Danimarka'da düzenlenen "Avrupa Cinsel Fonksiyon Kongresi'nde Türkiye birincilik ödülü almış. Nihayet bir ödül aldığımızı duyunca haberi ilgiyle okudum.
Ödül kadın cinselliği konusunda yapılan bir araştrmaya verilmiş. Bu araştırmaya göre Türk kadınlarının (katlımcıların) yüzde 70'i hiç orgazmı tatmamış, yüzde 43'ü sorunlarını doktorla konuşmaya korkuyor, yüzde 80'i cinsel sorunlarını eşiyle konuşamıyor.
Yani Türk kadını tablosu... Hımm, kelime arıyorum, ne diyelim; cinsel yönden sürünüyor.
Eh. bu sonuç da ödülü hak eder yani... Eğer sonuç tam tersi olsa ödül yine gelir miydi bilmiyorum.
Dün VATAN'da yine çok ilginç iki haber yanyana verilmişti: Birinde yine Avrupa'ın Türkiye'yi suçlayan konuşmalarıyla pek tuttuğu Orhan Pamuk "Bir yazar olarak Ermeni olaylarının tabu olduğu ve tartışılamadığı bir ülkede yaşamak istemediğini' söylemiş.
Diğerinde, hemen yanıbaşıdaki haberde ise Ruşen Çakır'ın Amerika'dan gönderdiği bilgi yer alıyor: "ABD'nin önde gelen soykırım uzmanlarından. Massachusett Üniversitesi öğretim üyesi ünlü tarihçi Prof. Goenther Leuy 1915-16 yıllarındaki tehcirin esas nedeninin bir halkı kökten yok etmek değil Ermeni gerilla çetelerine sağlanan desteği yok etmek ve Ermenileri stratejik bölgelerden uzaklaştırmak olduğunu yazdı." Bir Amerikalı veya bir çok Amerikalı, Avrupalı tarihçi, uzman bunu söylerken bizin uzman olmayan yazarımız tam aksini iddia ediyor ve hâlâ, kendisi de TV'de uzun uzun konuşmasına rağmen bu konunun da tabu olduğunda israr ediyor.
Bir tabu var evet tabu olan bilmeden konuşarak" koca bir topluma sonsuza kadar soykırımcı etiketinin yapıştırılmasına yardım etmektedir. Bu olayın faturasının; "21. yüzyılın ilk soykırımı" olarak Türkiye'ye kesilmesini sağlamak toplum katında tabudur (Orhan Pamuk inanmıyorsa mail adresini versin, halka sorsun ve gelen cevaplara baksın.)
Bir iyilik yapar mı?
Edinburg Kent Konseyi'nde soykırım oylaması yapılmadan önce Liberal Parti Lideri Jenny Dawe 'Türkler kendi arşivlerini tarihçilere açtıkları halde Ermenistan'ın arşivlerinin kapalı olduğunu iddia ediyorlar, ne diyorsunuz?" sorusunu sorunca Ermeni tarafı "Arşivlerin güvenlik nedeniyle kapalı olduğunu" söylemiş ve Dawe "Anlıyorum" diyerek bu cevabı kabul etmiş. Neyi anladı dersiniz? Türkiye arşivleri neden güvenlik nedeniyle kapalı değil de onlarınki kapalı?
Acaba Orhan Pamuk bu soruyu da Avrupa'da yüksek sesle sorabilir mi? Eğer isterse yayıncısı bunu kendisine hemen sağlar.
Bir soru daha var, 15-16 Aralık tarihlerinde İTÜ ile STK Birliği Platformunun birlikte düzenlediği ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun katılacağı 'Türk Ermeni ilişkilerinde Tarihi Gerçekler" konulu bir sempozyum yapılacak.
Gelin görün ki davetlere rağmen ne Ermenistan'dan, ne diğer ülkelerden hiçbir Ermeni tarihçi bu sempozyumda konuşmayı kabul etmemiş. İşin daha da enteresan tarafı Bilgi Üniversitesinde yapılan konferansta "soykırım vardır" iddiasıyla konuşan "Türk bilim adamları" da kabul etmemişler.
Ermeniler "baştan soykırımı kabul ederseniz geliriz" diyorlar. Türklerin red nedeni belli değil.
Orhan Pamuk Avrupa'da bir de bu çağrıyı "yüksek sesle" yapsa ve "neden kaçtıklarını sorsa ne iyi oturdu.
Hani Justin Mc Carthy'ler. Guenther Lewy'ler, Bernard Lewis, Andrew Mango'lar filan yabana tarihçi oldukları halde görevlerini tarafsızca ve dürüstçe yaptılar.
Biz de, tarihçi olmadığımız halde kesin suçlamada bulunabiliyorsak bu kadarcık görevi esirgememeliyiz, değil mi?
(Not: Kişisel olarak Orhan Pamuk veya bir başkasının konuşmalarından dolayı devlet tarafından cezalandırılmasını asla onaylamıyorum. Bu durumda bir insana asıl ceza kendi vicdanının sesidir. Varsa tabu...)
Cinsel sorunlar ve Orhan Pamuk!
Danimarka'da düzenlenen "Avrupa Cinsel Fonksiyon Kongresi'nde Türkiye birincilik ödülü almış. Nihayet bir ödül aldığımızı duyunca haberi ilgiyle okudum. Ödül kadın cinselliği konusunda yapılan bir araştrmaya verilmiş
Haberin Devamı

