Başbakan'a yazdığı şiirli mektuptan ve Milli Eğitim Bakanı'na "Ayakkabısının tozu olacağı"nı söyledikten sonra Bakanlık Müşavirliği görevine getirilen Cumali Tekin'in milletvekili olan ablası Zeynep Tekin aradı.
İki gün önce konuyla ilgili olarak yazdığım yazıdan hemen sonra telefon eden Sayın Tekin bana olayı gayet güzel açıkladı. Asker çocuğu olduklarını, haksız bir uygulamayı kendilerinin de istemeyeceğini, Cumali Bey'in Eğitim Enstitüsü mezunu 28 yıllık bir öğretmen olduğunu, karakterini anlattı, ilgisine teşekkür ediyorum.
Bu bir yana, ben olayda bir "haksız tercih", "haksız rekabet", "haksız uygulama" olmadığına ikna edilmiş değilim. Zaten Sayın Tekin'in de böyle bir niyeti yoktu sanıyorum, beni bilgilendirmek istemişti sadece.
O bunları heyecanla anlatırken bir ara şu konuşma geçti aramızda:
R.M.- Efendim siz AKP Adana Milletvekilisiniz değil mi?
Z.T.- Evet.
R.M.- Ben de Adana'nın 25 yıl milletvekilliği ve senatörlüğünü yapmış olan Mehmet Ünaldı'nın kızıyım. Siyasetin içine doğdum, biraz bilgim vardır bu konular hakkında.
Z.T.- Aa, öyle mi, bilmiyordum.
R.M.- Evet ve bütün bu dönem içinde babam 4 çocuğunun hiçbirine, ailesinin hiçbir ferdine ne devlet kurumlarında (hele bakanlıklarda) iş bulmuş, ne de başka bir ayrıcalık tanımıştır.
Partilileri için de benzer kuralları vardı. Yalnız o değil birçok siyasetçi "ilkelerle" çalışırdı. Onlar haksızlığa, ayrıcalığa imkân tanımazlardı. Şimdi ben nasıl kabul edebilir, inanabilirim bu olayda haksızlık olmadığına?
Z.T.- Ama o 28 yıllık öğretmen.
R.M.- Benim annem 50 yıllık öğretmen, var mıdır bir müşavirlik görevi?
Z.T.-.....
Konuşmamız böylece sürüp gitti.
Sonuç olarak biz ve toplum tepki gösterse de ne değişiyor ki? Her dönem bal tutan parmağını yalıyor. Hatta bazen elini, kolunu da...
Sadece Türkiye'den değil, diğer ülkelerdeki vatandaşlarımızdan gelen mektuplar tepki dolu. İşte Amerika'dan yazan Emre Tomin'in sözleri:
"Demek ki bir dörtlük daha yazsa bir sonraki seçimde önce milletvekili, sonra da bakan filân olabilirdi.
Gerçekten bu ülkenin böyle kişilere çok ihtiyacı var ki bizler ancak başka ülkelere gidip çalışabiliyoruz."
Emre Bey mektubunu "TCK mücadelenizde ve diğerlerinde bizlerin desteği her zaman yanınızdadır, lütfen bundan emin olunuz" diye bitiriyor.
Üniversite mezunlarının, en iyi eğitimi almış deneyimli insanların işsiz gezdiği bir ülkede "inandırmak" zor oluyor ve inanmayan toplum da bir süre susup zaman tamsa bile sonunda mutlaka gerekeni yapıyor.
Bunu bilir, bunu söylerim ben!
Adalet Komisyonu'nda inanılmaz gelişme!
Biz "Namus cinayetleri" de "kan davaları'nın yanına ilâve edildi, aynı TCK maddesi kapsamına alındı diye sevinir, Komisyon Başkanı Koksal Toptan'ı ve üye milletvekillerini kutlarken Komisyon'da birden bire bir "U" dönüşü olduğunun haberleri gelmeye başladı.
"Nitelikli insan öldürme" maddesine alındığı için hepimizin pek sevindiği kadın cinayetleri için nedense bir türlü "namus cinayeti" sözleri kullanılamıyor. Alt Komisyon'dan "töre cinayeti" olarak geçmiş, ümitler "beklenen yasaların çıkarılacağına" dair bana telefon ederek bizzat söz veren Sayın Koksal Toptan'ın başkanlığındaki Adalet Komisyonu'na bağlanmıştı. Aynı günlerde AKP'li bazı Komisyon üyeleri de arayarak benzer konuşmalar yapmışlardı.
Oysa şimdi, bu Komisyon da verdiği sözü tutmayacak gibi görünüyor.
Bu şekilde çıkarılacak kanunlarla yine cinayete izin verilecek, yine her gün karısını, kızını, nişanlısını, sevgilisini öldüren ve neredeyse cezasız kurtulan erkek haberleri okuyacağız.
Eğer bu kararda İsrar edilirse konu mutlaka Avrupa Komisyonu'na duyurulmak, AİHM'ne götürülmeli ve bu durumda "idam cezasının kaldırılmış olmasının ne ifade edeceği" sorulmalı.
Bir yandan devlet eliyle cinayete kolaylık sağlanırken, gerçekten ne ifade edecek?
Komisyon üyesi milletvekilleri "erkeklerin namus adına cinayet işlemesini anlayışla karşıladıklarını söylüyorlarmış da...
Bunu söyleyebilen Türk milletvekillerini dünyaya duyurmak şart oldu doğrusu! (DEVAM EDECEK)
Cumali Tekin'in ablasından cevap!
Başbakan'a yazdığı şiirli mektuptan ve Milli Eğitim Bakanı'na "Ayakkabısının tozu olacağı"nı söyledikten sonra Bakanlık Müşavirliği görevine getirilen Cumali Tekin'in milletvekili olan ablası Zeynep Tekin aradı
Haberin Devamı

