Tandoğan” ve “Çağlayan”da meydanları doldurup kilometrelerce yolu kaplayan yüzbinler (veya milyonlar) AKP’ye ve üzerine alınması gereken herkese açık mesajlar göndermişti.
Üzerine alınması gerekenler arasında AKP’den sonra başta gelenler; Türkiye’nin “laik demokratik rejime saygılı” merkez sağ ve sol partileriydi.
Doğruyol ve Anavatan Partileri mesajı anında aldı ve liderler yanyana gelerek aralarında anlaştı, şu anda da sanıyorum formaliteler tamamlanmak üzere...
İsim ve amblem belirleniyor. Belki bu yazıyı okuduğunuzda o da kararlaştırılmış olacak; büyük ihtimalle Demokrat Parti veya Demokrat Merkez Parti, amblem de Türkiye haritası üzerine kır at...
CHP ise mesajı almakta ve DSP’ye teklifi yapmakta biraz daha gecikti... Sonra belki ikinci mitingin daha da görkemli olmasından veya DYP ile Anavatan’ın birleşme gayretinden etkilenerek aynı yöndeki görüşlerini açıkladı. Bence Baykal konuşmasında yeteri kadar olumlu bir yaklaşım içindeydi. Yıllardır solda da birleşme isteği ve umudu taşıyanlar mutlu bir beklenti içine girdiler... Ama Rahşan Ecevit faktörü gözardı edilmişti. Bayan Ecevit (gereksiz zamanlarda alışkanlığı olduğu üzere) hemen ortaya çıktı ve durulmakta olan suları başarıyla bulandırdı.
“Şov yapıyor” dedi... “Ben ona bu teklifi yapmıştım, istemedi” dedi... “Ne demek istedi anlamadım” dedi ve ortalığı duman etti.
Dün ‘Rahşan Hanım’ın sıkıntısı ne’ başlıklı yazım üzerine gelen yüzlerce mail sadece CHP-DSP birleşmesine kilitlenmişti ve çoğu her iki partinin liderlerini ve Rahşan Ecevit’i suçluyorlardı.
Deniz Baykal’ı suçlamayı alışkanlık haline getirenlerin bazı nedenlerinde haklılık payı olabilir ama son haftalarda yaptığı muhalefette hatalı çıkışlar ve üsluplar da olmakla beraber çoğu gayet yerindeydi. Birleşme konusunda da elinden geleni (çok içten istemese bile) halkın ve ülkenin beklentisini karşılayacak şekilde yaptı.
Şimdi Baykal’ı suçlayanlaın daha dikkatli düşünmesi lâzım, ne diyor Baykal;
“CHP daha büyük olan partidir, Atatürk’ün kurduğu partidir... Gelin CHP’nin tarihî adını koruyalım, bunun dışında ne istiyorsanız verelim, her şeyimizi paylaşalım. Yönetimleri, örgütü, iktidar olabilirsek hükümeti, milletvekillerini... Paranız da size kalsın. Yeter ki beklentiyi karşılayıp milletin, devletin sıkıntısını hafifletelim. Ecevit’in ismini de birlikte yaşatalım.”
Buna karşılık “İyi ama neden DYP-Anavatan birleşmesindeki şartlar olmasın” diyebilirsiniz.
Soldaki birleşmenin DYP ve Anavatan birleşmesiyle tıpatıp aynı olması şart değil. Orada geçen seçimde baraj altında kalmış ama şu anda yükselişte olan iki parti var. Burada ise biri yüzde 19.4’le Ana Muhalefet Partisi olmuş CHP ile yüzde 1’lerde oy almış DSP var.
Bu durumda gerçekçi olmak yerine neden duygusal davranıyorlar peki?
DSP neyi korumaya çalışıyor, devletin verdiği parası dışında elde kalan tek varlığı olan ismini mi?
Ülkesinin geleceği söz konusu iken bir isim bu kadar önemli olabilir mi?
Ayrıca Baykal’ın küçük partileri Meclis’e soktuktan sonra bu partilerin ayrılıp grup kurması gibi bir endişesi de var, daha önce görülmüş bir durum olduğuna göre anlayışla karşılanmayı hak etmiyor mu?
Halk AKP’ye mitinglerde gösterdiği tepkiyi şimdi CHP ve DSP’ye yöneltmekte, bizim gördüğümüz, tablodan okuduğumuz budur. DSP Genel Başkanı Zeki Sezer Baykal’dan randevu istemiş.
Birleşme olayını bu randevuda çözmedikleri takdirde dalga dalga yükselen tepkileri çok yakında her iki parti de görecektir, ona göre konuşsunlar!
CHP ve DSP’nin tarihî görevi!
Tandoğan” ve “Çağlayan”da meydanları doldurup kilometrelerce yolu kaplayan yüzbinler (veya milyonlar) AKP’ye ve üzerine alınması gereken herkese açık mesajlar göndermişti
Haberin Devamı

