Cinayetin adını "töre" koymuşlar!

Dün sabah Kanal 8'de Hülya Aydın'ın sunduğu Yeni Vizyon programında TCK tasarısında yer alan, "İki profesör" davasıyla tarihte de yer alacak olan tecavüzle ilgili olaylı maddeleri tartıştık

Haberin Devamı

Dün sabah Kanal 8'de Hülya Aydın'ın sunduğu Yeni Vizyon programında TCK tasarısında yer alan, "İki profesör" davasıyla tarihte de yer alacak olan tecavüzle ilgili olaylı maddeleri tartıştık. Prof. D. Soyaslan ve Prof. S. Dönmezer de davet edilmişlerdi ama gelmediler. Birincisi "İşlerinin çokluğunu" neden olarak gösterdi. İkinci Prof. ise "Tek başına davet edildiği takdirde konuşacağını" söyledi.

İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve Türk Baroları Kadın Hukuku Komisyonu İstanbul Baro Temsilcisi Aydeniz Alisbah Tuskan, Psikiyatr Bengi Semerci ve benim de çok işlerimiz vardı. Ama toplum için bu kadar önemli olan, ülkemizi bir "tecavüzcüler cenneti" ne çevirecek yasalar konusunda halkı aydınlatmak, doğrulan ortaya koymak için oradaydık. Bu doğruların "tek başına" veya "çoğunlukla" tartışıldığında değişmeyeceğini bildiğimiz için bir saat içinde programa gelen yüzlerce izleyici tepkisinden örnekleri de katarak güzel bir sohbet yaptık.

Birkaç TV programı daha yapılırsa olayın olanca açıklığıyla tüm toplum tarafından anlaşılacağına hiç şüphe yok.

Avrupa Komisyonu'nun insan haklarına, eşitliğe, uluslar arası sözleşmelere aykırı bularak 30 maddesine çekince koyduğu, The Economist dergisinin alay edecek kadar çağdışı bulduğu ve "Bu düşünceleri savunanlar Avrupa'da olsa işten atılırdı" dediği tasarı hakkında ilgili profesörlerin iki sözünü hatırlayalım önce... Dava hakkında değil, onların TV programlarındaki konuşmaları hakkında konuşalım (farkında mısınız konuşuyoruz...) Prof. Soyaslan: "Türkiye'de kadının ekonomik özgürlüğü yok. Üstelik Türk erkeği bakireyle evlenmek ister. Onun için tecavüz mağdurunu tecavüzcüyle evlendirmek suçluyu da affetmek gerekir. İtalya'da bu kaldınldı, çünkü İtalyan kadını güçlendi. Şimdi çıkaralım 30 yıl sonra burada da kaldırırsınız" demişti.

Türk erkeği tokat mı atar?
Prof. Dönmezer ise: "Türk erkeği eşini sokakta biriyle görürse tokat atmaz başka şey yapar. Yoksa halk ona boynuzlu der vallahi. Şimdi burada ağır tahrik yok mudur?"

Bu konuşmalarda, tecavüz ve "biriyle sokakta görüldüğünde öldürme" gibi bir suçla karşılaşıldığında direk ceza indirimi veya tamamen cezasız bırakma isteğinin olduğu görülüyor. Ve bu isteklere neden olarak da "Türkiye'nin realitesi", "Töreler", "erkeğin beklentisi" gösteriliyor.
İşte Türk toplumu olanca gücüyle bu anlayışa ve çıkarılmak istenen yasalara karşı çıkıyor.

Bana gelen tepkileri bugünden itibaren yazmaya başlayacağım ama önce "Yeni Vizyon" programına 1 saat içinde gelen izleyici mail'leri. Bakın ne diyorlar: (Programı telefonla arayanların numaraları yazılmış.)

"Bu ve bunun gibi sapık zihniyetlere, kanunlara lanet olsun."

"Tüm köşe yazarları tecavüzü protesto için bir gün aynı konuyu işlesin. Ekonomiden müzik yazarına kadar organize olsunlar."

"Ruhat Mengi'yi sonuna kadar destekliyorum. Eski Devlet Bakanı Onay Alpago."

"Ben yıllardır antipsikotik ilaç kullandım ancak Ruhat Hanım'ın söylediklerinden hiç alınmadım. Kendisini bir kız çocuğu babası olarak sonuna kadar destekliyorum. Maddi desteğe de hazırım. Saygılarımla. Hamdi Kaleli."

"Bu yasa evlat sevgisine, yaşama ihanet. Tecavüze destek. Program konuşmacılarını destekliyorum. Genişleyelim ve direnelim. Sevil Keten"

"Bu yasayı çıkaranın kızı veya kansı tecavüze uğrarsa ne yapar merak ediyorum. Kınıyorum."

"Sizi dinlerken tüylerim diken diken oldu, inanamadım. Bu yasayı savunanlar sorunlu insanlar olmalı."

"Bu maddeleri kabul edenlerin eşleri ne düşünüyor acaba, merak ediyorum."

"Tasarının bu suçlan arttıracağına inanıyorum. Avukat Serdar Baykal."

Daha çok sayıda mesaj var, keşke hepsini yazabilseydim. Bu arada... Sayın Canan Arın ve birçok avukat "Sizi savunmak bana onur verir" gibi "Bana onur veren" sözlerle mail göndererek 2. duruşma tarihini sordular. 24 Aralık saat 09.35'te Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde. Hepsine, duyarlılıklarına sonsuz teşekkürler.

Devam edeceğiz inşallah!

DİĞER YENİ YAZILAR