Ogüler yüzlü, “cool” takılan kadın maskesinin arkasında müthiş bir iki yüzlülük, akıl almaz bir yalan olduğu akla gelir miydi?
Biz onu “yakışıklı Bill’in ihanetine uğramış masum, mağdur bir kadın” olarak tanıdık. Daha doğrusu siyaseten pek de masum olmadığı, eşi iktidarda kalsın diye birçok olayın üstünü örttüğü ve hatta birilerini “susturduğu” internet sitelerinde gezip duruyordu ama evliliğinin de baştan itibaren yalan üzerine kurulmuş olduğu bilinmiyordu.
New York Times muhabirlerinin yazdığı “Hillary’nin Umutları ve Amaçları” isimli kitapla, Washington Post muhabirlerinin yazdığı “İktidardaki Kadın” kitabı iki gün arayla piyasaya çıkmış ve Washington’ı karıştırmış.
Tam da demokrat adaylar arasında Hillary Clinton en yakın rakibine 10 puan fark atarken...
Bu kitaplarda Bill Clinton daha Başkan olmadan önce Hillary’e başka birini sevdiğini ve boşanmak istediğini söylüyor. Hillary ise cevaben ona, hazırladığı “20 yıllık Siyasi Proje”yi veriyor. Projenin en önemli cümleleri şöyle: “Hayatta kötü evliliklerden daha önemli şeyler vardır. Önce 8 yıllığına sen başkan olacaksın. Sonra da ben. Tüm yaşantımızı buna göre ayarlayacağız. İlişkilerini yaşa ama gizli tut”...
Bill Clinton bu projeyi kabul etmiş ve yıllarca gizli ilişkilerle (biri 12 yıl sürmüş) yaşamını devam ettirmiş...
Onun Başkanlığı olaylarla bitti, dünyanın önünde halkından ve herkesten özür dilemek zorunda kaldı.
Şimdi sıra Hillary’de...
Ama insanın gözüne bu bilgiden sonra Hillary (Başkan olsa bile) ne kadar zavallı görünüyor değil mi?
Yalan ve ihanet üzerine kurulmuş bir yaşam sürdürürken hangi başarının bir anlamı olabilir ki?
Bir kadın başkasını (veya başkalarını) seven bir erkeğin yanında koca bir ömür tüketirken siyasi bir başarıyla nasıl mutlu olabilir ki?
Çok merak ediyorum acaba “Hillary’nin yalan dünyası” kendisine verilecek oyları etkileyecek mi?
En azından; sağlıklı bir beynin ve ruhun bunlara razı olmayacağını düşünen seçmenin oylarını kaybedecektir bence. Tabii seçmen de sağlıklıysa!
Soyaslan da adaymış!
Türk Ceza Kanunu değişirken “kadınların tecavüzcüleriyle evlenmelerini” öneren, “evlendikleri takdirde suçlunun affedilmesi (hatta toplu tecavüzlerde biri evlenirse hepsinin affedilmesi) gerektiğini” iddia eden Prof. Doğan Soyaslan Yozgat’tan milletvekili aday adayı olmuş.
Bugüne kadar değerli bilgileriyle yetiştirdiği öğrenciler ve hazırladığı bu tür yasa tasarıları yanında topluma daha büyük yararlar da sağlamak istiyor demek ki!
Erkekleri bilmem ama ilk paragraftaki önerileriyle kadınlardan çok oy (!) alacaktır şüphesiz.
Çocuklar oy kullanabilseydi “Çocuk tecavüzlerinde çocukların rızası aranmalıdır” dedikleri için onlardan da alırdı sanıyorum!!
Göz yanılması!
Bana mı öyle geliyor yoksa gıda paketleri giderek küçülüyor mu?
Önce bazı markaların cips paketlerinde fark ettim, ilk çıktığında kocaman, dopdolu paketler ürün beğenilip iyi satılmaya başlayınca küçülüveriyor.
Bazen paket aynı kalıyor gram düşürülüyor. Koca bir ambalajın dibinde birkaç cips.
Sonra yine bazı mısır gevreği paketlerinde aynı şeyi gördüm... Kutular giderek küçülüyor, aile boyu paketlerden ancak üç kişiye bir öğün yetecek kadar ürün çıkıyor.
Ekmeklerde de aynı durumu görmek mümkün. Giderek aile boyu ekmekler sandviç boyuna iniyor.
Nedir bu, bir tür “tüketiciyi aptal yerine koyma” mı? “Nasılsa fark etmezler” mi?
Eğer öyleyse fark edildiğini ve çok da bozulduğumuzu bilsinler. O ürünlerin üretim iznini aldıkları ülkelerde bu hiç görülmüş bir durum değildir.
Her şeyde bir “etik farkı” göstermemiz şart mı?
Tebdil-i kıyafet
Kısa süre önce Zülfü Livaneli bahsetmişti Cihan Demirci’nin son fıkra kitabından... Ama Demirci’nin “TSE garantisi tartışılır olsa da RTE garantisi yüksek” dediği fıkralarından köşesine almamıştı. Ben dayanamayarak iki tanesini sizinle paylaşacağım.
Tebdil-i kıyafet
RTE, sayısız danışmanlarından birine danışıyordu: “Biliyorsun eskiden padişahlar zaman zaman halkın arasında tebdil-i kıyafet dolaşırlarmış. Ne dersin ben de öyle yapsam mı acaba?..”
Danışman biraz düşünüp yanıt verdi: “Efendim bence halkın arasında tebdil-i kıyafet değil de, biraz daha tedbirli dolaşsanız sanırım sizin için daha iyi olur!..”
Değişim rüyası!
RTE uykusunda bir kâbus görüyordu... Yatakta terler içinde oradan oraya dönen RTE’yi sonunda karısı sarsarak uyandırdı: “N’oldu böyle bey, hayırdıııır?..”
Terler içinde yerinden doğrulan RTE heyecanla konuştu: “Sorma hanım sormaaa, rüyamda gerçekten ama gerçekten değiştiğimi gördüm, inan bir an çok korktum, neyse ki sadece rüyaymış!..”
Buna kazanmak denir mi Hillary?
Haberin Devamı

