CHP'de Bülent Ersoy'un açıklamalarıyla başlayan kriz büyüyor"muş. "Parti içindeki muhalif milletvekilleri Genel Başkan Deniz Baykal'ı istifaya çağırmaya hazırlanıyorlar"mış. Ve dee... Ve de Ersoy'un Cindoruk'a vekâlet verdiği öne sürülüyormuş.
inanın bu hayatımda duyduğum en komik (ve en aptalca) olaylardan biri... İki gündür yazıyorum, yine yazarım. Yaz, yaz bitmez zaten... Böyle abuk olayların olduğu canım Türkiyem'de (Cem Ceminay'ın kulakları çınlasın) abukluklar yazmakla biter mi?
Demek bunca yılın dürüst siyasetçisi Deniz Baykal'ı Bülent Ersoy hanım götürecek... İşe bak. Kimden geldi bu istek acaba?
"Bülent hanımcım, siz şimdi ortaya çıkın, 25 yıl sakladığınız bu müthişşş sırrınızı bir patlatın rakibimiz Baykal da birlikte patlasın." Sonracımaa "Bu millet de saftır zaten, popülist çıkışlara, tuhaf iddialara araştırıp soruşturmadan, anlayıp dinlemeden inanıverir, inanmasa da çamuru atarız, izi kalır."
Birileri bu plânı yapmış besbelli.
Millet inanacak, ortam hazırlanacak, parti içindeki muhalifler Baykal'ı götürme çalışmasına başlarken dosyalarını rafa kaldıranlar ve cümle "geçmişinde karanlık olay barındıranlar" temiz ve dürüst bilinen bu liderle eşitlenmiş olacak.
Önce şunu hatırlatmak isterim: CHP'nin parti içi kavgalarını, Baykal'in bir zamanlar vazgeçemediği agresiv çıkışlarını en fazla tenkit edenlerden biriyim. Bununla birlikte aynı zamanda 25 yıl Meclis çatısı altında bulunmuş bir parlamenterin çocuğu olarak siyasetin tüm hilelerini, detaylarını öğrenmiş biri de olduğum için neye inanıp, neye inanmayacağımı -övünmek gibi olmasın- iyi bilirim.
Kırk yıllık kani, olur mu yani?
Yani, kısacası Bülent Ersoy'un durup dururken 25 yıl sonra ortaya attığı böyle komik bir suçlamaya inanacak kadar "3. dünyalı" değilim. Diyor ki Bülent Hanım "Ben hiç kıvırmadım", demek ki kıvıran karşıdaki... 40 yıllık Kani... Pardon 40 yıllık Baykal. İyi de neden ona değil de size inanacakmışız? Konuşmalarınızı biraz dikkatle dinleyenler (örneğin bugün yazılanları okuyanlar), satir aralarına sıkıştırdığınız mesajlarla kimlere yaranmak istediğinizi pek güzel anlamıyor mu?
Ayrıca şarkıcı hanım o yıllarda avukatlık yapan birine gitmiş. Ben de avukat olsaydım ve bana gelseydi daha da yüksek bir miktar isterdim. Bu parayı talep ettiğim için de en ufak bir rahatsızlık duymazdım. Bu kadar zengin biri, bu kadar zor bir dava için özellikle beni istiyorsa (binlerce mücevheri, cıncık boncuğu arasında tek bir yüzük parası olabilecek kadar) karşılığını da ödesin... İstemiyorsa, ödemiyorsa başkasına başvursun.
Bakın arkadaşlar, sevgili dostlar, okurlar, okumazlar; bu ülkede birçok kişi bugüne kadar bizi aptal yerine koydu. Birçoğu ağzımıza vurup lokmamızı aldı. Siyasetçisi aldattı, şarkıcısı, mankeni ve her çeşidi düzmece hikâyelerle bizi uyuttu. Ama yeter artık. Herşeyin bir sonu olmalı.
Araştıralım bakalım bu ani çıkışın arkasında neler, ne beklentiler var. En azından kolay bulunur bir reklâm mıdır bu Bülent Ersoy için?
Ne reklam ama!
Bugüne kadar ne özel yaşam, ilişki hikayeleriyle, genç sevgililerle yapıldı Türkiye'de bu reklâmlar... Şu sıralarda o tür malzeme yoksa, böylesi bulunuyor. Bakın şimdi bundan sonra günler, haftalarca Bülent Hanım'cığınızı ne çok programda, ne röportajlarda izleyeceksiniz.
Böyle bir saçmalıktan dolayı rahatsız edilmeyi hak etmiyor Deniz Baykal. Hele Meclis'te "ülkenin gidişine tek muhalefet" olan CHP hiç haketmiyor. Bizi saf zannederek yapay gündem yaratanları susturmalı, bu olayı derhal manşetlerden indirmeliyiz.
Yine "kaybeden" olmak istemiyorsak tabii!
Vatandaş MEMED'in gündemi
Bülent Hanım'in milletle kafayı bulduğu reklâm gündeminden bir vatandaşın; vatandaş Memed'in gündemine geçelim hemen. Kahramanmaraş'tan "Memed 46" mail koduyla yazan Mehmet Küçükönder'in sözlerine kulak verelim.
"Sabah kalkar kalkmaz ekmeğin zamlandığını duydum. Ben öğretmen çocuğuyum. Yüreğim yaralı, iki gün önce memura %2.5 zam yapanlar bugün ekmeğe %20 zam yapabiliyorlar. Nerede yaşıyoruz. İnsanların komik maaş artışlarına alkış tutan menfaatçi siyasetçilerin ülkesinde yaşıyoruz. Ekonomi düzeliyor diyorlar, halkın cebindeki
para gün geçtikçe azalıyor. Otobüs zamlarından vatandaşlar kilometrelerce yolu yürüyerek işine gidiyor. Ekonomiyi halka, halkın cebindeki paraya sormalı."
İşte gündem bu! Biz masallarla uyutulur, oyalanır, dikkatlerimiz başka yönlere çekilirken memurun, köylünün, şehirlinin ekmek zammından dolayı hissettiklerini görmüyor, hesabını soramıyoruz.
"Ekonomi iyi" yse onlar neden haykırıyorlar?
Bir soru daha; Ekmek zammını hiç hissetmedikleri halde iki günde bir maaşlarının yetmediğinden dem vuran milletvekillerinin maaş zammı da "%2.5" larla mı geliyor?
Bunu da yutarsanız, helal olsun!
CHP'de Bülent Ersoy'un açıklamalarıyla başlayan kriz büyüyor"muş. "Parti içindeki muhalif milletvekilleri Genel Başkan Deniz Baykal'ı istifaya çağırmaya hazırlanıyorlar"mış. Ve dee... Ve de Ersoy'un Cindoruk'a vekâlet verdiği öne sürülüyormuş
Haberin Devamı

