Camiyi Başkan Topbaş mı istedi?

Çarşamba günü NTV de Murat Birsel'in programında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'la sohbete davetliydim, ona sorular soracaktım ama aynı günün sabahında haber verildiği için mümkün olmadı. Gidebilseydim Göztepe Parkı'na cami konusunda sorulacak çok şey vardı doğrusu...

Haberin Devamı

Çarşamba günü NTV de Murat Birsel'in programında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'la sohbete davetliydim, ona sorular soracaktım ama aynı günün sabahında haber verildiği için mümkün olmadı. Gidebilseydim Göztepe Parkı'na cami konusunda sorulacak çok şey vardı doğrusu...

İki ayrı gazetede uzun yıllar İstanbul sorunlarını yazan ve çözen (şu anda yazmıyor galiba, büyük kayıp) Erdal Bilallar, nam-ı diğer İstanbullular'in "Erdal abi"si bir mail göndermiş. "Dikkatimden kaçmadıysa bu konuda bir yazı kaleme almadınız" diyerek Göztepe Parkı'na cami konusundan söz ediyor ve şunlan söylüyor:

"Erbakan'ın Başbakan olduğu dönemde Taksim'e cami inşası için dönemin Kültür Bakanı Kahraman, Anıtlar Kurulu üyesi Prof. Cemavi Eyice'yi görevinden almış, yerine mimar Kadir Topbaş'ı atamıştı. Bu cami inşa edilemedi. Devran döndü, Taksim'e cami için Anıtlar Kurulu'na üye yapılan Kadir Topbaş, İstanbul'a belediye başkanı oldu... Ve o gün Taksim'de gerçekleştiremediği misyonunu bugün Göztepe'de gerçekleştirmeye soyundu. Olaya bu noktadan bakmanızı rica ederim. Sevgiler."

Erdal Bilallar İstanbul'u ve onunla ilgili olayları o kadar iyi bilir ki park içine cami konusundaki endişelerine hak vermemek mümkün değil. Bu konuda oluşan toplum tepkisi de gerçekten üzerinde yeterince durulması gerektiğini gösteriyor.

Bununla birlikte ben yine de kendi adıma Başkan Topbaş'in bu hatalı karan düzelteceğine, "Taksim yerine Göztepe" misyonunun ona ait olmadığına inanıyorum. Zaten kendisi de "Değiştirilmeyecek karar yoktur, benim veto hakkım var" demişti.

Şimdi Erdal Bilallar'in yazmadığımı zannettiği ama cami kararı açıklandıktan hemen sonra yazdığım ve kadın sorunlarıyla ilgili röportajım nedeniyle yayımlayamadığım yazıyı paylaşalım.

Her parka bir cami lâzım!
Neden Göztepeliler karşı çıkıyorlar anlamıyorum, parklarına cami yapılması son derece doğru bir karar... Hatta bir park yetmez, her şehirde bulunan tek tük parkların her birine mutlaka cami yapılmalı. Sonra hazır Atilla Koç AKM'ye yıkma karan çıkarmışken Taksim'e yapamadıkları camiyi de onun yerine inşa etmeliler. Adını da AKP koyarlar olur biter. Bir harf değişecek sonuçta!

Zaten diğer bütün ülkelere baktığınızda parklarında hep ibadet yerleri yükseldiğini görürsünüz!!! Normali budur !!!

İşte bu yapılanın adı Türk usulü ucuz siyasi popülizm, biliyorsunuz değil mi?

"Onlar" cami istiyor, "bunlar" karşı çıkıyor. Demek ki "bunlar", "onlar" kadar dindar değil! Yutanlar "onlar"a oy verecek... Karşısındaki milleti "sessiz çoğunluk" olarak görmeye alışınca siyasetçi, sonu böyle oluyor.

Daha doğrusu sonu olmuyor, sonu bir türlü gelmiyor. Gelmez, zira din istismarının sonu yok...

Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk "Kadıköy'ün imar planı 3 ay önce meclisten geçti. Bu süreçte Kadıköy Müftülüğü bile 'Bölgede camiye ihtiyaç var' demedi" diyor. Ama sorguya, suale, sorumlulara danışmaya gerek yok Türkiye'de. Demokrasinin "Ülke, gücü eline geçirenlerin çiftliğidir" anlayışıyla yürütüldüğü bir ülke burası.

(NOT: Bu yazı ve kadın sorunlarıyla ilgili röportajımın devamı gelecek.)

DİĞER YENİ YAZILAR