şaşkınlığım daha da arttı; karşımızda tertemiz, modern, gelişmiş bir şehir görüntüsü vardı.

Önce biz 8 gazeteci; Fehmi Koru, Tufan Türenç, Yavuz Donat, Şakir Süter, Hulusi Turgut, Taki Doğan, Aydın Hasan ve ben arkada Süleyman Demirel, Ahmet-Düriye Pekin ve Batman Valisi Halûk Imga önde Valilik binasına girildi. Odada Süleyman Demirel'in Vali ve Belediye Başkanı'yla yaptığı konuşmaları yerel basın mesuplarıyla birlikte izledik.

Kızlar okuyor!
Batman'ın 11 haneli köyden nasıl 500 bin nüfuslu il haline geldiğini, yolu, elektriği olmayan köy kalmadığını, bu yıl 30 trilyonluk yatırım beklendiğini, kız çocukların yüzde 93.6'sının okullaştırıldığını Vali anlattı.

DTP'li Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan ise çok daha farklı şeylerden söz etti... Yarın Demirel'in zenginlere yaptığı çağrı, DTP'li Başkan'ın konuşması ve Batman'daki kız intiharları ile devam edeceğim.

Bize gerçeği söyleyin!
Dün çok değerli bir dostu, Türkiye'nin başanlı bir diş doktorunu henüz genç denebilecek bir yaşta toprağa verdik, nur içinde yatsın.

Alper Cücenoğlu maalesef geç teşhis edilen ve kısa sürede vücudunu saran kanserden öldü. Evlerden uzak olsun, Allah kimsenin başına vermesin ama cami avlusunda hemen herkesin ağzında son aylarda bu uğursuz hastalığın ülkemizde ne kadar arttığı konuşuluyordu.

Ve en çok tekrarlanan soru da şuydu:

"Acaba yıllar sonra Çernobil'in etkisi mi ortaya çıkıyor?"

Atatürk Havalimanı'nın kargo bölümünde çıkan yangında nükleer tip malzemelerinin yandığını ve "radyoaktif sızıntı olduğu"nu, arkasından da TAEK'in "Şu an insan sağlığını tehdit eden bir durum yok" açıklamalarını okuyunca hemen aklıma Çernobil geldi.

Çernobil olayında da şüpheleri gidermek için Karadeniz Bölgesi'ne gidip çay içen bakanlar olmuştu biliyorsunuz. Türkiye'de bu tür tehlikeli olaylarda, hatta bölge halkının kanserden kırıldığı bilinen durumlarda bile hep biz "tehlike olmadığına" ikna edilmiş ve kaderimize razı olmuşuzdur.

Bu konuların halktan nasıl gizlendiğini anlatan filmler de dünya sinemasında sıkça yapılıyor. Onun için açıkçası ben TAEK'in duyurusuna inanmıyorum. Bağımsız kuruluşlar, bilim adamlan derhal ölçümler yapmalıdır.

Bunu hepimiz istemeliyiz, sessiz kalmak milyonlarca ailenin kaderini bugün değil, 10-15 yıl sonra değiştiriyor. Unutmayalım!

DİĞER YENİ YAZILAR