Bu ortaçağ vahşeti neden yalnız Türkiye’de ?

Haberin Devamı

İnanın bana sokaklara çıkıp olanca gücümle ‘yeter artık, yeter, yeteer’ diye bağırmak istiyorum. Bununla da yetinmeyip Avrupa ülkelerini kapı kapı dolaşarak ‘eğer Türkiye’nin AB’ye girmesi için şart arıyorsanız ilk şart ‘kadınların vahşi cinayetlere, tecavüzlere kurban edilmesinin önlenmesi’ olmalı. Ancak ilk ve orta çağda görülecek bir vahşet yaşanıyor ve hükümetler de, mahkemeler-hakimler de kılını kıpırdatmıyor. Biz önleyemedik bari siz önleyin, geride kalan kızların, kadınların canını kurtarın’ diye ağlayarak yalvarmak istiyorum.

Bu mesleğe adım attığım günden beri çocuk ve kadın tecavüzlerinin, kadın cinayetlerinin önlenmesi için didindim. ‘Çocuk ve kadınları değil, tecavüzcülerini koruyacak yasa’ çıkarmaya çalışanlarla mahkemelik olup yıllarca adliye koridorlarını aşındırdım. Sonunda o davaları da, mücadeleyi de sivil toplum örgütleri ve biz kazandık, yasalar düzeltildi. Düzeldi de ne oldu, bu kez de hakimler yasaları uygulamamaya, suçlulara hak ettikleri cezaları vermeyip hafif cezalarla kurtarmaya başladılar.

KATİLE ‘İYİ HAL’ İNDİRİMİ YAPARSAN

Katillere, töre cinayeti adı altında kendi ailelerinden çocuk yaşta kızları öldüren canilere (ki bir kısmının arkasında ‘ensest, aile içi ilişki’ olduğu ve töre cinayeti diye gizlendiği bilinir, ‘Mutluluk’ filminde de anlatılmıştır ama asla araştırılıp çözüm bulunmaz) kolaylık sağlamayı, “katile iyi hal indirimi” yapmayı sürdürdüler.
Katile, tecavüzcüye iyi hal indirimi yapan sorumsuz hakimler tabii ki kadınlara dayak atan, her tür şiddeti uygulayanları tutuklamaya bile gerek görmeyecekti ki aynen öyle oldu. Bir çoğunu okuduk, örneğin “kendisini rahatsız eden sabıkalı adamdan kaçmak için bulunduğu şehri terk edip Doğu’ya giden ve orada öğretmenliğe başlarken savcılığa birkaç kez suç duyurusunda bulunup korunma talep eden, buna kulak asmamaları nedeniyle sonunda gencecik yaşında öldürülen öğretmen” olayı unutulacak gibi değil. Ve aynı vahşet bütün hızıyla sürüyor.

HAKİMLER YÜZÜNDEN ÖLDÜRÜLDÜ

Ben artık bir süredir direkt hakimleri suçlamaya; ‘bu suçluları bırakan veya ceza indirimi yapan hakimler tecavüz ve cinayetlere ortaktır, sorgulanmaları gerekir’ diye yazmaya başlamıştım ki yeni bir vahşet haberi geldi. Ankara’da akraba düğününde dayısının oğluyla dansettiği için eşi Ayşe Paçalı’yı önce tanınmaz hale getirene kadar döven, sonra da tecavüz eden bir adam hakime “seviyorum, pişmanım” dediği için 2009 yılında serbest bırakılıyor. (Kadın 2006’da boşanmak istemiş ve aile büyükleri araya girip vazgeçirmişler.)

2010’da boşanıyor ve 3 çocuğuyla yaşamaya başlıyor ama adam peşini bırakmıyor. 2 ay önce kapısına dayanıp bıçak zoruyla kadını ıssız bir yere götürüyor, öldürecekken yalvarması üzerine vazgeçiyor. Adam “tekrar beraber olalım, yoksa öldürürüm” tehditlerine devam ediyor. Bir başka gün iki kişiyle birlikte yine kapıya dayanıyor, zavallı kadıncağız kızının telefonla uyarması sayesinde kurtuluyor.
Savcılığa “Benim de, çocuklarımın da hayatı tehlikede” diye suç duyurusunda bulunuyor ama savcılık adamı göz altına almıyor (gelecekte bir gün darbe yapabilir deseydi alırlardı, öldürmek önemli değil), kadın bu kez dava açıyor, mahkeme reddediyor. Ve sonunda 7 Aralık’ta adam tarafından 10 bıçak darbesiyle öldürülüyor.

SORGULAYIN HAKİMİ, SAVCIYI!

Mutlaka önüne geçileceği için hiçbir medeni ülkede benzerine asla rastlanmayacak bu vahşetin suçlusu hem savcılık, hem Ayşe Paçalı’ya korunma sağlamayan, tehdit edip öldürmeye kalkan suçluyu ise tutuklamayan hakimdir. Eğer bu ülkede hala adaletten söz ediliyorsa ‘suçluya en ağır cezanın yanında hakim ve savcının da cezalandırılması’ gerekir.

Şimdi bu durumda; hükümetin “suçlu hakim ve savcıları koruyup onlar yerine devletin sorumlu tutulmasını sağlamak istemesi” için ne düşünürsünüz? O annenin geride kalan ve acının en büyüğüyle yanan, hayatı boyunca da yanacak olan çocuklarına bu aptallıklar silsilesini nasıl anlatırsınız? Bu cinayetlerin Batı’da değil yalnız Türkiye’de sürüp gittiğini nasıl açıklarsınız?

Hepsinin cezalandırıldığını bu topluma göstermek zorundalar. Aksi takdirde zaten ilahi adalet cinayete sebep olan ve cezalandırmayanların peşini bırakmayacaktır!

DİĞER YENİ YAZILAR