Ayşe Paşalı’nın tüm ülkenin şahit olduğu şekilde, tamamen “savcı ihmali, görevini yapmaması” yüzünden eski kocası tarafından defalarca tehdit edildikten sonra öldürülmesi bu ihmaller için son olur diye ummuştuk.
Tabii ki “ders almayan, bu nedenle de aynı kanlı cinayetleri, çocuk ve kadın tecavüzlerini, aile içi çocuk tecavüzlerini her gün izlemeye devam eden” bir ülkede hiçbir şey “son” olmuyor, bu da olmadı. Ayşe Paşalı’dan sonra da bir çok kadın aynı şekilde “savcılık koruma görevini yapmadığı için” eski eşleri veya başka erkekler tarafından öldürüldü. Bitmedi, savcılıkların ve çözüme derhal el atması gereken siyasetçilerin kayıtsız bakışları ve açılmayan ağızları karşısında aynen devam ediyor.
YAK, BIÇAKLA, NE SEÇERSEN..
Son olaylar arasında İstanbul Bayrampaşa’da iki gün önce “boşandığı eşi tarafından” üstüne benzin dökülerek ateşe verilen ve kendisine sarılan 11 yaşındaki oğluyla birlikte yanarak ölen Tuğba Özbek ile 9 yıllık kocası tarafından 12 yerinden bıçaklanarak öldürülen Feride Şen var.
İkisi de henüz 30’lu yaşlarında gencecik kadınlar, üstelik Tuğba Özbek’le birlikte çocuğu ve dayısı da vahşi cinayete kurban gitti, annesi yaralandı. Tuğba’nın teyzesi “yeğeninin 11 kez savcılığa giderek suç duyurusunda bulunduğunu, katilin defalarca silahını oğluna göstererek ‘seni de, anneni de, anneanneni de bu silahla öldüreceğim’ dediğini” anlatmış ve “Devlet Tuğba’yı korumadı, o zaman bu savcılıklar neden var” diye sormuş.
KATİLLE ORTAK GİBİ!
Bu olayda savcının suçu Ayşe Paşalı cinayetindeki kadar, hatta daha net. Tuğba Özbek katilin tehditlerini savcıya anlatıyor, “bir şey yapamam” cevabını alıyor. Adam kendisini göğsünün altından bıçakladığında savcıya gidiyor, aldığı cevap inanılmaz; “Yapacağım bir şey yok, sen de git onu bıçakla birkaç saat nezarette kalırsın”.. Zavallı kadıncağız “Beni öldükten sonra mı koruyacaksınız savcı bey” bile demiş bu sorumsuza, daha ne yapsın?
Ama efendim, “en az katil kadar suçlu bu savcı” aleyhine dava açılamıyor, çünkü çıkarılan son yasalardan biri ile koruma altına alındılar, böyle bir saçmalık hangi hukuk devletinde görülmüştür?
KADIN ÖRGÜTLERİ TOPLANMALI!
Bu olaylar için Türkiye’de dava açılamıyorsa bu ülkenin kadın kuruluşları, kadın hukukçuları bir araya gelerek “korumayarak suça fırsat yaratan, görevini kötüye kullanan” savcılar ve devlet aleyhine “ölüme sebep olmaktan” AİHM’de dava açmalıdır. Bu kadınlar korunsaydı, açıkça tehdit edenler tutuklansaydı, ölmeyecekler ve çoğunun çocukları da annesiz kalmayacaktı. Aslında ailelerinin, çocuklarının yaşadıklarının ve yaşayacaklarının telafisi mümkün bile değildir.
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’na bağlı kadın örgütleriyle, “Meclis açıldığında tekrar önünde eylem yapma” kararı almıştık, sadece onlar değil (gazetelere verdikleri ilanlarda adı geçen) tüm kadın kuruluşları katılmalı ve bu eylemler aralıksız sürmeli, dünyaya duyurulmalı. Yoksa siyasetçiler ülkede süregiden kadın katliamını, çocuk saldırılarını daha çok uzun süre öylece izleyecek gibi görünüyorlar.
Bakalım yeni “Kadın ve Aile Bakanı” Fatma Şahin’den ne zaman bu olaylara tepki duyacağız? (Bakanlığın adının değiştiğini biliyorum, bence eskisi doğrudur.)
Patili dostlar için PODO!
Şişli ilçesindeki parklarda kediler için yapılan özel park bölümlerini tesadüfen gördüğümde gerçekten çok şaşırmıştım çünkü asla tahmin edemezdim. Burada kediler için özel tasarlanmış rengarenk evler o kadar rahat ve korumalıydı ki ben de sitemize almak için ‘kimin yaptığını’ araştırdım.
Genç bir iç mimar ve aynı zamanda bir HAYTAP (Hayvan Hakları Federasyonu) gönüllüsü Didem Gökgöz “PODO Siz ve Patili Dostlarınız İçin Tasarımlar” adı altında bu kedi evlerini dizayn edip yaptırmaya başlamış. Bugün ise “avlulu, cumbalı, kule, pergolalı” gibi isimler altında kediler için apartman gibi katlı olanlar dahil çeşit çeşit, suya ve hava şartlarına dirençli malzemeyle yapılmış ev modelleri var. İsteyenler internetten ulaşabilirler.
Fiyatları ucuz sayılmaz ama ben kendi bahçemde o kadar uzun zamandır kullanıyorum ve o kadar dayanıklı yapılmışlar ki inanın bana zaman geçtikçe “değer” diye düşünüyorsunuz. Deneyin, hak vereceksiniz... Ulaşmak isteyenler için tel: 0212 233 27 37

