Türkiye'nin önde gelen Sivil Toplum Kuruluşları AKP Hükümeti'nin Milli Eğitim'de yapmak istediği değişikliklerin, ileri sürdüğü Acil Eylem Plânı'nın tartışılmasını istemek üzere Çarşamba günü büyük bir toplantı düzenliyor.
ÇEV, ÇYDD, DİD, TEV, Marmara Grubu gibi çok önemli vakıf ve derneklerin hazırladığı toplantı "Cumhuriyet için Birlik" hareketinin ilk eylemi olacak.
Eminönü'nde Sepetçiler Kasrı'nda saat 11:00 de başlayacak toplantı konusunda bana gönderilen metni sizin de duymanızı istiyorum.
Sivil Toplum Kuruluşları ne diyor?
"58. Hükümet'in Acil Eylem Plânı'nda ve programında da belirttiği gibi, Eğitim Politikalarında, Üniversite, YÖK, ÖSYM gibi kurumlarda yeni düzenlemelere gitmek istenmektedir. Bunları yapmaktaki amaçlarının Çağdaşlaşma ve Demokratikleşme olduğunu söylemelerine rağmen, "Eğitimin önündeki engeller kaldırılacaktır" maddesinde öngörülen "Engel" in ne olduğunu sorduğumuzda açıklamaktan kaçınmaktadırlar.
YÖK ve Üniversiteler bu düzenlemelerin çoğuna karşı çıkmaktadır. Kamu yararına çalışan biz STK'ların bir görevi de gerektiğinde reaksiyon göstermek, seçilmişlere sorumluluklarını hatırlatmaktır.
Bu amaçla 29 Ocak Çarşamba günü Saat 11:00 de, Eminönü Sepetçiler Kasrı'nda bir basın toplantısı yapacağız."
NOT: STK'ların AKP Hükümeti'nden istedikleri ve "Üniversite"deki sorunlarla yarın devam edeceğim.
Kar romantizmi
Ne romantik, ne filmsel bir görüntüydü o. Genel Başkan'la eşi Davos'un yüksek ve de karlı tepelerinde göz göze... Sıkma başlı eş, neredeyse üç beş güne Başbakan olacak bir adamla evli olmanın özel düşünceleri saklamayı gerektirmeyeceğini düşündüğünü de gösteriyor ve "Onu özledim" açıklamasını yapıyor. Çok yönlü düşünceler çağrıştıran bir söz... Ve sanki orada olmasalar her anı beraber geçiriyorlarmış sorusu uyandıran.
Herneyse. Davos'taki Dünya Ekonomi Forumu'na bizim Türk ekibi tam kadro, ailece gittiler. Başbakan, Genel Başkan, ilgili ilgisiz bakanlar ve hatta... İl Sağlık Müdürü... Eşleriyle birlikte.
Buna karşılık örneğin Yunanistan Başbakanı Papandreu ile Atina Belediye Başkanı eşlerini Ekonomi Zirvesi'ne getirmemişlerdi.
"Türkiye'yi tanıtma" kompleksimizin Avrupa Birliği'ne girsek bile sürüp gideceği, bu "üçüncü dünya ülkesi ezikliği nden asla vazgeçemeyeceğimizi üstelik bu tanıtımın bir yanda dolma ve köfteyle dansla, diğer yanda siyasetçi aileleriyle yapılacağına inanıldığı görü
lüyor. Ama burada önemli sorular var ki, ekonomik kriz olmadan çok önce, Tansu Çiller'in başbakanlığı döneminde bile benzerlerini sormuş, gövde gösterilerinin nedenini açıklamalarını istemiştik.
* İsviçre'ye gövde gösterisi gerekli miydi?
* Ekonomi toplantısında bu kadar çok bakana, sağlık müdürlerine ve hepsinin eşlerine ne gerek var? (Seyahatler ödül olarak mı dağıtılıyor?)
* Bizden başka hangi ülkeler hükümetin bilmem kaç bakanı ve ekonomiyle dış kapının tokmağı ilişkili mercilerin müdürleri ve eşleriyle İsviçre'ye gittiler?
Tabiî şu var; bu kadar çok kadının tesettürlü olarak oraya girmesi "Türkiye'nin yeni yüzü"nü mümkün olan en kısa zamanda cümle âleme duyurmaksa amaç, buna ulaşıldı.
Ama, kapı kapı para dilenen, kaynak bulmak için; uğruna onbinlerce gencin şehit olduğu bir ülkenin vatandaşlığını 20 bin dolara satmayı düşünecek kadar onuru yerlerde süründürülen beş parasız bir ülke de sebep ne olursa olsun hiçbir hükümetin bu savurganlığa, bu saltana hakkı yoktur!
Çarşamba günü önemli bir toplantı!
Türkiye'nin önde gelen Sivil Toplum Kuruluşları AKP Hükümeti'nin Milli Eğitim'de yapmak istediği değişikliklerin, ileri sürdüğü Acil Eylem Plânı'nın tartışılmasını istemek üzere Çarşamba günü büyük bir toplantı düzenliyor.
Haberin Devamı

