Bush'un bisikleti ve BOP'u!

BOP'u ilk duyduğumda tepkim "Tamam Irak'tan sonra sıra bize geldi" olmuştu. Bush'un başında olduğu hiçbir projeye güvenilemez artık

Haberin Devamı

BOP'u ilk duyduğumda tepkim "Tamam Irak'tan sonra sıra bize geldi" olmuştu. Bush'un başında olduğu hiçbir projeye güvenilemez artık.

"İlle de savaşacağım" diye tutturup yüzüne gözüne bulaştırmasından vazgeçtik adam bisiklete binmeyi bile beceremiyor, düşüp kafasını, burnunu yaralıyor. Şemsiyesini rüzgâr yönüne çevirmeyi beceremiyor ters dönen şemsiyeye bakakalıyor.

Bu BOP'u (Büyük Ortadoğı Projesi'ni) biz biliyorsunuz Amerika ve Avrupa'nın zengin ülkelerinin Ortadoğu'ya, özellikle Arap ülkelerine çeki düzen vermesi, onların demokratikleşmesini sağlaması, böylece muhtemelen Amerika'ya oralardan gelecek bir zararı önlemesi olarak duyduk... Kısacası geri kalmış ülkeleri yola getirme projesi... Reform yapılacak.

Zorla reform nasıl olacaksa? ("Olmaz" demeyin sakın, AB bize tıpış tıpış nasıl yaptırıyor.) Bunlar "reform" diye el attılar mı durdurmak da zor olur biraz... Yani "Biz böyle tahmin etmemiştik, hoşumuza gitmedi almayalım" diyemezsiniz sonradan.

Mecbur muyuz? Baştan söyleyelim şunlara; "Biz istemiyoruz, alın BOP'unuzu, topunuzu başka yerde oynayın!"

Ama diyemiyoruz işte. "Peki oynayalım" deyip bize öyle bir "burnumuzun dibinde Kürt devleti oyunu" oynarlar ki bakar kalırız.

Sonra bir el de "ekonomi oyunu" çevirirler, Salı Pazarı'nda pazarcıların açıklamalarıyla ayakta duran ekonomimiz un kurabiyesi gibi dağlıverir. Konunun öz ana fikri: Göbekten bağlı olmak kötüdür. Biz de ülke olarak bağlıyız, onun için Allah bizi bir BOP sürprizinden korusun' diye dua etmekten başka çaremiz yok gibi görünüyor.

Geçenlerde "Yarından Sonra" filmini izleyen bir dostumuz BOP hakkındaki son teoriyi anlatıyordu.
Filmde Amerika'nın büyük bölümü küresel ısınma felaketinden sonra buz kesiyordu ya... İşte 20-30 yıla kadar donacak olan Amerika ve AB ülkeleri kendilerine şimdiden sıcak ülkeler aramaya başlamışlar. BOP Projesi de bunun başlangıcıymış.

Olur mu olur... Zaten filmde de ABD Başkanı "üçüncü dünya ülkelerine" Amerikalıları donmaktan kurtarıp misafir ettikleri için teşekkür etmişti. Hazır olun arkadaşlar BOP geliyor!

Küstahlık
Yukardaki BOP yazısından sonra ortaya çıktı bu haber...

New York Times'ın Cumhurbaşkanı Sezer'in vetosu ile ilgili eleştirileri sineye çekilebilecek gibi değil. Kimle konuşsam sinirden çıldırıyor.

Hani Avrupa Birliği diye diye gelen gidenin şamar oğlanına döndük ama bu kadan gerçekten çok fazla. Biz Türk gazeteleri olarak onların içişlerine, başkanlarının ABD'nin iç siyasetiyle veya eğitimiyle ilgili kararlarına hiç karıştık mı?

Onların ekonomisini, işsizliğini, eğitimini kimse tartıştı mı?

Ancak dış politikasıyla ilgili görüş veya eleştiri yer almıştır bizim medyamızda. Veya bir başka ülkenin medyasında...

Ama onlar tüm dünyayı kendilerine düşman etmekle yetinmiyor, Türk halkının Bush'un ziyaretini bile istemediğini görmüyor, küstahlığa devam ediyorlar.

Akıllarınca Başbakan Tayyip Erdoğan'ı desteklemek için (ki o da karşılığında kendi isteklerini geri çevirmesin diye tabiî) Cumhurbaşkanımızı eleştirme küstahlığında bulunuyorlar.

Hak ettikleri sözleri sokaktaki vatandaş yeterince söylediği için ben tekrarlamayacağım. Onun yerine N.Y. Times'ın mail'ini ve faksını vereceğim. Düşüncelerinizi bildirin ki hadlerini de bilsinler... Hem de birkaç gün... Hak ettikleri kadar uzatarak.
E-mail: letters@nytimes.com Fax: 00 1212 556 36 22

Bu küstahlıktan sonra Bush Türkiye'nin önüne nasıl çıkacak bilmiyorum!

(Not: Merdivenlerden inip çıkarken biri yardımcı olmalı bu adama. Düşüp yine bizim memleketimizde de kafasını, gözünü yaralamasın.)

DİĞER YENİ YAZILAR